1. YAZARLAR

  2. Fehmi KORU

  3. Gençleri karamsar görüyorum.. Halbuki her sabaha umutla uyanmamız gereken günlerden geçiyoruz…
Fehmi KORU

Fehmi KORU

http://fehmikoru.com/
Yazarın Tüm Yazıları >

Gençleri karamsar görüyorum.. Halbuki her sabaha umutla uyanmamız gereken günlerden geçiyoruz…

A+A-

 

Genellikle gençlerde bugünlerle ilgili bir karamsarlık, gelecekle ilgili de bir umutsuzluk hali var. Konuşmanıza bile gerek kalmadan kişiliklerine sinen bu ruh halini anlıyorsunuz. Karşılarına çıkan sorunlara aşılmaz gözüyle bakıyorlar. Yolunu bulan kapağı sorunsuz iklimlere atmaya çalışıyor; şartları değiştirmek için çabalamak ve gerekirse çatışmayı göze almak yerine…

Ne olursa olsun kazanamayacaklarını düşünüyorlar.

Oysa hepimiz kendi özel tarihimizi bir uzun film gibi yaşasak da hayat hızla akıp gidiyor, daha ne olduğunu anlamadan insanlar yaşlanıveriyor. Buna karşılık her insanın hayat süresi içinde yaşadıkları toplumun tarihinin bir ânı sadece; dünya tarihi açısından ise mikro bir an. 

‘Değişmez’ sanılan şeyler, o bize uzun bir film gibi gelen ama aslında bir anlık olan hayatlarımız içerisinde de defalarca değişmiş oluyor.

Umutsuz olmaya gerek yok.

Bir büyük romancıyı kaybettik

Dün dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Nobel ödüllü romancı ve deneme yazarı Toni Morrison 88 yaşında vefat etti. Derisinin rengi siyahtı Morrison’un, üstelik kadındı da. Romanlarında hep kendisine benzeyen insanların hayatlarını anlattı.

Morrison’un dünyaya geldiği yıllarda içine doğduğu toplumda artık siyahlar kölelikten kurtulmuştu; ancak özgür olduklarını hissedecekleri bir hayatları da yoktu. Beyazlarla hiçbir bakımdan eşit görülmüyorlardı. Onların gittikleri her yere gidemiyor, bir arada bulunmaları gereken mekanlarda ayrıcalığı derinden duyumsayacakları bir ilkelliğe itiliyorlardı. 

Kadınların durumu da erkek egemen bir ortamın şartlarını dayatıyordu aynı toplumda. Her işte çalışamıyor, iş bulduklarında erkek meslektaşlarından daha az ücrete talim ediyor, iş hayatında her türlü tacize maruz kalabiliyor ve içinde yaşadıkları şartlara karşı çıkmaları var olan haklarını da kaybettirebiliyordu. 

Derilerinin rengi beyaz olmasına rağmen…

Toni Morrison’un yerine koyun kendinizi: Derinizin rengi siyah ve kadınsınız, 1900’lü yılların ilk yarısında doğmuşsunuz…

Umutsuz ve karamsar olmak için her türlü sebebiniz var.

‘Beloved’ (Sevgili) onun en fazla ses getiren romanıdır. Bazı eyaletlerde hala köle statüsünün bulunduğu yıllarda yaşanmış bir olay üzerine kuruludur roman. Kendi yaşadıklarını yaşamasın diye çocuklarını öldürmeye kalkan zenci bir kadının hikayesidir. Yaşanan, zaman dilimi açısından Morrison’un babaannesinin hikayesi de olabilirdi. Babası, iş-güç sahibi iki siyahinin beyazlar tarafından linç edildiğine şahsen tanıklık etmiştir çünkü.

O kadının (adı Margaret Garner’dır) hikayesini bugünlere taşıyarak Pulitzer ödülü kazandı Morrison

Nobel edebiyat ödüllü bir yazar olarak ülkesinin en itibarlı eğitim kurumlarından Princeton Üniversitesi’nde hocalık da yaptı.

Kendi eğitim hayatında deri rengi beyaz olmayanların gidemediği okullarda okuyamadığı halde… Siyahiler için açılmış Howard Üniversitesi’ne kaydolmak için geldiği başkent Washington’da, o dönemde, kendisi gibi olanlar hala ayrı restoranlara gitmek, ayrı otobüslerde seyahat etmek zorundaydılar.

...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.