1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Filistin İçin Silahın Önemini Not Etmek
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Filistin İçin Silahın Önemini Not Etmek

A+A-

Siyonist rejimin Filistin'e yönelik son saldırısı amacına ulaşmadan bir hafta içinde ateşkesle sonuçlandıysa, bu sonuçta en büyük pay, Filistinlilerin silah ve savunma gücüne aittir.

Ateşkesi müteakiben Halid Meş'al ve Ramazan Şallah'ın Mısır'da müşterek yaptıkları basın toplantısında Meş'al'in, "İslam ülkeleri Gazze'de silahın önemini bir yerlere not etsinler" demesi, İslam ülkelerine verilmiş ciddi bir mesajdır. İslam ülkeleri Filistin'i korumak istiyorlarsa, Filistinli çocukların yaşamasını istiyorlarsa, Filistinlilere silah ve silah teknolojisi vermelidirler. Çünkü Siyonist rejim için en büyük caydırıcı etken, silah gücüdür. Öldürdüklerinde öleceklerini bildikleri zaman, geri adım atarlar.

Halid Meş'al, aynı toplantıda siyasi çabalarından dolayı Mısır, Türkiye ve Katar'a teşekkürlerini bildirdikten sonra "Elimizdeki silahlar bize çok büyük katkı sağladı. İran'a teşekkür ediyoruz onlar bu silahları bize verdi. Onlarla biraz ayrı düştük" diyerek kendilerine silah yardımında bulunan tek ülke İran'a karşı hem kadirşinaslığını gösterdi hem de Suriye konusunda İran ile aralarındaki ayrılığa dikkat çekti. Esasen İran'ın Hamas'a olan katkısı ve bu savaştaki belirleyiciliği, Suriye konusunda izlediği kabul edilemez yanlış politikanın gölgesinde kaldı.

Siyonist rejimi korkutan ve onu ateşkese zorlayan en belirleyici etken, Hamas'ın uzun menzilli Fecr-5 füzelerini kullanmasıydı. Bu silahların Hamas tarafından kullanılması, siyasi dengeleri değiştirdi. Telaviv'in ve kuzeyinin vurulması İsrail halkını öyle bir tedirgin etti ki, Netanyahu büyük bir yenilgi yükü altında seçime girmemek için ateşkesi kurtuluş yolu olarak gördü. Halid Meş'al, "Amerikalılar ateşkesin tek çıkış yolu olduğunu gördüler, aksi halde Netanyahu bu macerayı sürdürseydi kaybedecekti" diyerek Amerika'nın endişelerine de işaret etti.

Amerika'nın endişesi, sadece Netanyahu'nun yenilgisi değildi. Amerika'nın Mısır ve Türkiye'den ateşkes için devreye girmesini istemesinin arkasındaki bir diğer neden, Amerika'nın katkısıyla 15 milyar Dolar'a yapılan demir kubbe füze savunma sisteminin Hamas'ın elindeki basit füzelere karşı bile işe yaramadığı gerçeğinin daha fazla açığa çıkmaması idi.

Siyonist rejimin hava savunma sistemindeki zaafın Hamas füzeleriyle daha bir belirgin hale gelmesi, İsrail'in Filistin ve Lübnan'a birden saldırması durumunda çok daha kötü bir pozisyona düşeceği ve çok daha ağır bir yenilgiye uğrayacağı gerçeğini de ispat etmiş oldu. Hizbullah'ın elinde Hamas'ın elindekilerden çok daha güçlü ve uzun menzilli füzeler var. 32 günlük Lübnan savaşında Hizbullah'ın attığı füzelerden dolayı İsrail halkı güneye kaçıyordu. Hamas'ın attığı füzelerden dolayı da kuzeye kaçıyorlardı. Birden çok cephede savaşma kabiliyeti ile övünen Siyonist rejimin iki cepheye birden savaş açması durumunda halkının kaçacak bir yeri kalmayacağı gerçeğini görmüş durumdadır ve artık İsrail'in iki cephede birden savaşma gücü kalmamıştır.

Siyonist rejim, iki ülke değil, iki örgütün elindeki nisbi silahlar karşısında dahi gücünü koruyamazken, iki güçlü devlet karşısında varlığını bile koruyamaz. "İslam ülkeleri Gazze'de silahın önemini bir yerlere not etsinler" sözü, ameli tecrübenin sonunda belirginleşmiş temel bir stratejiyi ifade ediyor. İslam ülkeleri Filistin için silahın önemini anlayıp gereğini yaparlarsa, Filistin'de ve Ortadoğu'da dengeler değişir. Filistin'in silahlanmasında kilit ülke Mısır'dır. Çünkü Gazze'ye en kolay yoldan silah ulaştırmak Mısır üzerinden mümkün olur. Mısır'ın silah vermesi de gerekmez. Silah geçişine izin verse yeter.

Siyasi arenada da geçmişe oranla iyi gelişmeler vardı. Mısır ve Türkiye'nin tavrı müessir oldu. Katar da sahada gözükmeye çalıştı. Arabistan ise her zamanki gibi Filistin'e bigane kaldı.

İsmail Heniyye, İran'a silah desteğinden dolayı teşekkür etmekle birlikte, "Arap uyanışı ile İslam dünyası ve Türkiye'nin tavrı Gazze'ye zafer getirdi" diyerek başarının arkasındaki siyasi desteğe dikkat çekti. Ne var ki, siyasi anlamda İslam dünyasındaki potansiyeller harekete geçirilmedi. Arap ülkeleri Filistin için 24 saatliğine bile Amerika ve Avrupa'ya karşı petrol musluklarını kapatma cesaretini ve erdemliliğini gösteremediler. Oysaki petrol silahı tek başına Filistin sorununu çözmeye yeter ve artar bile. Siyonist rejimin en büyük destekçileri Amerika ile Avrupa'dır. Petrol vanalarının bu iki kıtaya kapatılması, bütün siyasi dengeleri değiştirir.

Öte yandan bir haftalık savaş ve ateşkes sürecinde devreye giren ülkelerden hiç biri, savaşı başlatanın suçlu ilan edilmesi, suçlunun cezalandırılması, katledilen çocukların hesabının sorulması gibi konuları gündeme getirmedi. Bir bakıma Siyonist rejimin yaptıkları yanına kar bırakıldı ve bu konular gündeme getirilmeyerek Siyonist rejim korunmuş oldu. Bu, ciddi bir siyasi zaaf idi.

Arap ülkelerindeki imkanların kullanılmamasının temel nedeni, bu ülkelere hükmeden yöneticilerin sefihliğidir. Kendi halklarına karşı aslan kesilen bu yöneticiler, Batı ve Siyonistler karşısında kedi rolü oynamaktadırlar. Katar dış işler bakanı, Arap Birliği dışişleri bakanları toplantısındaki özel görüşmelerin birinde, "İsrail kurt değil, biz koyunuz" dediği medyaya sızdı. Gerçeği itiraf etmiş. İsrail karşısında koyun gibidirler. Keşke kendi halkına karşı da koyun gibi olabilselerdi. Bir yılda 40 binin üzerinde Müslüman öldüren Suriye Baas rejimi, İsrail'in on yılda yapamadığını bir yılda yaptı. Eğer 40 bin Siyonist öldürme cesaret ve başarısını da göstermiş olsaydı yaptıklarına belki tahammül edilebilirdi. Düşmana karşı koyun, kendi halkına karşı aslandır Arap yöneticileri.

Umut edilir ki, Arap ülkelerindeki uyanış süreci sonucunda iş başına gelen yeni yöneticiler Filistin için silahın önemini bir yerlere not eder, gereğini yapar ve Halid Meş'al'in, "Hamas bundan sonra da silahlanacak, bu aşamadan sonra silahlanmaya devam edeceğiz" şeklinde ifadesini bulan kararlılığa silah yardımıyla katkıda bulunurlar. Yoksa bu ateşkes de çok fazla uzun sürmez ve yeni bir cinayet ve facia yakında tekrar eder.

Herkes Filistin için silahın önemini bir yerlere not etsin. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.