1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. ERGENEKON FIS ÇIXMAĞA DAVAM EDİR
ERGENEKON FIS ÇIXMAĞA DAVAM EDİR

ERGENEKON FIS ÇIXMAĞA DAVAM EDİR

A+A-

Türkiye’nin, Azerbaycan makamlarına Ergenekon terör örgütüyle bağlantılı kişilerin listesini verdiği iddia ediliyor.

Türkiye’nin Azerbaycan makamlarına verdiği listede isimleri bulunan bazı kişilerin, devlet kademelerinde etkili görevlerde olduğu ileri sürülüyor. Bu nedenle Ermeni sınırının açılması iddiasını bahane eden Ergenekon örgütü bağlantılı kişilerin, Türkiye aleyhine çalıştığı öne sürülüyor.

ALİYEV TÜRKİYE ALEYHİNE KIŞKIRTILDI

İddiaya göre Türkiye, Azerbaycan’daki Ergenekon örgütüyle bağlantılı kişilerin listesini Azeri makamlara verdi. Türkiye’nin verdiği listede devlet kademelerinde etkili görevlerde olan birçok kişinin de ismi bulunuyordu. Türkiye ayrıca Ergenekon bağlantılı bazı sivil kişileri de sorgulanmak üzere Azeri makamlardan istedi. Türkiye’nin Ergenekon’un Azeri ayağına yönelik bu şok girişimi ve talebi, devletin yüksek kademelerinde deprem etkisi yarattı.

Bunun üzerine Türkiye’nin Ermenistan ile anlaşma sağladığı ve Ermenistan sınırının açılacağı iddiası bahane edilerek Türkiye aleyhine girişimlere başlanıldı. Devlet kademelerindeki Ergenekon bağlantılı kişiler, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’i Türkiye aleyhine kışkırttı. Aliyev’e Türkiye’nin gizlice Ermenistan’la anlaştığı söylenerek dezenformasyon dolu bilgiler verildi.

Ergenekon’la bağlantılı sivil kanatta yer alan işadamları ve diğer kişiler de Türkiye aleyhine kamuoyu oluşturmak için büyük bir kampanya başlattı. Türkiye’yle iplerin koparılarak ilişkilerin askıya alınması için Azerbaycan’daki Ergenekoncuların kontrol ettiği medya organları kampanyaya destek verdi.

PANİĞE KAPILANLAR ORTADAN KAYBOLDU

Türkiye’nin, ET֒yle bağlantılı kişilerin isimlerinin bulunduğu listeyi Azerbaycan devletine vermesi üzerine, paniğe kapılan bazı kişilerin ortadan kaybolduğu, hatta ülkeyi terk ettiği iddia ediliyor. Azerbaycan’da Türkiye’nin bazı örgüt üyelerini istemesini engellemek ve listenin etkisini kırmak amacıyla Ermenistan sınırı bahane edilerek Türkiye aleyhine geniş çaplı bir kampanya başlatıldı.

Türkiye aleyhine başlatılan kampanyanın başını çeken isimlerden biri olan Azeri-Türk Kadınlar Birliği Başkanı Tenzile Rüstemhanlı’nın ismi, Ergenekon iddianamesinde geçiyor. İddianamede Rüstemhanlı’nın örgüt üyeleriyle ilişkisi anlatılıyor. Ergenekon davasının tutuklu sanığı Sevgi Erenerol’un savcılık ifadesinde de Rüstemhanlı’nın ismi geçiyor. Ayrıca iddianamede Tenzile Rüstemhanlı’nın eşi Sabir Rüstemhanlı’nın ismi de geçiyor.

Azerbaycan’da yükselen muhalif sesin önde gelen isimlerinden Rüstemhanlı, Ergenekoncularla birlikte hareket ettiği iddialarını yalanlayarak “Hiçbir zaman bir çetenin üyesi olmadım. Yargı önünde hesap vermeye hazırım" dedi. Ancak Ergenekonculara en büyük destek Rüstemhanlı’dan gelmişti. Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz ve Sevgi Erenerol Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alındığında basın toplantısı düzenleyen Rüstemhanlı, sanıkların bırakılmasını istemiş ve operasyona sert tepki göstermişti. Tenzile Rüstemhanlı aynı zamanda Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz ve Sevgi Erenerol’la birlikte Dünya Azerbaycanlılar Kongresi’nin üyeleri arasında yer alıyor. 

AZERİ BASININA FARKLI TÜRKİYE BASININA FARKLI KONUŞTU

Dün hakkındaki Ergenekon iddialarıyla ilgili Bugün gazetesine konuşan Tenzile Rüstemhanlı, Veli Küçük’ü tanımadığını iddia etti. Oysa Rüstemhanlı, 1 Ağustos 2008 tarihinde Ergenekon davası karşıtı Azeri Yeni Çağ gazetesine farklı konuşmuştu.

Veli Küçük’le sadece 2 kez görüştüğünü iddia eden Rüstemhanlı, Bugün gazetesine Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz ve Sevgi Erenerol ile ilişkisini ise şöyle anlattı: “Küçük’ü Azerbaycan’da en son tanıyanlardan birisiyim. 1992’den beri Küçük Azerbaycan’da var. Kendisiyle iki defa Dünya Azerbaycanlılar Kongresi’nde görüştüm. O da kongrenin üyesidir. Küçük ne yapar, bilmem. Sadece Azerbaycan adına konuşmalar yapıp onu takdir ettim. Kerinçsiz ve Sevgi Erenerol Ermeni lider Koçaryan’ın Hocali katliamındaki rolünü ortaya koyuyorlardı. Bu nedenle onları Azerbaycan’a davet ettim. Bu işle ilgili savcı ile görüştürdüm o kadar."

Oysa Aynı Tenzile Rüstemhanlı Azeri Yeni Çağ’a Ergenekoncularla ilişkisini şöyle anlatıyor:

“Ben Türkiye’de tutuklananların da suçlu olduğuna inanmıyorum.

‘Tutuklananların savunması için hangi adımları atacaksınız?’ Sorusu üzerine;

İlk günden Sabir beyle birlikte onları savunmaya başladık. Gerekirse yine savunuruz. En azından bu adamlar –Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz bizim aile dostlarımızdır. Onların masumiyetine inanıyoruz. Veli Küçük Paşa’yla ilgili söylenenlerden haberimiz yok. Biz onu Azerbaycan ismini duyduğunda gözleri dolan birisi olarak tanıdık. Sevgi hanıma karşı ileri sürülen ithamların gerçekle alakası olmadığına kesinlikle inanıyorum. Bunlar mahkemede ortaya çıkacak.”

TÜRKİYE BAKܒYE İSTİHBARATÇI GÖNDERDİ

Türkiye’nin Ermenistan sınırını açacağı yönündeki iddialar üzerine Azerbaycan ilk defa bu tonda sert tepki gösterirken, geçtiğimiz aylarda Ergenekon davasında yargılananların Azerbaycan bağlantılarını araştırmak için Bakü’ye, Türkiye’den bir grup ajanın gönderildiği ileri sürülmüştü. Azerbaycan’ın “Yeni Müsavat” gazetesinin manşetten duyurduğu habere göre, Ergenekon sanıklarının, özellikle de Emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün bağlantılı olduğu kişilerle görüşmeler yapılması hedeflendiği öne sürülüyordu.

Haberde, gerekli görüldüğü takdirde bazı kişilerin sorgulanmak üzere Türkiye’ye götürüleceği de iddia ediliyordu. Türkiye’den giden ekibin görüşmek istediği kişilerin başında, 8 Şubat’ta “Veli küçük’le röportaj” yazısını hazırlayan “Zabil Mügabiloğlu” adlı Azeri gazetecinin bulunduğu bildiriliyordu.

 

“ERGENEKON FIS ÇIXMAĞA DAVAM EDİR”

Azerbaycan basınında Ergenekon terör örgütü davasıyla ilgili ilginç değerlendirmeler yer alıyor. Ergenekon davası karşıtlığında başı çeken ve Türkiye’nin Ermenistan sınırını açacağı yönündeki iddialar üzerine Azerbaycan’da yükselen muhalif sesin öncülüğünü yapan Azeri Yeni Çağ gazetesindeki Ergenekon değerlendirmeleri dikkat çekiyor. Ayrıca Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz ve Sevgi Erenerol’un da aralarında bulunduğu kişilerin Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınması üzerine, Tenzile Rüstemoğlu’yla birlikte basın toplantısı düzenleyerek Ergenekonculara destek verenler arasında Yeni Çağ Gazetesi Yayın Yönetmeni Akil Askerov da bulunuyordu. 

Azeri Yeni Çağ gazetesinde Ergenekon’la ilgili yer alan bazı haber başlıkları ve spotları şöyle:

Hurşit Tolon’un İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edilmesi üzerine gazetede 8 Şubat tarihinde yer alan haber:

Ergenekon fıs çıxmağa davam edir

Fətullahçıların “Ergenekon”un lideri adlandırdıqları general Hurşit Tolon dəlil yetərsizliyi səbəbindən azadlığa çıxdı

Zekeriya Öz’ün, Öldürülen Dost Tarikatı lideri İhsan Güven davasına bakan mahkemeye şarkıcı Çelik’le ilgili gönderdiği yazı üzerine, Azerbaycan’da bulunan Çelik’in yaptığı açıklamanın başlığı, 12 Mart tarihli 2009 tarihli Yeni Çağ gazetesinde şöyle yer aldı:

Çelikdən Zəkəriyyə Özə sillə kimi cavab

1 Aralık 2008 tarihinde Tuncay Güney’le ilgili gazetede yer verilen araştırma haberin başlık ve spotu:

Tuncay Güneyin yüksəlişində Fətullah Gülən faktoru

Hər daşın altında çıxan Tuncay Güney əslində kimə işləyir

xalası oğlu tərəfindən fətullahçı olmaqda ittiham olunan prokuror Zəkəriyyə Öz nədən “Ergenekon”unkilid ismi Güneyi Kanadadan Türkiyəyə dəvət etməyə ehtiyac görmür?

 

Tuncay Özkan’ın da aralarında bulunduğu kişilerin Ergenekon’dan gözaltına alınması üzerine 25 Eylül 2008’de gazetede yer alan haber:

 Türkiyə iqtidarının “Ergenekon” qılıncı

AKP iqtidarının “Dəniz Fənəri” kimi ciddi korrupsiya qalmaqalları ilə üzləşdiyi bir vaxtda daha bir qrup hökumət əlehdarı həbs edildi

Türkiyədə “Ergenekon” adı verilən əməliyyatın əslində AKP iqtidarına qarşı çıxan şəxsləri zərərsizləşdirməyə xidmət etdiyi dünən bir daha görünüb. Dünən səhər tezdən bu əməliyyat çərçivəsində həbslərin növbəti dalğası başlayıb və bu dəfə başda AKP iqtidarını sərt tənqid edən “Kanaltürk” telekanalının keçmiş sahibi, hökumətə qarşı müxtəlif aksiyalar təşkil edən Tuncay Özkan başda olmaqla bir qrup jurnalist, keçmiş polis rəisi, prokuror və digərləri həbs ediliblər. Həbslər bu dəfə də səhərə yaxın, eyni vaxtda saxlanılan şəxslərin evlərinə və iş yerlərinə antiterror polisi tərəfindən basqın edilməklə aparılıb.

12 Şubat 2008 tarihinde  gazetede Ergenekon’la ilgili yer alan bir diğer haber de şöyle:


Ergenekon" qalmaqalı PKK-nın dəyirmanına su tökür

Türkiyədə nə baş verir? - Ortada tutarlı dəlil-sübut olmadığı halda medianın “Ergenekon”u az qala terror təşkilatı kimi təqdim etməsi bəzi dairələr tərəfindən PKK terroruna haqq qazandırmaq üçün istifadə oluna bilər - Zərbə altında qalan milliyyətçilərin manevr imkanlarının azalması Türkiyə dövlətçiliyinə qarşı ən müxtəlif təhlükələrin reallaşmasına səbəb ola bilər, türban formulunun ilkin mərhələdə uğur qazanması da bunun ilkin işartısıdır –

 

ERGENEKON AZERBAYCAN'DA DARBE YAPACAKTI

Ergenekon terör örgütünün 1995 yılında Azerbaycan'da Elçibey'i iktidara getirmek için Aliyev'i devirmeyi planladığı iddia edilmişti.

Azerbaycan Eski Devlet Başkanı Ebulfeyz Elçibey, Ergenekon'un tutuklu sanığı Emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün akrabası. Ergenekon örgütünün Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'i devirip, Ebulfeyz Elçibey'i yerine geçirmeye çalıştığı ancak darbenin son anda başarısızlıkla sonuçlandığı ileri sürülmüştü.

Yine iddiaya göre Azerbaycan darbesini en çok Veli Küçük istiyordu. Veli Paşa, Azerbaycan'da Elçibey'i kullanarak yönetimi ele geçirmek, ardından da emekli olunca Bakü'ye yerleşmek istiyordu.

KÜÇÜK YÜKSEK MAKAMLARA ERGENEKONCULARI GETİRMEK İÇİN ÇALIŞTI

17 Haziran 2008’de tanık olarak ifade veren Mehmet Eymür, Küçük’ün Azerbaycan ve Irak’ta bazı yapılanmalar içinde olduğunu, Dışişleri Bakanlığı ve MİT’in Küçük’ün bu yapılanmasından rahatsız olduğunu belirtmişti. Veli Küçük’ün bu konuda ikaz edildiğini de anlatan Eymür bu oluşumu Küçük ve bazı arkadaşlarından duyduğunu, bu yapılanmaların Azerbaycan’da Aliyev karşıtı kişilerin yüksek makamlara gelmesi, Irak’ta Kerkük’ün Türk kimliğinin korunması gibi çalışmalar içerdiğini iddia etmişti. Eymür ifadesinde Küçük’ün özellikle Kerkük’te Yusuf Ziya Arpacık gibi bazı milliyetçi savaşçı diye tabir edebileceği kişilerle irtibatı olduğunu, bu ilişkilerin devletin üst kademelerini rahatsız ettiğini duyduğunu, kendisine bir kez “Paşam bu Türk’leri bir araya getirmeyi bırak Türkiye elden gidiyor onu kurtarmak lazım” dediğini, kendisinin Azerbaycan’da ve Kerkük’teki faaliyetleri ile ne amaçladığını tam olarak bilmediğini söylemişti.

Haber: Erol Metin/Aktifhaber

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.