1. YAZARLAR

  2. Mehmet Taş

  3. FİKRİ HÜR, İRFANI HÜR, VİCDANI HÜR NESİL – IV
Mehmet Taş

Mehmet Taş

Yazarın Tüm Yazıları >

FİKRİ HÜR, İRFANI HÜR, VİCDANI HÜR NESİL – IV

A+A-

 

Eğitim-öğretim tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Rabbimiz, ilk insanı yaratmasıyla beraber O’nu Rabbani terbiyeden geçirmiş/eğitmiştir. İlk insan/Âdem, haram/yasak filini işlemesi sonucu; cennetten çıkarılarak dünyaya indirilmiştir.

Hazreti Âdem’in tövbe ederek Rabbi katında tekrar değer bulması, bizlere rabbani eğitime ait bir düsturu vermektedir. İblisin yanlış yapması ve cennetten inmesi/alçalması, yanlışından ısrar ederek ebedi hüsrana duçar olması da bizler için Rabbani eğitimin başka bir gerçeğini vazetmektedir. İnsanlar olarak Rabbimizin terbiye ölçüsüne uymamız yükselişimizi; o terbiyeyi ihmal edişimiz ise alçalmamızı/hüsranımızı getirdiğini/getireceğini bizlere bildirmektedir!

İnsan, aklını kendisine verilen fıtrat istikametinde kullandığı takdirde eşrefi mahlûkat derecesine yükselirken; aksi durumda ise esfeli mahlûkat derekesine düşmektedir. Bu değeri koruyabilmesi için, değerin gerçek sahibinin hükümlerine teslim olarak, yaratılış gayesini yitirmemelidir. Rabbimiz şöyle buyurur: “Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur-an kıldık.” (Zuhruf, 3)

İlk insan, hem ilk peygamber ve hem de ilk öğretmendir. Rabbi tarafından en güzel şekilde eğitilmiş, hayatta lazım olacak bilgilerle donatılmıştır. Bu bilgileri, Rabbinden gelen emir üzere diğer varlıklara da tebliğ etmiş ve öğretmiştir. Âlemlerin Rabbi tarafından bu üstün hassalara sahip kılınması nedeniyle diğer yaratılmışların kendisine saygı da bulunması istenmiştir. İblis, bu saygıyı göstermekten ictinab etmiş, emre muhalif hal, tutum ve davranış sergileyerek tard edilmiştir.

İnsanlık tarihi boyunca peygamberler hep insanlara öğretmenlik/mürebbilik etmişlerdir. Sevgili peygamberimiz de şöyle buyurmaktadır: “Allah beni sıkıntı verip zorlayıcı olarak göndermedi. Beni ancak kolaylaştırıcı bir öğretmen olarak gönderdi.” (Müslim, Talak, 29)

Peygamberler, Allah tarafından seçilen en güzel insanlar olup; yine kendi tarafından gelen en güzel hayat düsturlarını/kanunlarını en güzel yollarla insanlara ileten en güzel önderlerdir.

Hazreti Âdem ile başlayan insan/lığ/ın eğitim-öğretim serüveni, insan(lar)ın fıtratını temel almıştır. Bu fıtrat eğitiminde akıl muhatap alınmıştır. Çünkü akıl, insanları diğer tüm varlıklardan farklı bir konuma konumlandırmış, ilahi sorumlulukla mükellef kılınmıştır. Bu akıl nedeniyle insan üretken olabilmiş, terakki etmiştir. Bu aklın verilen düstura uygun kullanılmasıyla insan Rabbini bilmiş, O’na kulluk şerefine ermiş ve cennetle mükâfatlandırılmıştır. Aksi halde hüsrana uğramıştır. Rabbimiz ne güzel buyurmuş: “Ne zaman onlara: ‘Allah’ın indirdiklerine uyun!’ denilse, onlar;’Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız’ derler. (Peki), ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulmamış idiyseler?” (Bakara, 170)

Unutulmamalıdır ki; büyük bir değerin yitirilmesinin karşılığı da büyük olacaktır. Bundan dolayı büyük bir nimet olan aklın amacı dışında kullanılmasının bedeli ağır olmaktadır. İblis, aklını yaratılış gayesinin dışında kullanmış, külli iradeye asi olmuş, kibir ve ırkçılık bataklığına saplanmış ve sonuç olarak ebedi kaybedenlerin ilki olmuştur.

Gerçek bilgiye, aklın yaratılış amacına uygun bir şekilde kullanılmasıyla ulaşılabilinir. Kâinattaki her şeyin insanın hizmetine sunulduğu gibi; bilgi de insana hizmet amacına yönelik olmalıdır. Aklın yaratılış gayesinin dışında kullanılması ile elde edilecek olan bilgi, insana hizmet etmez! Ona tahakküm eder, köleleştirir, eşyalaştırır, inhirafını getirir. Modern çağın getirmiş bulunduğu travmalar, hastalıklar, trajediler, savrulmalar, çözülmeler ve düşmanlıklar bilgisizlikten değil; aklın bu bilgiyi fıtrata uygun olarak elde etmemesi ve fıtrata uygun kullanmamasındandır.

Aklın, kendisine verilen yetileri, yine kendisine verilen kural ve kaideler çerçevesinde kullanması, insanı Rabbinin rahmetine, hikmetine götürür. İnsanı, Rabbi tarafından kendisi için biçilen konuma konumlandırarak; Rabbinin huzurunda izzet sahibi kılar. Hazreti Âdem, başta İblisin hilesine aldanarak, cennetten (bağ-bahçeden) çıkarılmış, ama tövbe etmesi ile Rabbinin rızasını kazanmış ve sonucunda yeryüzünde yaşamaya devam etmiş ve ebedi kurtuluşa mazhar olmuştur. “Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar temiz akıl sahipleridir.” (Zümer, 18)

İblis ise aklını başka mecralara yöneltmiş, yanlışta inat etmiş, fıtrat yasasını çiğnemiş ve ebedi bedbahtsızlığa uğrayanların cehennemliklerin ilki olmuştur.

Kâinattaki her şeyin bir hesaba göre hareket etmesi, canlı-cansız tüm varlıkların Allah’a boyun eğmesi, her şeyin bir ölçüye bağlanması bilinci, insan aklını bu hassas Rabbani ölçüye yöneltir/yöneltmelidir. İnsan, bütün bunlarla sahih ve fıtri bir eğitim anlayışını elde eder. Ruh eğitimi, beden eğitimi, akıl eğitimi, kalp eğitimi, kulluk eğitimi, sadakat eğitimi, nefis eğitimi, irade eğitimi, hilkat eğitimi, suret eğitimi, siret eğitimi ve daha fazlası, Rabbani eğitimin kapsamı içerisindedirler.

Rabbani eğitim, kevni ayetlerle kavli ayetleri bir kılar. Kal ve hal, madde ile mana, canlı ile cansız hâsılı kâinat bir bütünlük oluşturur. İnsan, tabiat ile barışık bir düşünce ve inanç zemininde hayata devam eder. İnsanın bu eğitimi almasıyla yeryüzü barış ve huzur yurduna döner. Yukarıda bahsettiğimiz eğitim alanları elbette geniş içerikler barındırır. Ama tüm bunların özünün belirtildiği bir hadisi şerifi misal vererek yetinmek istiyorum.

Süfyan ibni Abdullah, Efendimize sorar: “Ey Allah’ın Resulü! Bana öyle bir şey söyle ki, artık senden sonra bu konuda hiç kimseye soru sormayayım!” Efendimiz cevaben şöyle buyurur:

“Rabbim Allah’tır de ve sonra dosdoğru ol!” (Müslim, İman, 61)

Allah(cc)’ın mükemmel kâinat düzeni içerisinde insanın da mükemmel bir hayat sürdürebilmesi; ancak ve ancak insanın da bu Rahmet kanununa bağlı olması ile mümkün olacaktır.

Bu kanun üzere eğitim insanı safileştirir, bencillikten alı kor ve dosdoğru kılar.

Bu eğitim ile insanın deruni dünyası mamur olur; halken-hulken bir olur!

Bu eğitim ile insanda vicdan anlam kazanır, merhamet zirve yapar.

Bu eğitim ile Yesribler Medine’ye evrilir, gerçek medeniyetler inşa edilir.

Bu eğitim ile insanlık âleminde barış kök salar, savaşlar, düşmanlıklar son bulur.

Bu eğitim ile insan meleklerden daha üstün bir konuma çıkar.

Kur-an, insan(lığ)ın hayat rehberidir. Bu rehber, yanlışlıkların tümünden beri/münezzeh kılınmıştır ve ferdi/psikolojik ve toplumsal/sosyolojik yaşama dair bütüncül temel kaideleri içerir. Bu bilinç üzere olan insan, çevresiyle savaşmayı değil, uzleti/uyumu temel alacaktır. Tabiata hükmetmeyi değil; tabiat ile ünsiyet kurar, beraber tevhid kanununa teslim olarak yaşar! Hayat örnekliğini, insanlara örnek ve önder olarak gönderilen, rahmet önderi, Resulullah(sav)’den alır.

Hayatın temel kural ve kaidelerine dair bütün beşeri iddialar, önermeler, nakıstır ve kâinat düzenine/sünnetullaha ters bir hal ve yol üzeredirler. Zira kâinatın yegâne yaratıcısı, sahibi ve düzenleyicisi/kanun koyucusu/yöneticisi, insanı da bu kanuna uymakla mükellef kılmıştır. Başka kanunlar koyma, hüküm ihdasında bulunma yetkisini insana vermemiştir, insanı şari kılmamıştır.

İnsan eğer fıtrat yasasını çiğnemeye başlarsa, yeryüzünün en tehlikeli varlığına dönüşür. İnsan akıl, idrak ve irade sahibidir. Bu yetkinliklerini yaratılış gayesine matuf kullanmakla sorumludur. Bu sorumluluğu, yine insan olarak kendi huzur ve güveni, sağlık ve selameti içindir. Tarih boyunca bu yetkinliklerin gayesine matuf olarak kullanıldığında insanlık için söz konusu huzur, güven ve mutluluk sağlanmıştır. Diğer durumlarda ise çok büyük acılara maruz kalınmıştır. Tıpkı günümüzde insanlığın maruz kaldığı acılar, zorluklar ve zorbalıklar gibi.

Rabbim Allah’tır deyip, dosdoğru olanlara selam olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.