1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Erzincan Ergenekon davasında beraat
Erzincan Ergenekon davasında beraat

Erzincan Ergenekon davasında beraat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, İlhan Cihaner ve emekli Orgeneral Saldıray Berk'in de aralarında olduğu 14 sanığın yargılandığı Erzincan Ergenekon davasında tüm sanıkların beraatlarına karar verdi. Davanın savcıları hakkında ise suç duyurusunda bulunuldu.

A+A-
 

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner ve emekli Orgeneral Saldıray Berk'in de aralarında olduğu 14 sanığın yargılandığı Erzincan Ergenekon davasında tüm sanıkların beraatlarına karar verdi. Mahkeme ayrıca davanın soruşturma ve kovuşturma evresinde hukuka aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle başta savcı Osman Şanal ve savcı Taner Aksakal olmak üzere yargı mensupları ile kamu görevleri hakkında HSYK'ya suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Yargıtay Genel Kurul Salonu'ndaki duruşmada Cihaner ve bazı sanıklar hazır bulundu, duruşmadan vareste tutulan Orgeneral Berk ise katılmadı.

Duruşmayı bazı CHP milletvekilleri ile YARSAV Başkanı Murat Arslan ve bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri de izledi.

“Kendilerine karşı çıkan her şeyi teslim almak için çalıştılar”

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı'nın esas hakkındaki mütalaasını vermesinin ardından son savunmasını yapan Cihaner'in avukatı Turgut Kazan, delil yetersizliği ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleriyle beraat kararı verilmesinin bu dava için yeterli olmayacağını söyledi.

Sanıkların hayatlarının söndürüldüğünü, görevlerinde yükselmelerinin engellendiğini, suçlu olmadıkları halde cezaevinde tutulduklarına dikkati çeken Kazan, "Bunların hepsi yargı formatında yapıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri, MİT dâhil, kendilerine karşı çıkan her şeyi teslim almak için çalıştılar. Tuzak, kumpas, ne derseniz deyin ama bunun sonunda bir şey yapmak lazım. Delil yetersizliği veya suç oluşmadığı için tüm sanıkların beraatine karar verilmesi asla yeterli değildir" diye konuştu.

"Paralel Yapı denilen bu grubun ilk adımı…”

Kazan, Silahlı Kuvvetler ve MİT'i teslim almak için Erzurum ve Erzincan'da bir planın devreye sokulduğunu savunarak, bunun da dönemin özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal eliyle yapıldığını öne sürdü.

"Suç duyurusu formatında, hücum, saldırı ve taarruz çizgisinde bu görevi yapmaya çalışacağım" diyen Kazan, bugünlerde "Paralel Yapı" denilen bu grubun ilk adımını, Van 100. Yıl Üniversitesi soruşturmasıyla attığını anlattı.

Turgut Kazan, o günden beri Silahlı Kuvvetler, MİT, savcı, istemedikleri tüm kesimleri teslim alma girişiminin başladığını ifade ederek, şunları dile getirdi:

"Bu, bir suç örgütüdür, Türkiye'yi ele geçirmek için yargı formatını kullanmaktadır, o günden beri söylüyorum. Burada bunu anlatmak zorundayız. Bu dava, Erzincan'da müvekkilimin yürüttüğü İsmail Ağa ve Gülen soruşturması nedeniyle açılmış bir davadır. O nedenle başlamıştır. Anlı şanlı bir bakanın telefonu sekiz sütuna manşet olmuştu. Soruşturmayı bırakması için başsavcıya rica edildi, uyarıldı ama Cihaner, 'Yasa neyse onu yapacağım' deyince, özel yetkili savcı eliyle bunlar icat edildi. Bunlardan mutlaka hesap sorulmalı. Böyle seyredemeyiz."

Cihaner'in son savunması

CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner de esas hakkındaki savunmasında, gizli tanıklarla uzatılan koruma tedbiri kararlarının kaldırılmasını istedi.

İddia makamı, "delil yetersizliğinden" tüm sanıkların beraatine karar verilmesini istemişse de bu gerekçeye katılmadıklarını belirten Cihaner, haklarında dava açılmasına dayanak oluşturulan, "Albay Dursun Çiçek'in Erzincan'a gelip, toplantı yaparak İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nı hayata geçirdiği" yönündeki iddianın çöktüğünü söyledi.

Ortada işlenmiş herhangi bir suç bulunmadığını ifade eden Cihaner, "Ortada 'Ergenekon' diye bir örgüt yok, darbe yok, darbe planı yok. O zaman beraat için 'delil yetersizliğinden' farklı bir karar verilmesi gerekiyor" dedi.

Recep Gençoğlu'nun savunması

Eski Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu da bu kadar hukuki saçmalıktan sonra savcının mütalaasını dinlemenin hukuk adına sevindirici olduğunu vurguladı.

Gençoğlu, şunları söyledi:

"Bize bu kumpası hazırlayan kişiler ve onların tetikçiler, zeka olarak vasatın altında kişilerdi. Bulundukları konuma akıl, bilgi ve tecrübeyle değil, cemaat yardımıyla, iteleyerek gelmiş insanlardı. Dolayısıyla kumpası kurarken zayıf kalmışlardı. Bu nedenle hukuk fakülteleri ve polis, jandarma mekteplerinde özel ders konusu yapılabilecek hatalar yaptılar. Çözülmesi de bu yüzden basit oldu. Bu kumpası kuran düşük zeka seviyesindeki insanların ve onların tetikçiliğini yapan küçük insanların kimler olduğu, önümüzdeki günlerde yapacağımız hukuki müracaatlar sonunda mahkemelerce ortaya çıkarılacaktır."

Son sözleri sorulan sanıklar, beraatlerine karar verilmesini istemişti.


 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.