1. YAZARLAR

  2. Zeki SAVAŞ

  3. Fitneye Alet olmak
Zeki SAVAŞ

Zeki SAVAŞ

Zeki SAVAŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Fitneye Alet olmak

A+A-
Amerika-İsrail hattı, NATO üzerinden Türkiye'yi bir fitnenin içine sürükleyebilir. Füze savunma sistemi, Batının çıkarları ve şeytanlıkları adına Türkiye'nin başına büyük belalar açabilir.
Türkiye-Batı ilişkilerinin tarihi mahiyeti, Türkiye'nin kazanımlarının kayıplarından daha çok olduğuna delil teşkil ettiği inancındayım.
Osmanlının gerileme döneminde Batı ile kurulan ilişkiler, zayıfın güçlü ile kurduğu ilişkiler şeklinde gelişti. Batı, güç dengesinin kendi lehine olduğu bu ilişkiden hep kendi çıkarına yararlandı ve sonunda İttihat ve Terakki'nin marifetiyle Osmanlının dağılmasını sağladı.
Osmanlının bakiyesi olan Cumhuriyet döneminde de bir yandan yeni rejimi kendi tarihi ve kültürel köklerinden öte yandan da ait olduğu medeniyetten uzaklaştırdı ve kendi içine de almayarak Batı ile Doğu arasında jandarma görevini sürdürmesini istedi. Osmanlı bakiyesi Türkiye, İkinci Dünya savaşından sonra da Amerika-İsrail yörüngesine oturtuldu. Neredeyse iki asrı bulan bu tarihi süreçte kazanımla kayıplar arasındaki fark artarak devam etti.
Amerika-İsrail hattının NATO üzerinden yaptığı son hamle, yakın gelecekte Türkiye'yi kendisinden kaynaklanmayan bir dizi savaş ve çatışma ortamının merkezine yerleştirebilir. Amerika Savunma Bakanlığı'nın Avrupa ve NATO politikasından sorumlu yetkilisi Jim Townsend'in Lizbon anlaşmasından önce ''balistik füze tehditlerinin nereden gelebileceğine baktığımızda, bize göre Türkiye çok fazla ön cephede yer alıyor. Dolayısıyla coğrafi açıdan, Türkiye, sistemin bazı bölümlerine ev sahipliği yapmada iyi bir yer olabilir" demesi, bu sistemin, Türkiye'yi uzun vadede bir çok ülke ile karşı karşıya getirebileceğini gösteriyor. Balistik füze tehdidi sadece İran ile ilgili değildir. Rusya ve Kuzey Kore de bu tehdidin içinde yer alıyor.
Türkiye'nin Rusya, Kuzey Kore, İran ve Suriye ile bir problemi yoktur. Yeni dönemde ve yeni dış politika sayesinde adı geçen bu ülkelerden üçüyle çok iyi ilişkiler geliştirilmiş durumdadır. Bunlar dost ülkelerdir ve en az Türkiye'nin Batılı müttefikleri kadar Türkiye'ye yakındırlar. Türkiye kimin adına neden ve niçin kısa ve orta vadede bu komşu ve dost ülkeler ile Batı arasında çıkabilecek bir füze savaşında düşman hale gelsin? Adı geçen ülkelerin füzeleri Türkiye'deki NATO'nun savunma füzeleriyle düşürüldüğü zaman Birinci Dünya Savaşı'nda olduğu gibi Türkiye kendisin büyük bir çatışmanın ortasında bulacaktır. Böyle bir durumda Türkiye, Batının emperyalist hedefleri uğruna Rusya ile, Araplar ile ve İran ile çatışma durumuna gelecek ki, bu, fitneden başka bir şey değildir.
Türkiye'nin, füze savunma sistemini NATO'nun 'bir müttefike saldırı bütün müttefiklere saldırıdır' konseptinin yer aldığı 5. madde temelinde caydırıcı bir unsur olarak kabul etmiş olması, fitne tehlikesini önlemiyor. NATO, Amerika-İsrail yörüngesine çok yakın duruyor ve İslam dünyasına karşı saldırgan bir politika izliyor. NATO'nun haksız bir saldırısına karşı, karşı cevabın gelmesi de doğaldır. Böyle bir durumda, NATO ülkelerinden biri veya birkaçı saldırıya uğramış kabul edileceğinden dolayı 5. madde devreye girecek ve Türkiye istemese de kendisini, kendisinin istemediği bir savaşın ortasında bulacaktır. Böylesi bir durumda Türkiye'nin, ilgili konseptte her hangi bir ülke adının zikredilmemesini sağlayarak aldığını düşündüğü tedbir işe yaramayacaktır.
Füze savunma sisteminin Türkiye'ye yerleştirilmesinin uzun vadede bölge bazında bir fitne odağına dönüşme ihtimali oldukça yüksektir. Bu sistem, NATO adına Amerika ağırlıklı bir dizi askeri tesisin var olanlara eklenmesine yol açacak. Bu tesislerin kalıcı olacağı, geçmişteki örnekleri gibi Türkiye'nin bilgisi dışında kullanılacağı, Amerika-İsrail lehine casusluk faaliyetlerinin yürütüldüğü merkezlere dönüşeceği kuvvetle muhtemeldir. Amerika dünyanın her yerindeki NATO tesislerinden ilgili ülkelerin ve bölgelerin iç işlerine karışmak, rejimleri değiştirmek, savaşlar çıkartmak için kullandığı bilinen gerçeklerdendir.
Amerika ile İsrail arasındaki istihbarat alış verişi dikkate alındığında bu tür tesisler vasıtasıyla elde edilecek bilgilerin Siyonist rejime aktarılacağı kuşkusuzdur. Siyonist rejim de Amerika vasıtasıyla elde ettiği bilgileri kendi şom amaçları için kullanmaktan çekinmeyen bir fitne odağıdır.
Uzun süreydi Avrupa'ya yerleştirilmek istenen füze savunma sisteminin kısa sürede bir oldu bittiyle Türkiye'ye yerleştirilmesine karar verilmesi tesadüf değildir. Türkiye, çevresindeki bölgesel sorunları barış ve ikili ilişkilerle çözme yolunda başarılı adımlar atarken birden bire bölgesel bir tehdide dönüştürülme potansiyelini içinde barındıran askeri bir caydırıcılığa ev sahipliği yapar hale getirilmesi, hem cari dış politikayla çelişiyor hem de fitne kokuyor.
Türkiye İran ile ilgili nükleer sorunu barışçı yoldan çözme konusunda İran ile anlaşmaya varmasına rağmen Amerika ve Avrupa bu anlaşmayı görmezlikten geldi. Eğer sorunu çözmek istiyorlardıysa, böyle bir fırsat kaçırılmazdı. Açıkça görülüyor ki, Amerika ve Avrupa bölgesel sorunları barışçıl yöntemlerle çözmek yerine kendi yayılmacı politikalarının gerektirdiği çatışmacı siyasetleri tercih ediyor. Onlar kendi tercihlerinde özgür ise, Türkiye neden kendi kararlarında özgür davranmıyor? Türkiye, NATO'nun bu teklifini hangi ulusal ve bölgesel çıkarları esas alarak kabullenmiştir

Hükümetin, kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapması gerekir. İkna edici deliller sunamadığı sürece ciddi bir sorumluluk altında kalmaya devam edecektir.

www.fitrat.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.