1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Filistinlilere vize
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Filistinlilere vize

A+A-

15 Mayıs (2015) günü Türkiye’de yaşayan Filistinliler, İsrail Konsolosluğu önünde toplanıp Nakba (Büyük Felaket) günü olarak adlandırdıkları İsrail’in 67. kuruluş yıldönümünü protesto ettiler.

Yapılan açıklamada, Türkiye’nin İsrail’e vize uygulamamasına rağmen Filistin’e vize uygulamasını da eleştirdiler. Haber DHA ve CİHAN haber ajanslarında yer aldı. Vizeyle ilgili haber şöyle: “Bizler Filistin pasaportuna olan itibarın ve Filistin halkına olan itibarın verilmesi için bize vize uygulamasının kaldırılmasını istiyoruz. Siyonistler değil, Filistinliler muaf olması gerekiyor bu vizeden. İsrailliler bu topraklara ellerini kollarını sallaya sallaya giremez. Filistinlilerin buraya özgürce girmesi gerekiyor.”  

        Bu köşede 25 Mayıs günü şunları yazdım: “Türkiye İsrail’e vize uygulamıyor, İsrailliler istedikleri anda birkaç saat içinde Türkiye’ye gelebiliyorlar. Bence de doğru bir şey bu. Fakat Türkiye neden Filistinlilere aynı vize muafiyetini tanımıyor? Öyle bir uygulama ki sıradan bir Filistinli’nin vize alması neredeyse imkansız. Mesela a) Bankada 3 ila 5 bin dolar hesabının olması; b) Sağlık raporu, c) Güvenlik belgesi getirmesi isteniyor. İsrail yönetimi bir şekilde ismi taş atma eylemine karışmış veya İsrail askerine yan bakmış birini‚ terörist’ ilan ettiğinde bir Filistinli’nin güvenlik belgesi alması mümkün değil. Öğrenciler içinse Türkiye’den ‘kabul kâğıdı’ şartı konuyor. Sonunda Filistinliler geçenlerde bunu protesto eden gösteri yaptılar. Siz partizan yazarlara soruyorum: Nedir bunun izahı? En üst seviyede İsrail’le ticaret, savunma işbirliği, ekonomik ilişkiler sürer ve zavallı Filistinlilerin Türkiye’ye gelişleri engellenirken, her gün Filistin için ağlamaya ne demeli?“

      Bu yazıyı yazmamın sebebi ben Kudüs’te iken İstanbul’da yapılan gösteriydi. Filistinlilere vize uygulandığını bilmiyordum. Sorunca bana yukarıdaki bilgileri bizzat Filistinliler verdi. Gel gör ki, hükümet yanlısı medya, yine demediğini bırakmadı, benim yalan ve iftira attığımı yazdı.

       Bu satırlar da araziyi iyi bilen muhabirimiz Serkan Sağlam’ın izlenimleri: “Bir Gazzeli Türkiye’ye gidebilmek için öncelikle Türkiye Kudüs Başkonsolosluğu’na başvuruyor. Aylar süren vize incelemesinden olumlu cevap gelirse Mısır’a açılan Refah sınır kapısı üzerinden Türkiye’ye giriş yapabiliyor. Mısır da Türkiye’ye yönelik tutumundan dolayı artık sorun çıkartmaya başlamış. Batı Şeria’da Ramallah merkezli Filistinliler ise aynı şekilde vize işleminden sonra Ürdün üzerinden veya izni varsa İsrail üzerinden Türkiye’ye giriş yapabiliyor. Gazze’den ayrılmak isteyenlere en fazla 2 hafta barınma sağlanabiliyor. Şu anda Refah sınır kapısı açılıp “isteyen Gazze’yi terk etsin” dense Gazzelilerin yüzde 90’ı ülkeyi terk edecek.”

      Birilerine iftira atmaktan Allah’a sığınırım. Bugünkü kavga ortamında herkes eline ne geçirirse hasmına atıyor. Ben iftira ve yalanı pislik sayarım, en azılı düşmanım da olsa pislik atmam, elim kirlenir.

      Bu durumda yapılması gereken tek şey kalıyor: Dışişleri Bakanlığı açıklama yapsın:  Filistinlilerin tamamına veya bir bölümüne vize uyguluyor mu, uygulamıyor mu? Uyguluyorsa vizeyi hangi şarta bağlamış?

      Eğer Bakanlık Gazze, Kudüs, Batı Şeria ve İsrail vatandaşı Filistinlilere vize uygulanmadığını resmen açıklarsa, o zaman bana Kudüs’te bilgi veren ve İstanbul’da gösteri yapan Filistinliler hilaf-ı hakikat şeyler söylemişler demektir. Öyle ise ben kendi hesabıma “işimi iyi yapmadığımı” kabul edip özür dileyeceğim. Değilse bana olmadık hakaret ve küfrü reva görenleri Hesap Günü’ne havale ediyorum, çünkü oradaki muhasebede ben kazançlı çıkarım inşallah.

      Suriye ve Mısır konusuna gelince! İlk günden Türkiye’nin Suriye’yi felakete götüreceğini, Mısır İhvanı’nı yanlış yönlendirdiğini yazdım. Tek bir eleştirimde yanılmadım. Ne hükümet tarafından ne partizan yazarlardan somut tek bir eleştirime cevap gelmedi. Benden başka eski Dışişleri Bakanı Sayın Yaşar Yakış ve bölgeyi çok iyi analiz eden Sayın Haluk Özdalga da yaptı. Dalga’nın son eleştirisi için dünkü Zaman gazetesindeki yazısına bakın. Benim eleştirilerimi merak edenler üç ay önce yayımlanan “Ortadoğu’dan İttihad-ı İslam’a” adlı iki cilt kitabıma bakabilirler. (Suriye eleştirileri için bkz. C.I, s 708-779; Mısır için bkz. C.I, s. 780-800; İstanbul-2015.)


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.