1. YAZARLAR

  2. Hasan Cemal

  3. Erdoğan-Davutoğlu ikilisi
Hasan Cemal

Hasan Cemal

T24
Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan-Davutoğlu ikilisi

A+A-

Ahmet Davutoğlu’nu, yeni başbakanı yazıyor herkes. Özellikle ‘yandaş medya’nın köşelerinde olmadık güzellemeler yapılıyor.

Olabilir.
Benim içimden gelmiyor yazmak.
Oysa, bir zamanlar epeyce yakından izlemiştim Davutoğlu’nu.
Danışmanlık yıllarında, Dışişleri Bakanlığı’nın ilk döneminde kendisini bazı bakımlardan desteklemiştim de.
Hatırlıyorum.
Avrupa Birliği yolunda, ‘askeri vesayet’le kavgada, Kürt sorununa ilişkin ‘çözüm süreci’nde, bazı dış politika açılımlarında kendisine arka çıkmıştım.

Bir zamanlar doğru çizgideydi

 Dış politikada komşularla sıfır sorun çizgisi özünde doğruydu.

Ortadoğu’da yalnız Mısır ve İsrail’le değil, aynı zamanda Filistinve Hamas’la ve de Hizbullah’la da, İran ve Suriye’yle de, Doğu’ylaBatı arasında da dengeleri korumanın doğru olduğunu ben de savunuyordum.
Türkiye’nin coğrafyası da bunu gerektiriyordu.
Kürt sorununu da çözüm rayına sokarak evinin içini derleyip toplayan, demokratik düzene sokan bir Türkiye, AB yolunda kararlı adımlarla yürürken, Doğu’yla da ilişkilerini derinleştirirse, hem kalkınmasını hızlandırır, hem de gerçek bir bölgesel güç haline gelir diye düşünüyordum.
Bütün bu açılardan Ahmet Davutoğlu da bir zamanlar doğru olan çizgideydi.

Türkiye gitgide yalnızlaştı

 Sonra her şey altüst oldu.

Ne demokrasi kaldı, ne hukuk.
Dış politika perişanları oynamaya başladı.
Türkiye gitgide tecrit oldu, yalnızlaştı.
Daha doğru deyişle etkisizleşti.
İlle de örneklemek gerekmiyor ama Türkiye’nin sorun yaşamadığı ülke neredeyse kalmadı.
Washington’da da, AB’nin önde gelen başkentlerinde de Tayyip Erdoğan’ın üstüne koca bir çarpı işareti kondu.
Batı’da artık ciddiye alınmayan bir Erdoğan’ın Doğu’da nasıl ciddiye alınabileceği konusunda koca bir soru işaretinin çengeli kıvrıldıkça kıvrıldı.
Böyle bir Türkiye tablosunu seyrederken, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu yazmak, hakkındaki bazı derin tahlilleri tartışmak içimden hiç gelmiyor.

Başbakanlık koltuğunda
Erdoğan'ın istediği sürece oturabilir

Ayrıca, bu berbat tablonun asıl ressamı o değil ki. Elbette onun da da katkısı var, özellikle dış politika alanında.
Ama bugün koskoca ülkeyi, Başkan Baba olarak burnundan tutup olmadık sulara, Batı’dan Doğu’ya sürüklemek isteyen, bu yolda mesafe almış olan Davutoğlu değil Erdoğan.
Şurası çok açık:
Davutoğlu başbakanlık koltuğunda Erdoğan'ın istediği sürece oturabilir.
Erdoğan’ın tek adamlık hırsına katkı yaptığı, alet olduğu sürece o koltuğunu koruyabilir.
Erdoğan’ın demokrasi ve hukuku hiçe sayan yönelişlerini, değişik platformlarda yeni Türkiye tabelası altında olanca bilgiçliğiyle savunabildiği kadar -pek öyle inandırıcı olamasa da- başbakanlığını devam ettirebilir.

 

 Yüzde 52'lik oy Erdoğan'ı kesmedi

 Bunun içindir ki, Ahmet Davutoğlu yazısı bana heyecan vermiyor.

İleride değişebilir mi?
Keşke, ama ihtimal vermiyorum.
Çünkü Erdoğan değişmeyecek.
Daha Cumhurbaşkanlığı'na, Çankaya Köşkü’ne ilk adımını atarken bile anayasal suç işlemiş bir Erdoğan kendi yolunu çoktan çizmiş durumda.
Erdoğan, tek adamlık istiyor.
Başkan babalık yapmanın peşinde.
Yüzde 52’lik oy onu kesmedi.
Mutlu değil Erdoğan.

Seçimler ve Erdoğan için üç ihtimal

AKP'nin önümüzdeki genel seçimlerde yüzde 45’in altında kalması ihtimali uzak değil, hayli yakın.
Bundan üç sonuç çıkabilir:

(1) Erdoğan’ın tek başına anayasayı değiştirerek başkan babalığıanayasal çerçeveye oturtma umudu uçar gider.
(2) Bir zamanlar cumhurbaşkanları Özal’la Demirel’in başına gelen Erdoğan’ın da başına gelir ve partisi AKP ayağının altından bir anda kayar.
(3) Ya da seçim sonrası CHP ile MHP arasında kurulacak bir koalisyon hükümetiyle Çankaya’da kendi başına kalabilir.

Tayyip Erdoğan 10 Ağustos’ta yüzde 55-60 oy alabilseydi, bu ihtimaller söz konusu olmazdı.
Hatta seçimleri erkene alabilirdi.
Ekonominin gitgide kırılganlaşmaya yüz tuttuğuna işaret eden bazı gözlemciler, erken seçimin hâlâ gündeme gelebileceğini söyleseler de, şimdilik bu ihtimal yok gibi.
Ayrıca genel seçimlere sadece on ay kaldı.
Çok kısa bir süre bu.

 

Davutoğlu'nun kıymetiharbiyesi

 Yazın bir kenara:

Tayyip Erdoğan’ı yukarıdaki özetlediğim üç nokta ürkütüyor.
Bu nedenle baskıyı arttıracak.
Hiçbir şeyi şansa bırakmak istemiyor.
Yargıda, medyada, üniversitelerde bütün kaleleri düşürmekistiyor.
Tetikçileri’nin nokta atışlarıyla, ‘vergi denetimleri’yle medyada bağımsız kalabilmiş odakları, köşeleri de tümüyle teslim almak istiyor.
Başbakanlık'tan sonra Çankaya’da da hukuktu, demokrasiydi umurunda olmayacak Erdoğan’ın.
Başbakan Davutoğlu’nun ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a koltuk değneği olabildiği ölçüde bir kıymetiharbiyesi olacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.