1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Gayrimüslimlerin İslamî hakları
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Gayrimüslimlerin İslamî hakları

A+A-

Geçen yüzyılın başlarında gayrimüslimlerin İstanbul’da nüfusları yüzde 40, Anadolu’da yüzde 25-30 civarında idi. İttihatçıların ve Cumhuriyetçilerin takip ettikleri malum politikalar sonucunda bugün toplam gayrimüslim nüfus 100 bine baliğ oluyor: Ermeniler: 60 bin; Museviler: 25 bin; Rumlar 3-4 bin. Süryaniler ve diğerlerini de eklersek sayıları 100 bine yaklaşır.

 
 

Gayrimüslimlerin sorunları bir türlü bitmiyor. Hâlâ Avrupa’dan 150 sene önce ithal ettiğimiz hukukî statü ile “azınlık” kabul ediliyorlar. Ne Osmanlı’da olduğu gibi “millet sistemi içinde özerk zımmi” sayılıyor, ne modern çerçevede “azınlık hakları”ndan yararlanabiliyorlar. Dahası her politik krizde gayrimüslimler ilk akla gelen provokasyon nesnesi oluyor; rahipleri, yazarları, misyonerleri kolayca katlediliyor. Hıristiyan dünyanın iki büyük kilisesinden biri olan Fener Patrikhanesi’nin Patriğinin “ekümenik” vasfı inkâr ediliyor; cemaat mallarına kuşkulu birtakım yargı kararlarıyla el konulabiliyor; Heybeliada Rum Okulu’nun eğitim vermesine izin verilmiyor; birine yapılacak en ağır hakaret “Ermeni dölü” oluyor; bir Türk’e “Ermeni” dendiğinde kıyameti koparıyor; İsrail Filistinlileri katlettiğinde Türkiye’deki Museviler sorumlu tutuluyor; sağ-muhafazakâr medyada hiç olmadığı kadar antisemitizm yapılıyor. Süryanilerin durumu hepsinden berbat, ne doğru dürüst azınlık sayılıyorlar, ne itibarlı vatandaş olabiliyorlar. Seçme ve seçilme haklarını düzenleyen yönetmelik 2012’de iptal edildiğinden gayrimüslimler vakıflarında yeni yönetici seçemiyor vs.

Bu yüzyıllık sorunların “muhafazakâr bir iktidar” döneminde devam ediyor olması, sanki dinden kaynaklanıyormuş intibaını uyandırıyor. Oysa mevcut uygulamaların tamamı İttihatçıların ve Cumhuriyetçilerin gayrimüslimlere ilişkin tutumlarının ürünüdür; İslam’la ve İslamcılıkla ilgili değildir.

Gayrimüslimlerin konumunu “İslamî çerçeve” ve “İslamcı politikalar perspektifi” olmak üzere iki düzeyde ele almak mümkün. İslamcılık, İslam’dan hareketle zihnî tutum, perspektif, çözüm paketi; daha geniş manada sosyo-ekonomik, kültür, idarî ve devletler arası politika üretmek olduğundan, daima “İslam” ile “İslamcılık” arasında belli bir ayırım yapmak gerekir. İslam vahyin eseri, İslamcılık beşerî içtihadın ürünüdür. Öyle de olsa İslam ile İslamcılık birbirlerinin ne aynıdırlar ne gayrıdırlar. Eğer İslamcı politikada tam doğruluk ve isabet kaydedilmişse bu İslam’a, yanlışlık ve hata varsa bu da İslamcıya aittir. Şu var ki sağcı- muhafazakâr siyasetlerin zihniyet ve politikalarını İslamcılığa fatura etmek büyük haksızlıktır.

İslam’ın temeli Kur’an-ı Kerim, gayrimüslimleri “muahid” ve “muharip” olmak üzere iki kategoride ele alır. “Muahid”, Müslümanlarla barış içinde yaşamayı seçen gayrimüslim olup, Müslümanlarla siyasî sözleşme imzaladığında sosyo-ekonomik ve kamusal düzeyde “eşit hak ve özgürlükler”e sahip olur. Savaş yolunu seçen gayrimüslim (muharip) ise yenilirse “zımmi” olur. Zımminin de idarî bazı görevlerden mahrumiyeti dışında sosyal-ekonomik bakımdan “azınlık hakları”ndan daha geniş hak ve özgürlükleri vardır.

Farklı din ve mezhep gruplarının kamusal hayatı ortaklaşa düzenleyebildiği ve kendi özel, sivil ve medeni farklılıklarını özerk alanlarda koruyup gönlünce yaşayabileceği zamana kadar gayrimüslimler de diğer Müslüman unsurlar gibi “eşit yurttaş” olmalıdır. Müslüman kökenli herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hangi haklara sahipse, gayrimüslimler de aynı haklara sahip olmalıdırlar. Buna göre İslamî ve İslamcı bir perspektiften:

1) Patriğin ekümenik vasfının tanınması,

2) Ruhban Rum Okulu’nun açılması;

3) İslamî hiçbir dayanağı olmayan ve Türkiye ile Yunanistan arasında bir zulüm aracına dönüşen “mütekabiliyet” prensibinden vazgeçilmesi;

4) Cemaat vakıfları ve malları üzerindeki her türlü haksız tasarrufun sona erdirilmesi;

5) İdarî görevler alma haklarının tanınması;

6) Gayrimüslimlere karşı incitici, ayrımcı dil kullanan medyanın yakın takibe alınması;

7) Gayrimüslimlerle ilgili aslı esası olmayan bilgi ve imajların ders kitaplarından çıkartılması gerekir.

Kişisel olarak benim gayrimüslimlerle ilgili İslam’dan anladığım haklar bunlardır.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.