1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Filistin'de Hendek Kazıldı
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Filistin'de Hendek Kazıldı

A+A-

Filistin'deki savaşın boyutları ve bu savaştaki facia, savaşın Hamas ile İsrail arasında değil, İslam ile Siyonizm arasında cereyan eden kapsamlı bir savaş olduğunu göstermektedir.

 

Savaşın nedenini, İsrail içindeki politik hesaplara bağlamak, gerçekleri örtmek anlamına gelir. Bu savaş, ideolojik bir savaştır. Siyonizm'in İslam ve Müslümanlara karşı toptan imha amaçlı olarak başlattığı feci bir savaştır.

 

Gazze'de hendek kazıldı; tıpkı Medine'de Peygamber'in(sav) kazdığı hendek gibi. Hendeğin bir tarafındaki öncü güç Hamas'tır ve hendeğin öteki tarafındaki öncü güç, Siyonistlerdir. Siyonistlerin arkasında emperyalist küfrü temsil eden Amerika ve onun yardımcısı Avrupa yönetimleri yer almaktadır. İslam tarafının öncüsü olan Hamas'ın arkasında Müslüman halklar ile Hristiyan dünyadan halklar vardır. Yine Medine'de olduğu gibi hendeğin İslam tarafında bulunmasına rağmen küfür güçlerini destekleyen hainler gibi bugünkü İslam dünyasında da küfür cephesini destekleyen rejimler ve güçler vardır. Bu türden güçlerin varlığı, Filistin'deki savaşın İslam ile Siyonizm arasındaki savaş olduğu gerçeğini değiştirmez.

 

İslam dünyasındaki hainlere karşılık Hristiyan dünyasında Filistin'i destekleyen halklar ve rejimler vardır; Latin Amerika'daki rejimler ve Avrupa'daki halklar gibi.

 

Dünya halkları Filistin'in yanında yer aldı. Dünya çapında yüz milyonlarca insan, Müslim ve gayri Müslim, bu faciaya karşı kesintisiz itiraz etti ve etmektedir.  Halklar hendeğin hangi yanında yer aldığını gösterdi. Rejimler de hangi tarafta bulunduğunu bir şekilde deklare etti.

 

Türkiye halkları, tavrını ortaya koydu ve Filistin'in yanında olduğunu kanıtladı. Halkların itirazı ve isyanı bakımından Türkiye halklarının koyduğu tepki, birinci sırada yer alıyor. Buna karşılık içimizdeki Siyonizm'in uzantıları ve destekçileri de belli oldu. Medyada Kimlerin hendeğin öteki tarafında yer aldığını gördük. Türkiye ordusunun askeri bakımdan stratejik ilişkilerini İsrail ile sürdürmesi ve savaş boyunca hiçbir açıklama yapmaması, ordunun da açıkça hendeğin öteki tarafında yer aldığını göstermiş durumdadır.

 

Filistin'de hendek kazıldı. Öyle bir hendek kazıldı ki, dünyada herkes bu hendeğin hangi tarafında bulunması gerektiğine karar vermek durumunda kaldı. Kimsenin sessiz kalamayacağı bir hendek kazıldı. Sessiz kalanlar, sessizce Siyonizm'in yanında yer aldığını deklare etmiş oldu.

 

Bu hendeğin etrafında cereyan eden hadiselerin mahiyeti, sessiz kalanların kimliğini ve duruşunu deşifre etti. Filistin'de süren savaşa karşı suskunluk, Siyonizm'in yanında yer almak, onlara onay vermek anlamına geliyor.

 

Dünya çapında bütün devletler, halklar, sivil toplum kuruluşları, medya mensupları, şahsiyetler ve hatta şahısların tümü, herkes hendeğin hangi tarafında olduğunu ya açıkça deklare etti veya duruşları, onların hangi tarafta olduğunu gösterdi.

 

Savaş, İslam ile Siyonizm arasında cereyan ettiğine göre, bu savaşın alanı da doğal olarak küresel bir boyut kazanabilir ve kazanmalıdır. Savaş, sadece Filistin'de, Filistin'in Gazze bölgesinde değildir ve olmamalı. Amerika başkanı bu savaşta İsrail'in işlediği cinayetleri İsrail'in hakkıymış gibi göstererek ve kendilerinin de bu cinayetlerin arkasında olduğunu izhar ederek, "İsrail'in güvenliği, bizim güvenliğimizin bir parçasıdır" diyorsa, biz neden, Filistinlilerin güvenliği de bizim güvenliğimizin bir parçasıdır demeyelim? Amerika, Siyonizm'in arkasında duruyorsa, Avrupa bu fecaati destekliyorsa, dünya Müslümanları ve insanlığını kaybetmemiş tüm insanların da Filistin'in arkasında durma hakkı ve sorumlulukları vardır. Amerika ve Avrupa, Siyonizm'e destek veriyorsa, hendeğin bu tarafındakiler de Filistin'e destek verme durumundadır. Amerika ve Avrupa Siyonist güçlere silah veriyorsa, bu tarafın da silahlı destek verme hakkı vardır. Amerika ve Avrupa fiili destek veriyorsa, hendeğin bu tarafındakilerinin de fiili destek verme hakkı ve sorumluluğu vardır.

 

Savaşın tarafları güç dengesine sahip değilse, koşullar fark ediyorsa, doğal olarak herkes kendi koşullarına uygun yöntemler kullanacaktır. Amerika Irak'a bomba atarken, Iraklılar ayakkabı fırlattı. O da bir bombaydı. Elde düşmanın üzerine atacağımız bomba yoksa, bomba yerine atacağımız her şey, bomba kadar etkili olabilir. Önemli olan, savaşmaktır. Önemli olan, var olan imkanları savaşmak için kullanabilmektir.

 

Savaş Filistin'e mahsus olmadığına göre, Siyonizm'i destekleyen güçlerin uzantıları ve o güçlere ait imkanlar ve kurumlar, bu savaştan emanda olmamalı. Siyonist rejimin ve Siyonizm'i destekleyen devletlerin İslam dünyasındaki elçiliklerinin işletilmez hale getirilmesi, bu savaşın önemli bir ayağı haline getirilebilir.

 

İlgili elçiliklerin işletilmemesi için İslam hukukunun savaş kurallarını çiğnememek koşuluyla her yolu denemek caiz hatta vaciptir. Bu elçilikleri işlemez hale getirmek için hiçbir şeyimiz yoksa, bir çift eski ayakkabımız da mı yok? Yumurta ve domates de mi yok? Taş da mı yok?

 

Filistinli çocukların bulduğu taşlar, Iraklıların bulduğu ayakkabılar, düşmanın modern silahlarına karşılık en imkansızlıklar içinde dahi çok etkili savaş araçlarının oluşturulabileceğini, bulunabileceğini bize gösterdi.

 

Filistin'de hendek kazıldı. Global düzeyde taraflar oluştu. Herkes bu savaşta taraf oldu ve olmak zorundadır. Filistin'in yanında yer alan Müslümanların da savaşa katılma hakkı ve yükümlülüğü vardır. Bu savaşa destek vermenin ilk adımlardan biri de İsrail'in ve destekçilerinin elçiliklerini işlemez hale getirebilmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.