1. YAZARLAR

  2. Oral Çalışlar

  3. Gençler asidir Sayın Başbakan!
Oral Çalışlar

Oral Çalışlar

Radikal
Yazarın Tüm Yazıları >

Gençler asidir Sayın Başbakan!

A+A-

 Gençlere bu kadar sert ve bastırıcı bir dille yaklaşılırsa değişim grafiği erir gider.

Gençliğinizde siz de asi değil miydiniz Sayın Başbakan? Üniversite yıllarınızı geçtim, belediye başkanlığınız döneminde de ‘asi’ açıklamalar yapıyor, radikal görüşlerinizi ifade etmekten geri durmuyordunuz. Bir konuşmanızda İstanbul surlarının yıkılmasını savunabilecek noktalara kadar gitmiştiniz.

Ben de öyleydim Sayın Başbakan. Ben de gençliğimde asiydim. Kurulu düzene başkaldıranlar arasındaydım. Gençlik biraz da aşırılıktır.

Genç yaşlarımda da gençlik içinde şiddet eğiliminin gelişmesini tehlikeli bulurdum. Arkadaşlarımın şiddete yönelmesine, orayı burayı kırıp dökmelerine karşıydım. Ama onlara “yapmayın, etmeyin” demekle bunun önünün alınamadığını da bilirdim.

ODTÜ’lü gençlerin gösterilerine destek verenlere şöyle bir eleştiri yöneltmişsiniz: “60 ve 70’lerdeki gibi gençleri tahrik edenlere izin vermeyiz.”

‘Tahrik’, çok tartışmalı bir kavramdır. Gençlik, her dönemde ve dünyanın her yerinde gösteri yapar, zaman zaman da kırar döker. Elbette sizin de kendi açınızdan tahlilleriniz olabilir, gençliği okuma biçiminiz bizimkinden farklılık gösterebilir. Bizim düz şablonlarla baktığımızı, sadece gençliğin bir kesitini baz aldığımızı düşünüyor olabilirsiniz. Ama “Tahrik edenlere izin vermeyiz” argümanı, ne olursa olsun anlamlı değil.

Dün polisin saldırısına karşı gösteri yapan ODTÜ’lü gençlerin ellerindeki pankart, Türkiye’nin hem yakın tarihini hem de güncel durumunu çok iyi özetliyor: “Polis yok, şiddet yok...”

Gençliğin kendi dinamiği içinde de, gençlik içinde örgütlenen bazı gruplar bağlamında da şiddeti bir siyasi mücadele biçimi olarak benimseyenler olmuştur, bundan sonra da olacak. Mesele, bu gerçeği bilen devletin nasıl bir refleks geliştireceğinde düğümleniyor.

1960’larda, 1970’lerde Türkiye’de gerçekten yoğun çatışmalar yaşanır, gençler kutuplara bölünür ve birbirine kırdırılırken, buna zemin hazırlayan ana ‘aktör’ kimdi? Asıl olarak devlet içindeki güçler... İki tarafı birbirinin üzerine sürerek kaostan beslendiler. Siyasetçiler, bu tezgâhı kuranların oyununa karşı koyamadı ve darbeye giden sürece teslim oldu.

Batı bu sorunu enerjiye çevirdi

Batı’da da aynı dönemlerde, benzer gençlik eylemleri yaşandı. Paris’te 1968 olaylarında gençler söktükleri kaldırım taşlarıyla vitrinleri indirdiler. Molotofkokteylleri attılar.

Sonuçta; Batı, ‘demokrasi’yi yeniden tanımlama ve geliştirme çerçevesinde, isyanlardaki enerjiyi siyasete monte eden bir yaklaşım üretti. O dönemin gençlik önderleri, daha sonra, Avrupa siyasetinin etkili barışçı isimleri haline geldi.

Bizdeyse gençler sudan gerekçelerle idam edildi, sokaklarda kurşunlandı, mahkemeler çok uzun yıllar süren ağır cezalar vermeyi alışkanlık haline getirdi (Bu alışkanlığın hâlâ devam ettiğini belirtmeye bile gerek yok). Devlet, bir-iki kuşak isyancı gençliği tepeledi.

Devletin değişmesi, Türkiye’nin değişmesi gerektiğini siz de bizler de söylüyoruz. Gençlere bu kadar sert ve bastırıcı bir dille yaklaşılırsa değişim grafiği erir gider.

ODTÜ’lü öğretim üyelerinin gençlere sahip çıkan yaklaşımı, yerleşik alışkanlıklarımızın dışında bir örnek. Üniversiteler, asıl olarak öğretim üyelerinin ve öğrencilerindir. Nasıl bir yönetim kültürü ve akademik anlayışın benimseneceğini öncelikle onlar belirlemeli. Bu noktayı kavrayabilen bir bakış açısı, gençlik içindeki şiddet eğiliminin adım adım kırılmasına, hatta pozitif enerjiye dönüşmesine katkıda bulunabilir.

Gençler asidir Sayın Başbakan...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.