1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Erdoğan: Diyarbakır'ın ve Oslo'nun intikamı
Erdoğan: Diyarbakır'ın ve Oslo'nun intikamı

Erdoğan: Diyarbakır'ın ve Oslo'nun intikamı

A+A-

Erdoğan, hükümet olarak Gülen Cemaati ile yaşadıkları gerilime ilişkin sert mesajlar vermeyi sürdürdü. "Yeni Türkiye'de devlet içinde devlet asla olamayacak. Paralel devlet asla olmayacak" diyen Erdoğan, Gülen'in kendilerine yönelik bedduasına ise CHP'ye yüklenirken değindi: "Yolsuzluk görmek istiyorsanız CHP'ye bakın. Bunlar birlikte beddua seansları düzenlerler."

Cemaatin girişimlerini aynı zamanda "çözüm süreci" ile ilişkilendiren Erdoğan, "Bu süreç yeni Türkiye'nin 'İstiklal Mücadelesi' sürecidir" ifadelerini de kullandı.

Türk Başbakan ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın açılışında konuştu.

Erdoğan, partisinin 11 yıldır siyasal iktidarda olmasını "dürüst siyaset yürütmesine" bağlayarak, "AK Parti yolsuzluklara izin vermez, geçit vermez. Bizi buralara dürüstlüğümüz ulaştırdı. Biz cesur olduğumuz için Türkiye'ye aşkla bağlı olduğumuz için eser ürettiğimiz için buralara geldik, bunlardan asla taviz vermeyeceğiz" dedi.

'YARGIYI VE YÜRÜTMEYİ DE TEMİZLEYECEĞİZ'

Erdoğan, yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna değinerek şunları kaydetti:

"Bizim başkalarını örnek almamıza gerek yok. İyileri örnek alabiliriz ama sicilleri kara olanları dikkate almayız. 11 yılda zaman zaman hakkımızda iftiralar, karalamalar oldu. Ama sicilimiz bembeyaz kaldı. Aramızdaki kötüleri ayıkladık, ya da düzelmeleri için zaman verdik.

Bakın 9 gündür bir operasyon yürütülüyor. Aman Allah'ım! Daha ilk gün adı konuldu; büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu. Ardından bir sıfat daha takıldı; tarihin en büyük yolsuzluğu. Bu arada içeriden dışarıya sürekli bilgi sızıyor. Bu nasıl gizlilik kaydıysa... Buna rağmen bu adımların atıldığı bir sistem içinde başka şeyler var. O zaman yürütmenin uzantısı veya yargının belli yapı içerisindeki safhası servis yapıyor. Burada bize düşen nedir? Burayı da temizlemek.

Bugüne kadar bir çok olay yaşadık. Bu olayları yaşayanlar, belli bir müddet sonra beraat ettiler. Bu beraat eden insanların o süreç içindeki kirletilmelerinin bedelini kim ödeyecek? Fotoğraflar, belgeler, iddialar her gün manşetlerde, ekranlarda. Ve garip garip montajlar. Yani bunlar bunu bundan sonra da yapabilecek karakterdedir. Bunun üzerine yetiştiler. Bu mudur hukuk? Yürütmenin içinde olanlara da söylüyorum. Bu mudur yürütme?

Günlerdir Halk Bank Genel Müdürü evinden çıkan kutular konuşuluyor. Bu kutuların ne olduğunu nereden biliyorsunuz? Kim bunların servisini sizlere yaptı? Eğer evinde para çıktı diye, bir insan anında suçlu oluyorsa, buradan ben CHP’nin genel müdürüne soruyorum; evinden 2,5 milyon Euro çıkan şahsı siz neden milletvekili yaptınız?

Biz çürükleri temizleriz ya da temizlemek için gerekenleri yaparız."

Erdoğan, medya kuruluşlarını "ajanlık" yapmakla suçlayarak, “Hadisenin bir başka acı tarafı şudur; bir takım odaklar, örgütler merkezler bu kirli komploda maşa olarak kullanıldılar. Biz bu medyayı, bu örgütleri on yıllardır çok iyi biliyoruz. Ama bu süreçte bunların ne düşündükleri açık ve net şekilde ortaya çıkmıştır. Burada açık açık söylüyorum, son olay göstermiştir ki, Türkiye'de kendi ülkesinin değil başkalarının çıkarlarını düşünen, başka çevrelerin ranta düşünen vatana ihanet içinde ajanlık yapan casusluk yapan medya kuruluşları var, örgütler var, çeteler var. Devlet içinde maalesef böyle maşalar var. Hükümet olarak biz yetkimiz dahilinde tamamen hukuk içinde kalarak bunun üzerine gidiyoruz. Demek ki bugüne kadar çetelere karşı verdiğimiz mücadele yetmemiş, demek ki daha başka halkaları varmış" diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasının devamında, Gezi direnişinde uluslararası medyanın İstanbul’a, Ankara’ya kamp kurduğunu söyleyerek, aynı zamanda sosyal medya ve ulusal medyanın Türkiye’yi dünyaya karaladığını dile getirdi. Erdoğan, "Bu bir ihanettir. Bu vatana ihanettir. Bunu acımasızca yaptılar. Bakın açık söylüyorum, apaçık bir ihanete, ekonomik suikasta bu dönemde şahit olduk" dedi.

'DİYARBAKIR'IN, OSLO'NUN, 7 ŞUBAT'IN İNTİKAMI'

Barzani ile yaptığı Amed gezisine de işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Diyarbakır’da son derece muhteşem, umut verici bir açılış töreni yaptık. Mesud Barzani’nin, Şivan Perwer’in, İbrahim Tatlıses’in katılımıyla unutulmaz bir Diyarbakır tablosu ortaya çıktı. İnsanlar o meydanda ağladılar. 81 vilayette insanlar sevinç gözyaşları döktüler. Çözüm sürecinin nasıl yol aldığını gördüler. Geçen haftadan itibaren, kardeşliğimizi yönelik bir suikast girişiminde bulunuldu ayrıca. Gezi’de Mayıs’ın başarıları sabote edilmek istendi, 17 Aralık’ta Diyarbakır tablosuna da suikast düzenlendi. Barışımıza bir suikasttır. Burada hedef sadece çözüm süreci de değil. Bir paket hazırladılar. Birbiriyle alakasız dosyaları koydular ve yolsuzluk ambalajıyla sundular. CHP’yi MHP’yi TÜSİAD’ı, yolsuzluk üzerinden sahaya iteklediler. Kamuoyunu yolsuzluk iddialarıyla meşgul ederken, arka planda, Diyarbakır'ın, Oslo’nun 7 Şubat’ın Halk Bank’ın intikamını almak için tezgah kurdular."

Erdoğan, Ferhullah Gülen'in beddualarına da atıfta bulunarak, "Yolsuzluk görmek istiyorsanız CHP'ye bakın. Bunlar birlikte beddua seansları düzenlerler ancak. Bize milletimizin duaları yeter. Bundan sonra da milletimizin duasıyla devam edeceğiz" dedi.

Cemaat ile yaşadıkları gerilim ve saldırıları "komplo" olarak nitelendiren Erdoğan, bunun 30 Mart'ta sandıkta sona ereceğini savundu. "Yeni Türkiye'de devlet içinde devlet asla olamayacak. Paralel devlet asla olmayacak. Milli iradeye suikastlar olmayacak" mesajını veren Erdoğan, ekledi: "Bize oy vermiş vermemiş, bizi destekleyen ya da desteklemeyen her bir vatandaşıma, her bir kardeşime sesleniyorum: Bu komplo Türkiye'ye, 76 milyona yapılmış bir komplodur. Bu komplonun Türkiye'nin hayrına değil, şerrine olduğunu lütfen fark edin."

'HEM ALLAH DİYECEK HEM KOMPLO YAPACAKSIN'

İsim vermeden Gülen Cemaatini hedef alan Erdoğan, 'bir hareket ve davanın en başta ahlak sahibi olmasının gerektiğini' belirterek, her yolu meşru gören hareketin başarılı olamayacağını kaydetti.  Erdoğan, "Bir taraftan Kur'an, Allah, peygamber diyeceksin, ama adın kasetlerle, komplolarla anılacak. Kimsenin bu aziz dine bunu yapmaya hakkı yoktur. Müslüman o kimsedir ki elinden ve dilinden tüm Müslümanlar zalimdir. Bunu bir tarafa koyamayız. Bu din yara almaz. Yanlış içinde olanlar yara alı maskeleri düşür. Yasalar çerçevesinde gereken adımı atarız" şeklinde konuştu.

Erdoğan, konuşmasının sonunda ise "Çözüm sürecini ilerletip kan ve gözyaşı kapısını ilanihaye kapatacağız. Bu çirkin komplodan güçlenerek çıkacağız ve yeni Türkiye'yi inşaa edeceğiz. Bu süreç yeni Türkiye'nin "İstiklal Mücadelesi" sürecidir. Biz bedduaya lanet, duaya evet diyeceğiz. Biz beddualarla değil dualarla yetiştik" ifadelerini kullandı.


ANF

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.