1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. F Tipi cezaevleri öldürüyor!
F Tipi cezaevleri öldürüyor!

F Tipi cezaevleri öldürüyor!

A+A-
Tabipler Birliği'nin, tutuklu bulunduğu sırada hastalanması sonucu hayatını kaybeden Ergenekon tutuklusu Kuddusi Okkır'ın ölümüne ilişkin hazırladığı rapor, bir kez daha F tipi cezaevlerinin sonuçlarını ve tahliye edilmeyen hasta tutsakları gündeme getirdi.

TTB Kuddusi Okkır Araştırma Kurulu'nun hazırladığı rapor, bugün İstanbul Tabip Odası'nda yapılan basın toplantısıyla açıklandı. TTB Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Kuddusi Okkır'ın kansere yakalanması ve tahliyesinden beş gün sonra ölmesinin, tutukluların; tutukluluk halinin kaldırılması süreçlerini, sağlığa erişim olanaklarını yeniden tartışmaya açtığını söyledi.

Tecrit, ruh ve beden sağlığını bozuyor

TTB olarak 2000 yılında yayınladıkları “F Tipi Cezaevleri” raporunu hatırlatan Gürsoy, “İfade ettiğimiz gibi; F tipi cezaevleri hücre tipi cezaevleridir. Bunların insan ruh ve beden sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı bilimsel olarak ortaya konmuştur. Okkır'ın yaşamını yitirmesi, F tipi cezaevlerinde yaşanan tecrit ve izolasyonun doğrudan ya da dolaylı sonuçlarından biri olduğu kabul edilmelidir” dedi.

Ardından söz alan Araştırma Kurulu Başkanı Dr. Ali Çerkezoğlu, hazırladıkları raporla ilgili bilgileri aktardı. Bugün cezaevlerinde 86 tutuklu ve hükümlünün ciddi sağlık sorunları nedeniyle yaşam savaşı verdiğine dikkat çeken Çerkezoğlu, “İnsanlığın evrensel değerleri ve toplum vicdanı, tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerine eşit şartlarda ulaşmasını gerektirir” şeklinde konuştu.

Bağımsız muayene komisyonu kurulsun

Adalet ve Sağlık Bakanlığı'nı derhal göreve çağıran Çerkezoğlu, “Ölümcül hastalığa yakalanan onlarca tutuklu ve hükümlünün sağlık durumu derhal kurulacak bağımsız bir muayene komisyonu tarafından değerlendirilmelidir” önerisinde bulundu.

Raporun, “Ceza İnfaz Kurumları açısından yapılan incelemeler” başlıklı bölümünde ortaya çıkan bazı çarpıcı bilgiler şöyle; “Ceza İnfaz Kurumu'nda devamlı kadroyla çalışan hekimlerin bulunmadığı, Ceza İnfaz Kurumu'ndan Sağlık kurumlarına yapılan sevk işlemlerinde belirgin gecikme görüldüğü, Tıbbi kayıtların düzenli tutulmadığı, Hastanın genel durumunda meydana gelen ciddi bozulmaların hasta yakınlarına zamanında bildirilmediği.”

Raporun, “Sağlık Kurumları açısından saptanan eksiklikler” başlıklı bölümünde ise; “Sağlık Kurumları'nın gerek işleyiş gerekse yapılanma bakımından tutuklu ve hükümlülerin tedavi ve takibine uygun olmadığı, bu olayda olduğu gibi hastanın bir bütün olarak değerlendirilip tıbbi takibinin sürekliliğinin sağlanamadığı” ve “Yataklı Tedavi kurumlarında istenilen özelliklerde ve sayıda tutuklu ya da mahkum koğuşu bulunmadığı” ifade ediliyor.  / ATILIM

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.