1. YAZARLAR

  2. Halis AÇAR

  3. Ergenekon Devletin Kendisidir
Halis AÇAR

Halis AÇAR

Halis AÇAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Ergenekon Devletin Kendisidir

A+A-

Ergenekon davasında artık yeni bir aşamaya gelindi Statükocu Kemalist rejim savunucuları , bir kısım medya ve TSK`nin bütün engelleme , desinformasyon çabalarına rağmen bu kirli yapı açıklarını saklayamaz duruma geldi.

Dikkat edilirse Ergenekon davasında adı geçen hemen hemen bütün asker ,polis , gazeteci , akademisyen vesair zevatın mutlaka Kürd meselesi ve İnanç gruplarına yönelik bir karşıtlığı var.

Kürdistan`da işlenen suçların hemen hemen hepsinde bu çetenin üyelerinin mutlaka adı var.varlık nedenleri Kürdistan meselesine endeksli olan bu zevatın kaçacak yeri kalmadı.

Bu davada adı geçenlerin hepsi Kürd karşıtı ve savaş yanlısı . dolayısıyla Ergenekon davası özünde Kürdistanda işlenen suçların davasıdır , Adı konulmamış bir Kürdistan davasıdır.

Yalçın Küçük`ten tutun Veli Küçük`e kadar bu davada yer alanların ortak noktası statükocu ve resmi ideolojinin savunucuları olmalarıdır.

Sistemin solunun ve sağının ortaklaştığı tek sorun Kürdistan sorunudur."sol" ve ırkçı sağ Türkiyede bir tek meselede pektabii bir araya gelebiliyor .

Geçtiğimiz günlerde "intihar" ettiği iddiasıyla evinde ölü bulunan Jitem`ci katil Abdülkerim Kırca`nın ölümünün üzerinden 24 saat geçmeden düzenlenen ve Kürd düşmanlarının ,Ergenekon savunucularının gövde gösterisi yaptığı cenaze töreni sistemin ısrarla ortak "düşman" Kürdlere karşı statüko savunuculuğundan başka bir şey değildir.

Abdülkerim Kırca`nın Kürdistan`da işlediği suçlardan dolayı devlet tarafından hemde statükocu kesimin cumhurbaşkanı Sezer tarafından ödüllendirilmesi bize bir kez daha şunu gösterdiki kim kaç Kürd katlederse o bu devlet tarafından muteber ve ödüle layık bulunur.

Korkut Eken ve İbrahim Şahin adlı katillerin " Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla el üstünde tutulması ve yine bu katillerin Sezer tarafından affedilmesi akıllardadır.Devlet bütün kurumlarıyla ayakta ve Kürd düsmanlığının gereklerini yapıyor.

Dün Jitemci Katil A.Kırca`nın cenaze töreninde Alkışlarla karşılanan Ergenekoncu T.Kılıç`in yine Star Televizyonunda TSK`ya yağ çekme yarısına girmiş ve utanmadan halkın gözlerinin içine baka baka yalan söyleyen bir iki gazeteyi yaptıkları A.Aygan haberinden dolayı suçlayan Uğur Dündar bu toplumun hafızasının nasıl dar ve yok edildiğinin bir başka örneğidir. dün Uğur Dündar Genelkurmaya Yaranmak adına gazeteciliğin yüzkarası bir tavır sergilerken ve başta Star olmak olmak üzere Nasname,Taraf ve Zaman Gazetesini Kırca ile ilgili yaptıkları haber nedeniyle suçlarken şunu çok iyi biliyordu birileri çıkıp 'hop orda dur bu haberleri kısa süre önce mensubu bulunduğunuz medya grubunun Radikal , Hürriyet ve Milliyet gazeteleri defalarca manşetten verdi'.demeyeceğini biliyordu.

Yine aynı cenaze töreninde A.Kırca nin eşi ve kızlarının yaptığı ırkçı şov dikkatlerden kaçmadı.

Kuşkusuz ölüm kim için olursa olsun ağırdır ve üzüntü vericidir , ölen kimsenin yakınları üzülür .Ancak onlarca kişinin katili biri için kahramanlık nidaları yükseltenler . Jitemci Albay`ın Kürdistanda katletiklerininde kızlarının , Eşlerinin , yakınlarının olduğunu anımsıyorlarmı bunlar bir kez olsun aynada kendilerine bakıp Serdar Tanış`ın suçu neydi. Necati Aydın`ın yakınları ne yaptı. Hala cesetleri bile bulunmamış binlerce insanın yakınları nasıl bir ruh haleti içindedir diye sorma cesaretine sahiplermi.

Evet bu ülkede Kürd öldürmenin karşılığı kahramanlık ve üstün devlet nişanı ile ödüllendirmektir. Bu ülkede Kürd kanına elini bulaştıranlar "Kahraman" olarak anılıyor ve bu katillerle gurur duyuluyor.

A.Aygan in bu bu katillerle ilgili açıklamaları bizce önemlidir .bir çok cinayet hatta ceset bu açıklamalar sonucu açığa çıktı. TSK ve onun yağdanlıkları o nedenle panik içinde saldırıya geçtiler.Kürd işte tamda bu noktada "kahramanlara" karşı tavırlı olmak zorundadır.birilerinin Ergenekon ve Kürd ayağı ile ilgili suç ortaklığından kaynaklanan kaygıları olabilir, ki vardır ancak bu topraklarda Kürdün özgürleşmesi ve Demokrasi mücadelesi verenlerin bu kaygı sahiplerinin kuyruğundan uzaklaşması ve Ergenekonun Kürd ayağını açığa çıkarmak noktasında büyük sorumluluğu vardır.

bir önceki yazımızda yazmıştık DTP bu konuda büyük bir sorumluluk taşıyor ve bu güne kadar konu ile ilgili yaptıklarından(yapmadıklarından) dolayı büyük vebal altındadır.

Ahmet Türk`ün dün grup toplantısında söylediklerini önemsiyor altına imzamızı atıyoruz."Ergenekon Devletin ta Kendisidir" tek başına bu cümle bile durumun vehametini ortaya koyuyor bizim öteden beri vurguladığımız bir olgudur bu ."çeteleri çekirdek devletten kesinlikle bağımsız ele almamak, ayrı bir oluşummuş gibi değerlendirmemek gerekir" belirlemesi önemlidir.

17 bini aşkın faili devlet cinayetin ve bu gün Ergenekon davasında somutlanan bir sürecin zorlanmaması için hiç bir gerekçe olamaz.Genelkurmay Başkanının alelacele Başbakan ve Cumhurbaşkanıyla görüşmesi son Kırca cenaze töreni ve TSK`nin Medyayı hizaya çekme niteliğinde olan Jitemci Katil albayı sahiplenmesi Ergenekon davasının noktalanması ve bir biçimde özellikle Kürd ve Kürdistan ayağının açığa çıkarılmama çalışmasıdır.

Hal böyleyken Kürd muhalefetinin en kitlesel ve örgütlü gücü olan DTP`nın yapabileceği çok şey vardır.sadece bir iki milletvekilinin ve Sayın Ahmet Türk`ün dönem dönem yaptığı açıklamalar değil bu sürecin kitlesel eylemliliklerle zorlanmasını dayatıyor.son bir kaç yıllık zorlama gelişmeler Kürdlerin önüne Kürdistan sorunun cözülmesi ve Demokratik açılımların hayata geçirilmesi için önemli fırsatlar getirmiştir.

Ergenekonun kendilerini dokunacağı kaygısını taşıyan birilerine ipotekli politikalarla utangaç bir muhalefetmi yoksa gerçek Demokrasi ve Kürdistan meselesinin cözümüne yönelik ciddi çıkışlarmı gerekiyor sorusu DTP`nın önünde durmaktadır.

DTP ona destek veren hatırı sayılır Kürd kitlesine karşı sorumludur bu sorumluluk imralıda ikamet eden zatın "özgürlüğü" ve rahatından daha önemlidir. 17 bin faili devlet cinayetinin varlığından söz ediyoruz.bu insanların kimliği ve doğal olarak yakınlarının beklentisi Kürdistan sorunun DTP`ninde savunduğu Demokrasinin anahtarı bu sürece ipotekli kimliği bertaraf ederek müdahil olmaktır.Buradan PKK içinde varsa gerçek çözüm güçlerine ve Kürdistani duruş gösterenlerede çağrımızı yapıyoruz bu gün Kürdün asıl sorunu onun bir bütün olarak özgürleşmesi ve Demokrasi mücadelesidir.bu mücadele izmler üreterek değil tam tersine ipotekli duruşu redederek müdahil olmaktan geçer.dört parçada yaşayan ve özgürlük talebi olan Kürdlerin sorunu imralıdaki zatın kemalist duruşuna kurban edilemez.

çokça sözü edilen birlik bu temelde geliştirilmelidir.Gerçek anlamda birlik ortak mücadele platformlarının oluşmasıyla gerçekleşir. Birlik birinin diğerine biat etmesi değildir. bizim insiyatifimiz tanınmazsa biz yokuz demek Kürdistanlılık değil olsa olsa birlik çağrılarındaki samimiyetsizliktir.

Bir kez daha altını çizerek belirtiyoruzki bu gün Kürd her zamankinden daha avantajlı ve önemli bir süreç yakalamıştır. Kuşkusuz bu sürecin yakalanmasında son otuz yıllık mücadelenin katkılarıda vardır hatta motor güç olmuştur ancak kazanımların heba edilmesi ve güdük bir çehreye bürünmeside yine bu sürecin motorudur dediğimiz güç tarafından gerçekleşmiştir.

Ergenekon davası Kürdün eline uluslarası diplomasi alanındada önemli bir kart vermiştir. uluslarası hukuk normları ve kamuoyu bu konuda bir beklenti içindedir. o halde Kürd örgütlü kurumları bir takım palyatif Kürde hiç bir yararı olmayan imralıda her hafta biryerleri aştığını iddia eden ancak özünde kendini bile aşamamış zatın halüsülasyonlarına kurban edilmemeli.

DTP sorumluluğunun bilincinde olarak müdahil tavrını geliştirmeli ve Ergenekon adlı davada kitlesel demokratik duruşuyla kitlelere gerçek anlamda önderlik etmelidir bu DTP içinde Kürdler içinde önemli bir şanstır.Türkiyeye Demokrasi Kürdistana özgürlük için önemli bir süreç umuyor ve diliyoruzki heba edilmez.TSK ve onun güdümündeki bu çeteler sistemi teşhir ve deşifre edilmelidir.Bu nedenle Ergenekon davası önemli ve Kürdlerin mutlak müdahil olması gereken bir süreçtir.

selamlar

xalisacar@hotmail.com

nasname

Önceki ve Sonraki Yazılar