1. YAZARLAR

  2. Davut Hoca

  3. EZANLA DİRİLİŞ
Davut Hoca

Davut Hoca

Yazarın Tüm Yazıları >

EZANLA DİRİLİŞ

A+A-

 

Paldır küldür yol alıp gidiyoruz şu hayatta. Çoğu zaman kervanları yolda diziyoruz. Bildiklerimizle bilmediklerimizle, doğrularımızla, yanlışlarımızla her an verdiğimiz nefesle akıbetimizi karşılamaya hazırlanıyoruz. Aldığımız her nefes bize hayat verse de dünya hayatının da aynı zamanda tükenişinin ilmiklerini dokuyor. Kum saati gibi akıp giden şu hayatta bazen nefesimizi, bazen de nefsimizi dinliyoruz.

Günde beş vakit yapılan çağrı, bizlere nefsimizi dinlemememizi öğütlese de bazen nefsimize yeniliyoruz. Günah ve haramların tortusu ile biriken nefsin kiri pası, yüreklerin bacasını tıkıyor. Hatta çoğu zaman yürekten geçen damarlarda sadece kan akışına izin verip şuur kanallarını tıkıyor. Tıkanan şuur kanalları, bizi uhrevi boyutumuzdan koparıp dünyaya mıhlıyor. Şeytanın avukatlığını yaptığı nefis, işi kurnazlığa vurup, hem nalına hem mıhına düzenbazlığı ile işi iyice içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Bu sefer zihinler bulanıklaşıyor, hisler ölüyor, duygular köreliyor.

İşte tam da bu anlarda gökyüzüne adeta bir kalem gibi doğrulan minarelerden bir ses yankılanır tüm beşeriyete. ‘Ne olur, yapmayın, etmeyin, aklınızı başınıza devşirin. İçinizdeki insanlık hissiyatını yitirmeyin, ademiyet hukukunuza halel getirmeyin. Bırakın dünya sarhoşluğunu, kanmayın şeytanın yalanlarına, haydi gelin huzura. Sizi huzurdan alıkoyan, huzurunuzu kaçıran, size huzuru çok gören her şeyi elinizin tersiyle itin, ret edin, def edin.’ Uhrevi kaynağından yayılarak gelip dünya semalarında yankılanan bu ilahi ses, günde beş vakit, günü adeta kısımlara taksim ederek, mükemmel bir zaman planlamasıyla akıp gelir. Bir çağlayan gibi, bir şelale gibi şırıldayıp durur tüm gönüllere.

Ezan-ı Muhammedi, bir çağrıdır, bir davettir, bir nidadır, bir haykırıştır tüm insanlığa. Hayatın manifestosunu günde beş vakit, ayrı ayrı nakaratlarda, ayrı ayrı nağmelerle, ayrı ayrı hissiyatlarla haykırır durur. Bu hakikat yolunun haykırışı, ölmemiş kalplere, tükenmemiş gönüllere, yitirilmemiş vicdanlara, yırtılmamış ar damarlarına bir ilaçtır, bir dermandır, bir şifadır. Bu derman günde beş vakit gönüllere huşu, ruhlara dinginlik, kalplere serinlik olur.

Ezan-ı Muhammedi, evrensel, barışçıl, insani bir çağrıdır. Hiçbir renk, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin yapar çağrısını. Ayrıştırmak için değil birleştirmek için, bölmek için değil bölüşmek için, karışık değil barışık bir dünya için yapar çağrısını. Çünkü bu çağrının sahibi, herkesin sahibidir ve hepsini bir etmek, birlik etmek, diriltmek için yaptırır bu çağrıyı. Nitekim tüm insanları cem etmek için camilere çağırır. Haydi, kurtuluşa der, haydi huzura der, haydi birlik olmaya, tevhid olmaya der. Kaybedecek tek bir canımız yok der, kaybetmeye değil kazanmayadır bizim çağrımız der. Bu minvalde, bu çağrının yeryüzündeki en büyük temsilcisi olan Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesselem) bizim için en büyük rol modeldir.

Bu çağrıyı insan kazanmaya, adam kurtarmaya, ateşten can çekmeye, ipten adam almaya olarak görür. Hayatındaki bir kesit, bize adam kazanmanın nasıl olduğunu o kadar güzel anlatıyor ki… Bunu bizzat olayı yaşayan Ebu Mahzûre’nin ağzından dinleyelim; "Peygamber Aleyhisselamın Huneyn dönüşünde, Ci´râne´de, müezzin namaz için kalkıp ezan okudu. Müezzinin sesini işitince, bizler, gizlenmiş olarak, onlarla alay etmiş olmak için, ezanı yüksek sesle tekrarladık. Resûlullah Aleyhisselam: ´Getiriniz bana şu gençleri! Buyurdu. Getirildik, önünde durduk. Bize: ´Haydi, ezan okuyunuz!´ buyurdu. Okuduk. Okuyanların birisi de bendim. Resûlullah Aleyhisselam: ´Sesini en çok yükselttiğini işittiğim, içinizden hanginizdir?´ diye sordu. Arkadaşlarımın hepsi birden beni işaret ettiler. Bunun üzerine, Resûlullah Aleyhisselam onları gönderip beni orada tuttu. ´Bu, işitmiş olduğum ses, ne güzeldir! Kalk, namaz için ezan oku!´ buyurdu. O zaman, bana, Resûlullah Aleyhisselamdan da, onun emrettiği şeyden de daha sevimsiz gelen bir şey yoktu! Resûlullahın önünde ayağa kalktım. Ezan okumayı bana kendisi öğretti ve ezberleterek okuttu. Ezanı okuttuğu zaman, bana bir miktar gümüş para verdi. Elini alnıma koydu. Yüzümü, gözümü, sırtımı sıvazladı ve: ´Allah senin hakkında hayırlı ve mübarek kılsın!´ buyurdu. Bunun üzerine, Resûlullah Aleyhisselama karşı, içimdeki bütün sevgisizlikler gidip, yerine sevgi doldu!” Kendisi, daha sonra ezan okuyanların en gür ve güzel seslisi oldu. Mekke Mescid-i Haram müezzinliği, Peygamberimiz Aleyhisselamın Ebu Mahzûre´yi tayin edişinden başlayarak, oğuldan oğula geçe geçe sürüp gitmiştir. Ebu Mahzûre, Peygamberimiz Aleyhisselamın eli değdi diye saygısından dolayı, alnının saçını hiç kestirmemiştir.

Dünya, şu sıralar belki de zamanının en zorlu virajlarından birine girmiş durumda. Virüs salgını tüm dünyayı dize getirdi. Çok zor durumda kalan bazı Avrupa ülkelerinde ezan okunmasına izin verildi. Artık gayrimüslimler de bu ilahi sesin koruması altına girmek istediler ve bu sesin hoparlörlerden yayılan sıradan bir ses olmadığını ikrar ettiler. Hal böyleyken, kendi ülkemizde, ezanın aslına uygun okutulmayıp evrensel mesajın anlaşılmaması için gayret edildiği zamanları da gördük, okunan ezana tahammülsüzlük gösteren nasipsizleri de görmekteyiz. Buna karşın tıpkı Ebu Mahzûre’nin ezanla dalga geçişine karşı gösterilen Peygamber(sallallahü aleyhi vesselem) tavrını göstermek gerektiği de kuşkusuz ortadadır.

Hz. Peygamberin(sallallahü aleyhi vesselem) yokluğuna dayanamayarak Medine’den ayrılan ve yine O’nu rüyada görmesiyle tekrar Medine’ye geldikten sonra, ısrarlara dayanamayıp sabah ezanını okurken Muhammedun Resullullah dediğinde hıçkırıklara boğularak ağlayan ve Hz.Ömer’in de dayanamayıp onunla birlikte ağladığı Bilal Habeş’ten beridir Ezanı Muhammedi yer ve gök semalarında yankılanmaya devam ediyor ve edecek. Rabbim, Ümmeti Muhammede, Ezanı Muhammedinin çağrısına hakkıyla cevap verecek bir yaşam sürmeyi nasip etsin inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.