1. YAZARLAR

  2. Mehmet Taş

  3. Gelgitler Arasında Kalmak!
Mehmet Taş

Mehmet Taş

Yazarın Tüm Yazıları >

Gelgitler Arasında Kalmak!

A+A-

     Küresel istikbar, iki buçuk yıldır Esed zaliminin cinayet karlıklarına ses çıkarmadı. Bu gün ise beyaz güvercin maskesine bürünmeye çalışmaktadır. Ama maske, bir türlü kirli yüzlerini tutmamaktadır. Zira büyük şeytan ve marabaları öyle bir yüz sahibi oldular ki; artık hiçbir maske o yüzlerini maskeleyememektedir. Yüzsüzlükleri bütün çıplaklığı ile, bütün rezilliği ile ve bütün korkunçluğu ile orta yerde kalmaktadır.

     ABD ve ümmet içindeki kişiliksiz yandaşları/kuklaları, Müslümanların kanları üzerinde hala pazarlıklarını sürdürmektedirler. Gerek Mısır ve gerekse Suriye olayları, onların çok yüzlülüklerinin sergilendiği bir laboratuar oldu Müslümanlar için. Kuruluşundan beri her türlü cinayeti işlemekten bir an olsun geri durmayan Mısır’ın Firavuni düzeni halk iradesi ile devrilirken; büyük şeytan ve avenesinin/kapıkulularının etekleri tutuşmaya başladı. Bu caniler, halkın iradesine bir yıl bile tahammül edemediler.

     Dünyanın neresinde olursa olsun, büyük şeytan kan içici rejimlerin yandaşı ve hamisi olmuştur ve de olmaktadır. Bu gün her ne kadar cinayetkar Suriye rejimine karşı bir operasyon planlıyor ise de; asla rejimi bertaraf etme amacını taşımamaktadır. Zira o rejimin devamında fayda devşirmektedir. İslam beldelerinin hiç birinde halka dayalı bir rejimin kurulmasına taraf olmamış ve bundan böyle de olmayacaktır. Esed rejimi ile muhalifleri arasında olabildiğince savaşın devam etmesini sağlamaya gayret göstermektedir. Zira bu iki taraf ne kadar kan dökerlerse, kendisi için o kadar nemalanacaktır. Aynı zamanda Siyonist rejimin de güvenliği sağlanmış olacaktır.

     İslam Ümmeti içinde ne kadar karşıt guruplar oluşur/oluşturulur ve bu guruplar çarpışır/çarpıştırılırsa; hem büyük şeytan için ve hem de yavru şeytan/işgalci Siyonist rejim için altın tepside sunulan altın fırsatlar demektir. Şu anki Mısır ve Suriye de meydana gelen karışıklıkların, zulüm ve katliamların en karlı tarafı da bu ikilidir. Mısır da yapılan Firavuni darbeye alkış tutanlar yine bu ikili çetedir. Baba ve oğul Esed’in yarım asırdan beri uygulaya geldiği bütün cinayetleri yürekten alkışlayanlar da hakeza bu ikilidir. Büyük şeytanın şu anda geliştirdiği şeytani tutum ve tavırların temelinde; nispeten gelişmekte olan İslami bir hareketin ve aynı zamanda İslami bir talebin iktidara gelişini engellemek ve aynı zamanda daha çok Müslüman kanının akmasını sağlamaktır! Müslümanlar birbirini katlettikçe, büyük şeytana daha çok sömürü alanı açılmış olacak ve yine aynı zamanda işgalci siyonizmin de rahat nefes alması sağlanmış olacaktır.

     İşin acı taraflarından biri; birtakım Müslümanların, büyük şeytanın müdahalesini zulme karşı yapıldığı ve mazlum halkı korumaya yönelik olduğu vehmidir. Evet, ne yazık ki büyük şeytanın bu sinsi plan ve uygulamalarından memnun olacak kadar berrak düşünceden ve İslami bilinç idrak ve ferasetten yoksun kalmaktadırlar.

     Müslümanlar, kendi yaralarını kendileri sarmadıkça bu cihanda asla rahat yüzü bulamazlar/bulamayız. Özellikle şu bilinmelidir ki; büyük şeytanın sardığı her bir yaranın sargısında ağu/zehir olacaktır ve sarılan yarayı daha da tedavi edilemez hale getirecektir. Büyük şeytan Suriye ye operasyon yapsa da ağlayan ve kanı akacak olanlar Müslümanlar olacak ve eğer operasyon yapmasa da aynı durum söz konusu olacaktır. Zaten şu haliyle zevkten dört köşe olan yine büyük şeytan ve işgalci siyonist rejimi çetesidir. Onlar için ümmetin şu hali tam da bir bayram havasını estirmektedir.

     Müslümanlar, ümmet bilinci ile konuya çözüm getirmedikçe bu trajedi devam edecektir. Ümmet bilinci dâhilinde, Kur’an ışığında ve nebevi bir tarzla hareket etme zorunluluğu vardır. Belki de ümmet; bu zorunluluğa tarihin hiçbir devresinde bu kadar ihtiyaç duymamış veya mecbur olmamıştır. Diğer taraftan bakıldığında ümmeti parçalayıcı, karşıt kamplara ayırıcı/ayrıştırıcı ve kardeşliği yok edici nice mecralar açılmış ve nice Müslüman da bu mecralara fütursuzca sürüklenmektedirler. Allah(cc)’ın birleştirdiğini ayrıştırma; Allah(cc)’ın ayrıştırdığını da birleştirme gayretine düşmektedirler. Bu acı ve utanç verici tablo ümmeti sarmalamış durumdadır…

     Evet, çizmiş olduğumuz tablo belki iç karatıcı bir tablodur. Ama bu tablo bu günlerde oluşmuş/vücuda gelmiş bir tablo değildir. Bu tablo belki de 18. yüzyıldan beri projesi çizilmiş, uzun yıllar boyu uygulama alanları tespit edilmiş ve yine nesiller boyu icraya konumlu bir plandır. Mevcut hal, Müslümanlar için oldukça üzücüdür. Ama şunu ifade edeyim ki; asırlık bir süreden beri ümmet açısından sürekli eksiye doğru dönmekte olan çark; şimdilerde artıya doğru yön değiştirme eğilimine girmiştir. Ümitsizliğe asla gerek yoktur. Bir asır önce dağılma süreci şeklinde yaşanan olumsuzluklar; şimdi bir uyanışın sancılarından yaşanan acılara dönmüştür. Bu uyanışın, bu dirilişin, bu silkinişin de acıları az olmayabilir. Ama ciddi manada samimiyet, sadakat ve vahdet gerekir. Ciddi manada bilinç, şuur ve gayret gerekir. Ciddi manada ihlâs, feraset ve izzet gerekir.

     Amerika ve yardakçıları var oldukları günden beri insanlık adına hayra dair zerre miktarı çabaları/faydaları olmamıştır. Bundan böyle de olacak değildir. İslam ümmeti fertleri olarak bu noktadan harekete geçmeliyiz. Şer güçlerin her türlü oyunlarını bozma olgunluğunu göstermeliyiz. Batı medeniyeti adına her ne varsa tabiri caiz ise elimizin tersi ile itmeli, kendi hazinemize gerçekçi bir şekilde yönelmeliyiz. Onların yalan-dolanlarına karşı zaafa; zihni, fikri, siyasi, hareki, ahlaki, beşeri… ikiliklere düşmemeliyiz. Onlar hakkında acaba! larımız hiç mi hiç olmamalı! Firavun ve firavunilerden, Nemrut ve nemrudilerden, Karun ve karunilerden yana net ve berrak olmalıyız. Kurtuluşun, izzetin kendi öz hazinemizde olduğunun bilincine varmalıyız. Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.