1. YAZARLAR

  2. Yaşar ÖZKAN

  3. EVRENİN HAKİKATİNE  SADECE BİLGİ İLE ERİŞİLMEZ
Yaşar ÖZKAN

Yaşar ÖZKAN

Yazarın Tüm Yazıları >

EVRENİN HAKİKATİNE  SADECE BİLGİ İLE ERİŞİLMEZ

A+A-


 

İnsanın hakikat arayışı, insanın kendisine sorduğu sorularla başlar. İnsan kendini ve çevresini tanıdıkça merakı bir o kadar artmıştır. Tanımak istediği bu dünya ve evren, sorularına cevap buldukça daha bir genişlemiş, gizem hakikati daha sarmalayıp saklamıştır. 

Dinler insanın bu varoluş meselesine kolaylık olması dolayısıyla rehberlik etmesine rağmen, insanlar ya kendi birikimlerine göre sentezleyerek işin içinden çıkılmaz bir duruma getirmişlerdir ya da kendi bilgilerini kutsal hale getirerek, hak-hakikat elçilerine sırtlarını dönmüşlerdir. 

Modern batı düşüncesi bu oluşmuş kadim insanlığın bilgi birikimini sanki yeni keşfetmiş gibi kendi medeniyetini kutsayarak, tabiri caizse bilgiyi veya bilimi tanrısallaştırmıstır. 

M.Ö Sokrates, Platon ve Aristo vb. antik çağın Yunan aydınları, varoluş sorununa felsefe aracılığıyla cevap bulmaya çalışmış ve toplumlarına da inanç- maneviyat konularında çeşitli yorumlarda ve özlü sözler söyleyerek felsefenin temellerini atmışlardır. 

Batı, modernizm ile tanışmadan önce yaşadığı ortaçağ demlerinde, Müslümanlar Endülüs ile beraber pik noktasını yakalamış, sadece antik Yunan metinlerini tercüme etmemiş, aynı zamanda mantık ve felsefeyi geliştirerek daha ileriye taşımışlardır. 

Müslüman alimler, ilmin hakikatine veya evrenin hakikatine ulaşmak için sadece(akıl)mantıkla değil, duyu ve sezgilere hükmeden irfan ve hikmet ilimlerinin de beraber var olması gerektiğini vurgulamışlardır. O zaman bu hakikate bir kulak verelim: 
“Dış dünyanın hakikatine ve bu hakikatin gerçek birliğine inanç. Bu hakikatin bir zahiri vardır ve kesret, zahirin zuhur şeklidir. Hakikatin bir de batını vardır. Orada hakikatin ta kendisi, kemal noktasındaki birlik haliyle her türlü ayrışma, tefrika ve kesretten uzaktır. İnsanın da zahirde duyu organları vardır. Bunlar vasıtasıyla  zahiri dünya ile temas halindedir; tefrikalar ve kesretle haşir neşirdir. Ama bir de batındaki hakikat vardır. Bu vesileyle de evrenin hakikatiyle birlik içindedir. İnsan, batın gözüyle hakikati gözlemlemeye nail olabilir. Bu, ancak zahiri alakalardan kurtulduğu aşamada mümkündür."(Îrfan Meselesi: S.Yahya Yesribi)

Görüldüğü gibi dostlar, hakikate her şey gibi somut ve maddi şeylerin bilgisi ile gidilmiyor. Modern Batı uygarlığı, geldiği bu epistomolojiyi tek taraflı hakikatli bir bilgi sistemi olarak sunuyor. Burada insanlığı yanlış yönlendirmiş oluyor. Bütün bu olanlar karşısında  Müslümanlar neden sessiz ve eskisi gibi üretemez hale geldiler. Yani demem o ki bu çağın Müslümanları, bin-bin iki yüz yıl önceki alimlerin bilgi seviyesinde bile değiller. “Oku" emrinin muhatapları olarak bizler hala bu çağda bilgi kaynaklarımızı ya tanımıyor, ya da ulaşmak için gerekli olan çabayı sarf etmiyoruz. 

Allah hakikate ulaşma yolunda ilmimizi, idrakimizi ve çabamızı artırsın. Bilginin ahlakını bize öğreterek, basiret ve ferasetimizi açsın inşallah.

 

          

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum