1. YAZARLAR

  2. Etyen Mahçupyan

  3. Ganimet çarkı
Etyen Mahçupyan

Etyen Mahçupyan

Akşam Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ganimet çarkı

A+A-

Televizyonlardaki ‘çarkıfelek’ adlı ikramiyeli yarışma programını bilmeyen herhalde yoktur. Feleğin bir çark olarak tasarımlanması kumar dünyası açısından uzun bir geçmişe sahip. Sonuçta şansların hesaplanabilir ve sınırlanabilir olduğu, çarkın sahibinin uzun vadede kazandığı bir tezgâhtan söz ediyoruz...

Feleğin gerçek hayatta kimseye böyle çarklar sunmadığı, kaybedilmiş fırsatların bir daha yakalanmasının neredeyse imkânsız olduğu, belirsizliğe mahkûm bir dünyada yaşadığımız ise hepimizin malumu. Öte yandan bizler değişimin olabildiğince sınırlanmaya çalışıldığı, zamanın kendini tekrarladığı bir düşünce ikliminin de mirasçılarıyız. Çıkar dünyasının ayrımlaşıp sabitleştiği, feleğin hep aynı insanların ve grupların önünde dönen bir çarka dönüştüğü ve bu çarkın yönetim tarafından sahiplenip korunduğu bir düzene aidiz. Aslına bakarsanız resmî ideolojinin meşru kıldığı siyasi bir çarkıfeleğin seyircileriyiz... Oyuncular ise başkaları...

Bu oyuncuların bir bölümü bugün Ergenekon soruşturması altında tutuklu durumda. Bu zevatın bir yandan Türkiye’de darbe ortamını hazırlarken, Azerbaycan’da da benzer girişimlere karıştıklarını biliyoruz. Ancak bu iki darbe arayışının nasıl birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu, dairesel bir bütünleşme yarattığı pek üzerinde durulan bir konu değil. Oysa Türkiye’de çeşitli cinayetler yoluyla da beslenen milliyetçiliğin esas olarak anti-Hıristiyan bir nitelik arz ettiği, bunun dış politikadaki yüzünün anti-Ermenistan bir tutuma tekabül ettiği sıradan bir gözlem. Bu durumda tüm Ergenekoncuların ve askerî vesayet peşinde olanların aynı zamanda Ermenistan’la ilişki kurulmasına karşı olmaları şaşırtıcı değil.

Diğer yandan askerî vesayetin yürütülebilmesinin destek unsurlarından biri de Türkiye’nin dış politikasındaki Azeri vesayeti... Diğer bir deyişle Azeri vesayeti sayesinde Ermenistan ilişkisi düzelemiyor, bu durum Ermeniliği bir düşman kimliği olarak tanımladığı ölçüde, Türk milliyetçiliğinin nüvesini oluşturuyor; ve milliyetçilik de askerî vesayeti daim kılacak bir stratejinin ruhu olarak kullanılıyor... Karşımızda bir ideolojik/siyasi çark var... Ülkenin dış politika gündemini kalıplaştırırken, iç siyasetini de bitmeyen bir ‘soğuk savaş’ ortamına dönüştürüyor.

Bu çarka artık Kürtleri de ilave edebiliriz... Asimile olamayacakları anlaşıldığı andan beri gayrimüslimleştirilen Kürtlerin de hem kimlik, hem de ‘komşu devlet’ olarak Türk milliyetçiliğinin hammaddesi olduğu, devletin bu meseleye olan yaklaşımının ise bir askerî vesayeti öne çıkardığı açık.

Kısacası askerî vesayet, bir yandan dış politikanın ideolojik vesayet altına alınmasını ima ederken; dış politikadaki tıkanma da kendiliğinden sivil siyaseti anlamsızlaştırıp, çatışma kültürünü egemen kılıyor. Bu ise ülkedeki nüfuz ve rant çarkını konsolide eden darbelerin zeminini oluşturuyor.

Böylece iç ve dış politikayı milliyetçilik ve askerî vesayet temelinde bütünleştiren ideolojik bir çarktan, doğrudan rant üreten bir ganimet çarkına doğru geçiş yapıyoruz... Çünkü askerî vesayetin iki ganimet yaratma mekanizması var: Birincisi asayiş siyasetinin hâkim olduğu her yer ve alanda gayrı resmî ve gayrı meşru bir çıkar ekonomisinin örgütlenmesi. İkincisi ise, askerî vesayetin ima ettiği ideolojik ortamdan yararlanılarak gayrimüslim cemaatlerin mal ve mülkünü gaspetme adımlarının kolayca atılabilmesi...

Ayırdına varılması gereken gerçek, bu mekanizmanın bir yozlaşmayı değil, sistemin kendisini ima etmesidir. Askerî vesayetin siyaseti sınırlayıp dondurduğu ortamlarda, zorbalıktan beslenen bu ganimet çarkı sanki ‘doğal’ hale gelmekte... Devletçi ve milliyetçi bir zümre önlerinde dönüp duran bu ganimet çarkından kendilerine düşecek olan beleş ikramiyelerin hayali içinde daireyi çevirip durmaktalar. Çarkın üzerinde ise silah ve uyuşturucudan gelen paralar, rüşvet ve şantajla elde edilenler ve gayrimüslimlerin gaspetmekle doyulamayan malları var...

Bu çarkı durdurmak bütün toplumun çıkarına ama ne yazık ki toplum sadece seyirci... Toplumun sıradan vatandaşlarının o çarka yaklaşması bile imkânsız. Sivil siyaset bu ‘milli’ durumlara müdahale edemiyor... Zaten yaklaştığında da askeriyeden gerekli uyarıyı alıyor...

Böylece darbelerin niye istendiğini de daha iyi anlıyoruz. Darbeler Türkiye’nin dış politikasını donduran, ülkeyi içe kapatan eylemler. Ama böylece ‘korunaklı’ hale getirilen ekonomi ve iç siyaseti de bir rant sistematiğine kilitleyen ortamlar. Ganimet çarkının daha rahat, tehlikesizce döndüğü; vatandaşın sesinin çıkmadığı, resmî ideolojinin bizatihi para ve iktidar ürettiği ve değişmemesi için başka darbelerin hazırlandığı bir düzen...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.