1. YAZARLAR

  2. Mehmet Taş

  3. GAYBI BİLMEK!
Mehmet Taş

Mehmet Taş

Yazarın Tüm Yazıları >

GAYBI BİLMEK!

A+A-

 

 

Şüphesiz ki Allah (cc), en mükemmel hayat şeklini vahiy yoluyla ve peygamberleri aracılığıyla insanlara emir buyurmaktadır.

 

Bu yolla peygamberler hayata dair kural ve kaideleri bizzat yaşayarak-uygulayarak insanlığa hem örnek ve hem de önder olmuşlardır. Hayata dair ölçülerin tatbikini/pratiğini en güzel şekliyle insanlara göstermiş olmuşlardır ki; insanlar bu örneklikleri ölçü edindikleri oranda müreffeh, huzur ve mutlu bir hayat yaşayabilmişlerdir.

Allah(cc), insanın fıtratını hakkıyla bilmektedir ki, insanı hiçbir dönemde ve beldede başıboş/yalnız bırakmamış. Daima kendilerini hidayete erdirecek kurallar/vahiy ile beraber bu kuralların nasıl yaşanacağını gösteren kılavuzlar/peygamberler de göndermiştir. Ki insan hidayet, huzur ve barış üzere yaşayabilsin, hem bu dünyada ve hem de darı bekada Rabbinin rızasını kazanıp, bahtiyar olabilsin.

Ne yazık ki insanlık tarihi boyunca Rabbi tarafından kendisine gönderilen hayat nizamı ve inanç yapısı, insanlar tarafından belli bir süre geçtikten sonra inhirafa uğratılmıştır. Pak olarak kendisine vahyedilen ve kendisine teslim olunması istenilen dine nefislerinden kaynaklı hurafe ve vehimlerini katarak dalalete düşmüş, sapıklıklara saplanmıştır. Bu hurafe ve vehimlerdir ki; bazen önderler olarak gönderilen peygamberler yok sayılmış, kendileri düşman addedilmiş ve kimi zaman da bu aziz önderler katledilmişlerdir. Bazen de din adına bu peygamberlere insanüstü vasıflar atfedilerek vahiy kültürünü ve tevhid inancını bozmuşlardır. Bu saplantılardır ki Yahudi ve Hıristiyanlar Uzeyr ve İsa’yı ilahlaştırmış ve hakk olan dinlerini batıl hale getirmişlerdir.

“Yahudiler, ‘Üzeyir Allah’ın oğludur’; Hiristiyanlar da ‘Mesih Allah’ın oğludur’ dediler. Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir. Onlar, bundan önceki inkâr edenlerin sözlerini taklit ediyorlar. Allah, onları kahretsin! Nasıl da çevriliyorlar!” (Tevbe, 30

Rabbimizin bildirdiğine göre bunlardan önce de haktan batıla sapanlar olmuş ki Yahudi ve Hıristiyanlar da kendilerine gelen hakk dini bozarak, inkârcıları taklit etmişler, putçuluğa/şirke düşüp, Peygamberlerini ilahlaştırmaya kadar cehalete saplanmışlardır.

Ama (hâşâ) Peygamberleri yarıştırırcasına bazı Müslümanlar da bu vahametin içinde kendilerini bulmuşlardır. Özellikle gayb (ileride olup bitecek olaylar) hakkında Efendimize çok büyük buhtanlarda bulunmaktadırlar.

Öyle laflar üretilmiş ki Efendimiz, kıyamete kadar dünyada olup bitecek olan bütün gaybi bilgilere sahip olduğunu iddia etmeye kadar işi götürmüşlerdir. Şöyle ki;

“Allah; dünya’yı, kıyamete kadar onda olup biteni görebileceğim şekilde benim önüme, şu avuçlarıma baktığım gibi serdi. Bu, Allah’ın daha önceki peygamberlere gösterdiği üzere peygamberine gösterdiği bir keşiftir.” (Mervezi, Kitabul Fiten, s.13)

“Hayrı ve şerri açıkça gördüm. Cennet ve Cehennem gözümün önünde şekillendirildi ve arada bir engel olmaksızın onları gördüm.” (Buhari, Fiten, 4, 182)

Bu basit sıradan bir iddia değildir. Hâşâ, Peygamber diliyle Peygamberin bütün gaybi sırlara vakıf olduğu dillendirilmektedir. Hatta günümüzde benzeri kişiler, işi daha da ileri götürerek, Hacda dahi; “Muhammed Mustafa; eşittir Allah” (Bayram Ali ÖZTÜRK) (hâşâ, summe hâşâ) bağnazlığına kadar işi götürebilmektedirler!

Irkçılığı da (hâşâ) Resulullah adına İslam’a sokanlar olmuştur. Şöyle rivayet edilir: “Müslümanlar, Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz.” (Nesâî, 25.42)

Hatta aşağıdaki rivayette Türkler hakkında açıklayıcı bilgilere de yer verilmektedir.

Bureydetu’l-Eslemi(ra)’den: “Ümmetimi yavan yüzlü, küçük gözlü bir kavim üç defa önüne katarak Arab yarımadasına sürecek…” Dediler: Ey Allah’ın nebisi, kimdir onlar?” Cevap verdi: “Onlar Türklerdir. Allah’a andolsun onlar, Müslümanların mescitlerinin direklerine atlarını bağlayacaklar.” (İmam Ahmed’in Müsned, 5/348)

Oysa Rabbimiz şöyle (efendimize hitaben) buyurmaktadır: “De ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başkası gaybı bilmez.” (Neml, 65) Başka bir ayette de; “Şayet gaybı bilseydim, çokça hayr işlerdim ve bana bir kötülük de dokunmazdı.” (Araf, 188)

“Deki! Ben size, “ Allah’ın hazineleri benim yanımdadır” demiyorum! Ben, gaybı da bilmem! Size, ben bir meleğim de demiyorum! Ben, sadece bana vahiy edilene uyuyorum. De ki! Kör ile gören hiçbir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?” (Enam, 50)

Sahihi Buhari’ de şu rivayetler geçmektedir: “Kim, ‘ Peygamber yarın ne olacağını insanlara haber verir’ derse, Allah’a iftira etmiş olur” (Buhari, Tevhid, 4)

“Siz bana davacı-davalı olarak gelirsiniz. Olur ki bazınız davasını daha iyi anlatır, ben de onun lehine hüküm veririm. Kime bu şekilde kardeşinin hakkından verirsem bilsin ki, ona ateşten bir parça vermiş olurum.” (Buhari, Şehadet, 27)

Elbette ki gayb bilgileri hakkında ayetler vardır. (Cin 26-27, Tekvir, 24 vb.) Bu ayeti kerimeler, peygamberlere vahyin geldiğini bildirmektedirler. Vahiy bilgisi de elbette ki gaybi bilgilerdir. Allah tarafından vahyedilen bu bilgiler, kıyamete kadar kâinatta bütün teferruatıyla olup bitecek bilgiler değil, sınırlı bir takım bilgilerden oluşmaktadır.

Mehdi’nin gelişi ve gücü/etkisi hakkında ise şöyle bir rivayet vardır: “Kurtlar ve kuzular dağlarda birlikte otlayacaklar, leoparlar çocuklarla birlikte karınlarını doyuracaklar. Dağlarda gezinen ayılar, danalarla birlikte geceleyecek; etobur aslanlar ağılda öküz gibi kepek yiyecek ve küçük bir çocuk onları bir urganla güdecektir. Çünkü o bütün hayvanları zararsız kılacaktır. Yılanlar ve çıyanlar bebeklerle uyuyacak; ama onlara zarar vermeyeceklerdir. Çünkü Allah'ın eli onların üzerinde olacaktır.” ( Nuayrn, Fiten, s. 222.)

Mehdi'nin gelişiyle bütün kötülüklerin ortadan kalkacağı belirtilmektedir: “ Fitne ateşi sona erecek, dünyaya güvenlik ve bereket gelecek, kadınlar yanlarında erkek olmaksızın Hacc edebilecekler.” (Nuaym, Fiten, s. 221)

“Mehdi yerin hazinelerini çıkaracak ve onları taksim edecek, yerde ve gökte herkes ondan razı olacak, yeryüzünü adaletle dolduracak, uyuyanları uyandırmayacak, kan dökmeyecek, dünyada bolluk olacak, iyilik artacaktır.” ( Nuayrn, Fiten, s. 222)

“Mehdi'nin döneminde kötülük öylesine ortadan kalkacaktır ki, neredeyse hayvanların tabiatı da değişecek ve bütün hayvanların vahşilikleri gidecektir. Çocuklar ellerini yılan yuvasına sokacaklar, ama yılan onlara zarar vermeyecek; kız çocuğu aslanla karşılaşacak, ama aslan ona zarar vermeyecek. Aslan develer arasında onları koruyan köpek gibi; kurt, koyunlar arasında çoban köpeği gibi olacaktır.” ( Nuaym, Fiten, s. 346)

“Allah’ım! Bizleri dosdoğru yoluna ilet. Dalalete düşenlerin ve gazaba uğrayanların yoluna değil!” Âmin…

Elbette söylenecek çok şey var ama böyle bir yazıyı uzatmamak adına burada sonlandırıyorum. Rabbim; cümlemizi sıratı üzerinde dosdoğru olanlardan eylesin.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum