1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Ergenekon’u İsrail’e götüren Şahin’in şifresi
Ergenekon’u İsrail’e götüren Şahin’in şifresi

Ergenekon’u İsrail’e götüren Şahin’in şifresi

A+A-

Ergenekon zanlısı eski Özel Harekatçı İbrahim Şahin'in Türkiye'nin İsrail ile henüz resmi anlaşmalar yapmadığı 1993 yılının Eylül ayında İsrail'e davet edilmesi ve orada yaptığı gizli temasların Ergenekon davasında gündeme gelmesi bekleniyor. İbrahim Şahin ile birlikte Mehmet Ağar, Ertuğrul Ogan ve Korkut Eken 1993 yılının Eylül ayında İsrail hükümetinin davetiyle İsrail'e giderek, burada bir dizi temaslarda bulunmuştu. Türkiye'den İsrail'e Emniyet'ten ya da başka bir resmi kurumdan bu tarihe kadar bir resmi ziyaret gerçekleşmemişken, Şahin ve ekibinin bu seyahatinden dört ay sonra İsrail Cumhurbaşkanı Ezer Weizman Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmiş ve iki ülke arasındaki ilişkiler süreci başlamıştı. "Terörle mücadele konusunda gelişen yeni teknolojiyi ve yöntemleri yerinde görmek" olarak açıklanan bu ziyaretten sonra Türkiye ile İsrail arasında "ilkler" yaşanmaya başlanmış ve dönemin İsrail Cumhurbaşkanı Ezer Weizman 25 Ocak 1994 günü Türkiye'yi ziyaret ederek, iki ülke arasındaki ilişkileri resmen başlatmıştı.

TÜRKİYE-İSRAİL SÜRECİNİN ÖNCÜLERİ

İbrahim Şahin ve ekibinin İsrail'e gerçekleştirdiği 'gizli' ziyaretle ilgili olarak 2005 yılında hayatını kaybeden ve Susurluk'taki kayıp silahlar için 'devlet sırrı' diyen silah tüccarı Ertaç Tinar, gazeteci Faruk Mercan'a ilgili ilginç açıklamalarda bulunmuştu. Tinar, "Uluslararası üst düzey arkadaşlarımla birlikte üç ay süren bir çalışma yaptım. Bu çalışmanın sonucu Fransa, İngiltere, İsrail menşeli teknolojilerle Emniyet'in önüne çıktım. 50 yıla yakın bir zaman içinde terörle iç içe yaşayan ve bu konuda Batının da desteğini sağlamış olan İsrail'in anti terör konusunda bilgisinin en ileri olacağı noktasında fikirlerimiz birleşti. Diğer ülkeleri bir tarafa bırakarak İsrail'de karar kıldık... 1993 yılı Eylül sonunda Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken ile İsrail hükümetinin de bilgisi dâhilinde davet edildiler ve gidildi. Maksat anti terörle ilgili gelişen teknolojiyi ve tatbiki çalışmaları yerinde görmekti... O devrede Türkiye ile İsrail arasında resmi bir yakınlaşma yoktu. Ancak Amerika, İsrail ve Türkiye'ye ayrı ayrı tavsiyelerde bulunarak yakınlaşmalarını, bölgede müşterek bir güç oluşturmalarını, Mısır ile birlikte bir emniyet üçgeni sağlamalarını istiyordu... Monte Carlo'da 'Türkiye'ye yüksek teknoloji vermenin zamanı gelmiştir' diyen ve ambargoyu umursamayan dostlarımın milliyeti İsrail, dinleri Yahudi idi dersem, siz ne düşünürsünüz? Beni yönlendirmiş olabilirler mi? Türkiye Cumhuriyeti Devleti yetkilileri bu yaklaşımı İsrail ile işbirliğinin köprüsünün kurulması için değerlendirmiş olamazlar mı?.. Bu seyahatte dört gün süre ile gece gündüz çalışma yapıldı. Yüksek teknoloji çalışmaları yerlerinde görüldü. Yirmiye yakın fabrika gezildi. İsrail özel harekât timinin kampı ziyaret edildi, gündüz ve gece çalışmaları gözlendi, eğitim çalışmaları hakkında bilgi alındı..."

GENELKURMAY'IN TALEP ETTİĞİ SİLAHLAR YER ALTINA MI GÖMÜLDÜ?

28 Şubat sürecinden sonra Emniyet'in elindeki ağır silahlar Genelkurmay Başkanlığı tarafından istenmiş ve bu konuda çok ciddi tartışmalar çıkmıştı. Silahlarla ilgili silah tüccarı Ertaç Tinar ve Mehmet Ağar 'devlet sırrı' ifadelerini kullanırken, Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı'na bir yazı göndererek, silahların iadesinin sağlanmasını resmen istemişti. Daha da ileri gidilerek Mehmet Ağar'a gayri resmi yollardan "Bir ülkede iki ordu birden olmaz. Tek ordu olur. Emniyet'teki tüm silahlar teslim edilsin" şeklinde mesajlar gönderildiği belirtilmişti. İbrahim Şahin'in krokilerinden ortaya çıkartılan ve henüz çıkartılamamış olan cephaneliklerin, 28 Şubat döneminde Genelkurmay'ın Emniyet'ten talep ettiği silahlar olup olmadığı sorusu anlam kazandı.

MOSSAD'A ÖDENEN PARA, SİLAH TACİRİ TİNAR'IN HESABINDAN

İbrahim Şahin ve ekibini İsrail ile tanıştıran silah tüccarı Ertaç Tinar ile ilgili olarak ortaya çıkan iddialardan biri de, Tinar ve İsrailli üç arkadaşının, Musevi asıllı İşadamı Üzeyir Garih ile öldürülmeden bir gün önce görüştükleri olmuştu. Ertaç Tinar, Mehmet Ağar döneminde 1993'ten itibaren İsrail'den getirilen silahların ve PKK lideri Abdullah Öcalan'ı ortadan kaldırmak için İsrail gizli servisi MOSSAD ile yapılan anlaşmanın aracılığını da yaptığı iddia edilirken, bu işler için İsrail'daki makamlara yapılan ödemelerin, Tinar'ın İsviçre'deki banka hesapları aracılığıyla gönderildiği söylenmişti.

MUHAMMED FATİH ERDOĞAN / VAKİT

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.