1. YAZARLAR

  2. Alper GÖRMÜŞ

  3. Ergenekon, Aleviler ve muhafazakâr basın (1)
Alper GÖRMÜŞ

Alper GÖRMÜŞ

Alper GÖRMÜŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Ergenekon, Aleviler ve muhafazakâr basın (1)

A+A-

     Şurası muhakkak: Ergenekon ve darbe davaları, eski merkez medya ile ulusalcı medyaya kalsaydı, bu davalar boğulurdu...

     Böyle olmadıysa, bunu önemli ölçüde muhafazakâr medyaya borçluyuz.

     Fakat muhafazakâr basının Ergenekonculukla mücadelesi de ciddi bir problemle malûl: “Zihniyet”le “teşkilat”ı ayırmada yeterli hassasiyeti göstermemek ve böylece Ergenekonculuğun düşünsel girdabına kapılmış insanları “teşkilat”a doğru itmek!

     Gazetemizin 20 Eylül tarihli “Cemevi Ergenekon projesi” manşetinin de böyle bir problemle malûl olduğunu düşünüyorum.

     Bugün ve cumartesi günü bu konudaki düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

     Bugün, muhafazakâr basının konuya dair genel tutumunu, cumartesi günü de özel olarak Alevi boyutuna dair tutumunu ele alacağım.

     ???

     Toplumda milyonlarca insanı etkisi altında bulunduran “Ergenekoncu zihniyet” ile Ergenekon’un teşkilat yapısını oluşturanları biribirine karıştırmak, “zihniyet”i de “teşkilat yapısı”nı da güçlendiren bir rol oynuyor.

     Bu karışıklığın sahipleri, Ergenekoncu zihniyetin etkisi altındaki kamuoyu oluşturucularının (da) ceza yargılamalarının öznesi haline getirilmeleri gerektiğini talep ettiklerinde, Ergenekon’la ve Ergenekoncu zihniyetle mücadeleye verdikleri zarar zirve noktasına ulaşıyor.

     ???

     Ergenekoncu zihniyet, demokratik meşruiyet kriterlerinin yerine kendi anti-demokratik meşruiyet kriterlerini koyar ve bu sayede “gayri meşru” ilan ettiği siyasi eğilimleri gayri meşru yollarla boğmaya çalışır.

     Ergenekonculuk, siyasi rakipleriyle mücadelesini onları “düşmanlaştırma” üzerinden yürütür. Hedef, insanlarda nefret uyandırarak, “düşmanımı kim alt ederse etsin, yöntemini sorgulamam” duygusunu oluşturmaktır.

     Mücadele yöntemi bu olan ciddi bir siyasi organizasyonun, “düşman”ı alt etmek için gözünü öncelikle “düşman”la sorunları olan toplumsal kesimlere dikmesi; kendi “düşman”ını onların da düşmanı haline getirmeye çalışması eşyanın tabiatı faslındandır.

     ???

     Ergenekonculuğun kriminal eylemlerine soruşturma ve kovuşturmalarla karşılık vermek ne kadar doğruysa, Ergenekonculuğun ideolojik-zihni faaliyetlerinden etkilenmiş insanların siyasi eylemlerini kriminalize etmek o kadar yanlıştır.

     Aynı şekilde, Ergenekonculuğu salt teşkilat yapısından ibaret saymak ve dolayısıyla ona karşı mücadelenin esas alanının polis ve yargı olduğunu öne sürmek de yanlıştır.

     Demek ki, “Ergenekonculuk” denilen faaliyet alanı hakkında tam bir bilgi sahibi olmak ve ona karşı etkili bir mücadele yürütebilmek için bu alanı hem “teşkilat” hem “zihniyet” tarafıyla irdelemeliyiz.

     Bu cümleden olmak üzere, Ergenekon şebekesiyle hiçbir örgütsel bağı olmamış, dolayısıyla bir kovuşturmaya maruz kalmamış ve kalmaması gereken; fakat oynadıkları rol itibarıyla Ergenekoncu zihniyetin serpilip gelişmesine katkı sunan siyasi-medyatik-toplumsal aktörler de mutlaka genel analizin içine alınmalıdır.

     Ergenekonculuğun Alevilere ilgisi bu çerçeveden bakıldığında gayet anlaşılabilirdir ve bu ilgiyi Alevileri yaftalamadan tartışmaya açmakta hiçbir sorun yok... Sorun, bu ilgiyi, meselenin başka boyutlarını gözardı edecek bir indirgemecilikle ve sunumla ele almakta...

     ???

     Cumartesi günü, 20 Eylül tarihli gazetemizin “Cemevi Ergenekon projesi” manşetinden hareketle Ergenekonculuğun Alevi ilgisine biraz daha yakından bakacak, ilaveten bu ilginin muhafazakâr basındaki bence sorunlu ele alınışı üzerinde duracağım.


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.