1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Ergenekon Türkiye'nin kara kutusu!
Ergenekon Türkiye'nin kara kutusu!

Ergenekon Türkiye'nin kara kutusu!

A+A-
Haşimi, Türkiye'deki karanlık ilişki ve derin bağlantıları saklayan bu karakutunun deşifre edilmeden PKK da dâhil ülkedeki çete ve terör örgütlerin önüne geçilemeyeceğini iddia etti. Haşimi, 12 yıl önce Meclis Komisyonu olarak hazırladıkları raporun dikkate alınmış olsa bugün Ergenekon denilen örgütün olmayacağını ileri sürdü. Haşimi, o yıllarda hazırladıkları raporun geri çekilmesi için Ergenekoncular tarafından onlarca kez tehdit edildiğini de söyledi.

Güneydoğu Anadolu'nun en köklü ailelerinden birine mensup olan Haşim Haşimi, 1984-89 yılları arasında Cizre Belediye Başkanlığı yaptı. Ardından 20 ve 21. dönem Diyarbakır milletvekili olarak Meclis7e girdi. Şimdi ise Toplum Sorunlarını Araştırma Vakfı (TOSAV) ile sivil toplum hizmeti veriyor.

Milletvekilliği döneminde de Doğu ve Güneydoğu sorunları ile yakından ilgilenen birisi olarak Cihan Haber Ajansı muhabirine Ergenekon'dan PKK'nın son saldırı ve eylemlerine kadar çeşitli konularda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Haşimi, 1984-1999 yıllarında Türkiye'nin doğu ve güneydoğusundaki silahlı çatışma ortamında, PKK'nın yaptığı baskılar olmak üzere, jandarma ve korucular tarafından köylerinden göçe zorlanan 5 bin kişi ile yüz yüze görüştüklerini söyledi. Doğup büyüdükleri toprakları terk etmenin bölge insanı üzerinde derin maddi ve manevi yaralar açtığını söyleyen Haşimi, bu araştırmaları yaparken, derin bağlantılarla karşılaştıklarını söyledi.

TERÖR MÜCADELE ADI ALTINDA ÇETELEŞTİLER

Yaptıkları araştırmalarda Türkiye'nin başını ağrıtan birçok kirli ilişkiyi ve derin bağlantıyı deşifre ettiklerini ifade eden Haşimi, bunların başında hukuksuzluğun ve çeteleşmenin geldiğine dikkat çekti. Haşimi, özellikle, JİTEM ve Özel Kuvvetler'in güvenliği bahane ederek her türlü yöntemi mubah gördüğünü iddia etti. Haşimi, "Yaptığımız araştırmalarda birçok kurumun da çeteleştiğini gördük. Özellikle Doğu ve Güneydoğu'da PKK'ya karşı güvenlik stratejisini ön planda tutan bazı yönetici ve askerlerin gruplaşıp çeteleşerek her türlü keyfiliği yaptığını o gün tespit ettik. Yine her türlü eylem ve tasarrufu kendi hakkı gibi görme, uyuşturucudan, silaha siyasi partileri yönlendirmesine kadar her iş vardı." dedi.

ERGENEKON'U 12 SENE ÖNCE GÖRDÜK AMA TANIMLAYAMADIK

Haşimi, dönemin şartları içerisinde el yordamı ile yaptıkları çalışmalar sonucunda varlığı tam olarak belli olmayan ancak bugün gelinen noktada Ergenekon olarak tanımlanan yapının karşılarına çıktığını da açıkladı. Ergenekon'u 'Türkiye'nin karakutusu' olarak nitelendiren Haşimi, bu kutunun açılması halinde Türkiye'deki tüm derin olayların gün yüzüne çıkacağını söyledi. Bugün bazı grupların davayı sulandıra çabalarının ise bu sonuca ulaşmayı engelleme amacı taşıdığını ifade etti. "Türkiye, PKK sorunu da dahil eğer yüklerinden kurtulmak istiyorsa her şeyden önce Ergenekon'dan kurtulması lazım." diyen, Haşimi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ergenekon Türkiye'nin kara kutusudur. Bu karakutu açılırsa Türkiye'deki tüm kirli bağlantılar gözler önüne serilecek. Ancak açılmazsa Ergenekon ile ilgili faaliyet ve çabalar hem hukuki, hem de siyasi olarak kadük kalacaktır. Bunun için adalet sisteminin iyi çalışması lazım. Süreç içinde hükümete karşı bir yapı haline gelmişse de olması gereken hem hükümet, hem muhalefet hem medya, hem de STK'ların Türkiye'nin geleceği adına Ergnekon'a karşı ortak bir tavır alması gerekiyor. Bunu siyasi çakırlara kurban edersek Türkiye büyük zarar görür."

BÜYÜK ENGELLERLE KARŞILAŞTIK

Haşimi, hem yaptıkları araştırmaları esnasında, hem de raporun TBMM'ye sunulması sırasında büyük zorluklarla karşılaştıklarını iddia etti. Kendisinin, 10'dan daha fazla suikast girişimine maruz kaldığını anlatan Haşimi, raporun geri çekilmesi için ismini vermediği üst düzey görevliler tarafından uyarıldığını iddia etti. Tüm baskılara rağmen raporu Meclis'e getirdiklerini anlatan Haşimi, "Raporda önlem alınmadığı takdirde kontrolsüz bir güç haline gelebileceğini, dolayısıyla bunun kurumları da yıpratacağı, bu çeteleşmenin temizlenmesi için bir çağrı yapmıştık. Ancak bu tespiti yaparken çok ciddi baskılara maruz kaldık. Raporun geri çekilmesi için önemli insanlar tarafından adeta tehdit edildik. Çünkü raporda demokratik ortamı rahatsız edecek bir sürü şey vardı. OHAL uygulamaları, faili meçhuller aldı başını gitti. Yasa dışı terörist örgütle çatıştığını yasal olmayan eylemleri, kendinde bir hak olarak görüyorlardı. O zaman eğer bu tespitlerimiz üzerine devletin kurumları üzerlerine düşeni yapsaydı bugün Ergenekon çetesiyle karşı karşıya kalmazdı."

KÜRT SORUNU İÇİN ATILAN ADIMLARI SABOTA EDİLDİ

Haşimi, Türkiye'de PKK gibi bazı grupların varlığını güç ve şiddet üzerine bina ettiklerini söyledi. Bunların arkasında Ergenekon'un yanı sıra terör örgütünün olduğunu iddia eden Haşimi, "Ergenekoncular, 25 yıldır süren şiddet zemini olmasaydı kurulmazdı. Kurulsa bile talep görmezdi. Güneydoğu'daki çatışmaların araştırılması lazım. Bu yapılırsı çok daha kapsamlı netleştirici bir tablo ortaya çıkar." şeklinde konuştu.

İddianamede Ergenekon ile PKK arasında ilişki olduğunun kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Haşimi, Ergenekon'un çözülmesi durumunda bunun daha net bir şekilde da ortaya çıkacağını söyledi.

DTP ERGENEKON KONUSUNDA DİK DURMADI

Haşim Haşimi, DTP'nin Ergenekon konusundaki tavrını da eleştirdi. DTP'nin bu süreçte dik durmadığını, çelişkili açıklamalar yaptığını hatırlattı. Haşimi, bu görüntünün de kendilerini sanki Ergenekon yanlısıymış gibi gösterdiğini söyledi. DTP'nin Ergenekon davasına müdahil olmak istediğini açıkladığını, ancak bunun ötesinde bir şey yapmadığını kaydeden Haşimi, "Ben DTP'lerin yerinde olsam Ergenekon örgütünün bütün iç yüzünün bütün çıplaklığı ile ortaya çıkması için Türkiye'nin her yerinde demokratik ve legal etkinlikler düzenlerdim. Çünkü Ergenekon'dan en ciddi sıkıntıyı bu kesim çekmiştir. HEP'den DEP'e kadar bugüne kadar binlerce parti üyesi faili meçhule kurban gitti. Yüz binlerce insan başka bölgelere gitmek zorunda kaldı. İddianamede, çok zaman hiçbir olayı uzun süre karanlıkta bırakmaz. Bunun üzerine gitmeyen kurum ya da siyasiler olursa toplum bununla ilgili değerlendirmesini yapar."
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.