1. HABERLER

  2. DÜŞÜNCE UFKU

  3. Erbil'de Kürt-Şii ilişkilerinin geleceği tartışılıyor
Erbil'de Kürt-Şii ilişkilerinin geleceği tartışılıyor

Erbil'de Kürt-Şii ilişkilerinin geleceği tartışılıyor

Erbil-Necef Forumu düzenleniyor. Kürt ve Şii ilişkilerinin tartışıldığı foruma çok sayıda siyesetçi ve akademisyen katılıyor.

A+A-

 

Başkent Erbil’de düzenlenen Erbil-Necef Forumu başladı. Rûdaw Araştırmalar Merkezi tarafından düzenlenen foruma, Kürdistan Bölgesi, Irak ve yurt dışından katılan siyasetçi ve akademisyenler Kürt-Şii ilişkilerini masaya yatırıyor.

Foruma Irak’tan Seyid Salih el-Hekim, Şeyh Yusuf Nasiri, Dr. Cevat Musevi, Emced Musevi ve Dr. Muhammed Celaledd’in gibi isimler katılırken Kürdistan Bölgesi’nden Fevzi Hariri, Dilşad Şahab, Ferset Sofi, Piştivan Sadık, Sero Kadir, Mewlud Bawemurad, Şahewan Abdullah, Adnan Osman katılıyor.

Forum kapsamında üç panel gerçekleştirilecek. Panellerde:

- Irak’taki mevcut durum ve ülkedeki gösterilerin Kürt-Şii ilişkilerine etkisi

- Irak’ta yeni devletleşme süreci ışığında Kürt-Şii ilişkileri

- Kürt-Şii ilişkilerinin geliştirilmesi

Rûdaw Araştırmalar Merkezi’nden Ziryan Rojhılat, forumun Rûdaw Medya Grubu ve Rûdaw Araştırmalar Merkezi’nin ortak projesinin bir parçası olduğunu, Irak’taki taraflar arasındaki diyaloğu ve bu bunların içerisinde de önemli bir yere sahip olan Kürt-Şii ilişkilerini tartışmayı amaçladığını söyledi.  

Rojhilati, “Kürt ve Şii ilişkileri Irak’ta siyasi ve joesiyasi açıdan hayati öneme sahip. İki bileşen arasındaki ilişki ülkenin geleceğini ve Ortadoğu’daki gelişmeleri de etkiler” dedi.

#Rûdaw Medya Grubu Müdürü Ako Muhammed: #Kürtler ile #Şiiler mezhepsel ve siyasi olarak derin ilişkilere sahiptir.#ErbilNecefForumu pic.twitter.com/K827LsL0hc

— Rûdaw Türkçe (@RudawTurkce) December 15, 2019

Muhammed: Kürt-Şii ilişkilerinin iyi olması ençok Şiilerin çıkarına olur

Forumda konuşan Rûdaw Genel Müdürü Ako Muhammed, forumu düzenleme fikrini Şii düşünürlerle tartıştıktan sonra kararlaştırdıklarını ve önümüzdeki yıllarda düzenli olarak Necef ve Bağdat’ta da düzenlemek istediklerini dile getirdi.

Kürt-Şii ilişkilerinin siyasi ve mezhebi açıdan kadim bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Muhammed, Dersim, Kirmaşan, Kerkük, Hanekin, Musul ve hatta Bağdat’ta yaşayan çok sayıda Kürt yaşadığını söyledi.

Ako Muhammed, “Kürdistan Devrimi lideri Mele Mustafa Barzani, 1965’te Necef Şii mercii lideri Muhsin Hekim’e mektup göndermiş ve Hekim peşmergeye karşı savaşın haram olduğunu beyan etmiştir. Yine Eylül Devrimi döneminde 1974 yılında Seyid Muhammed Baqır, Kürtlere karşı savaşın haram olduğunu çünkü Kürtlerin Müslüman olduğunu açıklamıştır. Ancak malesef bugün Kürtlere karşı savaşı haram kılan bu tefva hakkında şüphe uyandırmak isteyenler var” dedi.

Bu fetvanın iki taraf arasında derin bri güven ve sağlam ilişkilere sebep olduğunu vurgulayan Muhammed sözlerine şunları ekledi:

“Bu fetva Kürt-Şii ilişkilerini siyasi ve toplumsal açıdan daha da pekiştirdi. Saddam iktidarı döneminde en zor günlerde de birçok Şii lider Kürdistan Bölgesi’ne sığınmış ve buradan partileri ile iletişime geçebilmişlerdir. Baas iktidarının yıkıldığı dönemde bazı liderler Kürdistan’dan Bağdat’a gitmişlerdir. Bir süreden beridir siyasi nedenlerden ötürü bu ilişkilerde bir soğuma yaşanmaktadır. Çünkü geçmişte kültürel ve akademik anlamda bu ilişkileri derinleştirmek ve ileriye taşımak adına kayda değer bir plan hazırlanmadı. Kürt ve Şii düşünürler tarafından düzenlenecek bu tür forumlar karşılıklı ilişkilerin pekiştirilmesinde önemli bir rol  oynayabilir.”

Kürtler ve Şiiler arasındaki siyasi ilişkilerin inişli-çıkışlı bir durumda olabileceğini ancak düşünürler arasındaki ilişkilerin daha istikrarlı olduğunu ifade eden Rûdaw Genel Müdürü, “Kürtler, ilişkilerde yaşanan soğumanın Şiilerden kaynaklandığını düşünüyor. Çünkü Nisan 2003’te Saddam Hüseyin rejiminin yıkılmasının ardından Irak’ta iktidar Şiilerin eline geçmiştir. Fakat malesef, Baas rejiminin Kürtlerden aldığı temel hakları Şii iktidarı da iade etmeye yanaşmadı. Bu da Irak’ta Kürt sorununun krokisini oluşturuyor. Bağdat, Kerkük, Mahmur, Şengal ve Hanekin’in Kürdistanilik kimliğini tanımayarak Kürt kalkının haklarını zaptetmiş durumda” dedi.

Ako Muhammed, peşmergenin IŞİD savaşı döneminde Irak ordusunun boşalttığı bölgeleri kontrol ederek buraların örgütün eline geçmesine müsaade etmediğini anımsatarak, şöyle devam etti:

“Bu şekilde Kerkük’ün de Musul gibi yerlebir edilmesinin önüne geçilmiş, bu kentte yaşayan Kürt, Şii, Türkmen ve Hristiyanların can ve mal güvenliği korunmuştur. Saldırılardan kaçan 750 bin Iraklı göçzede Kerkük’e sığınmış, Beşri köyü Peşmerge Güçleri’nin doğrudan katılımı ile kurtarılmıştır. Irak ordusu ile Heşdi Şabi’nin Musul’a ilerlemesi için yol açan güç yine peşmerge olmuştur. Fakat IŞİD savaşı bittikten sonra onlar tank ve silahlarının namlusunu Kürtlere yöneltmişlerdir.  Onadan önce de 2014’te Kürdistan halkının bütçesi ve peşmerge maaşları federal hükümet tarafından kesildi.”

Kürtlerin Iraklı tarafların hiçbirine saldırmadığını, aksine en zor durumlarda hepsine kuçak açtığını ifade eden Muhammed, “IŞİD savaşı döneminde Kürtler bütçeden pay alamadıkları halde Ambar, Musul, Tikrit ve Diyala’dan gelen yaklaşık 2 milyon göçzedeye kucağını açtı. Şu ana kadar da bu göçzedeler Kürdistan’da en küçük bir rahatsızlıkla karşılaşmadı. Bu yüzden bugün Kürdistan toplumu ile kaynaşan bazı göçzedeler artık geri dönmek istemiyor. Kürdistan halkı hiçbir şekilde bu durumdan rahatsız değil” diye konuştu.

Kürt-Şii ilişkilerinin iyileştirilmesi için çaba sarfedilmesinin önemine dikkat çeken Ako Muhammed, “Kürt-Şii ilişkilerinin düzelmesi Kürt-Sünni ve Şii-Sünni ilişkilerinin iyileşmesi anlamına geliyor. Bunun için de Şii tarafların inisiyatil alması ile olru” ifadelerini kullandı.

“Şiilerin Kürtlerle ilişkilerini düzeltmesi herkesten önce kendilerinin çıkarınadır” diyen Muhammed, “Şiiler de Kürtlerin ne kadar samimi ve vefalı olduklarını, kendileri ile ilişkilerini ne kadar çok geliştirmek istediğini iyi biliyor. Dilerim bu forum da iki taraf ilişkilerinin geleceği için iyi ve sonuç alıcı bri adım olur” dedi.  

Forumda konuşan diğer konuşmacılar da şu konulara dikkat çekti:

Irak Kültür Merkezi Başkanı Şeyh Abdurrahman Şweyli: Irak’ın genelinde Cumhurbaşkanı ve Başbakanlık’tan tabana kadar yapılan atamalar parti kriterliği üzerine yapıldı. Devlet bu şekilde kurulamaz!

Irak Din Alimleri Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Muhanined Cemaleddin: Siyasi güçler amaçlarına ulaşmak için protesto fırtınasına kapıldı.

Kürdistan Alimleri Birliği Başkanı Dr. Abdullah Weysi: Kürtlerin tüm Şiiler ile sorunu yok. Bazı Şii siyasetçilerle sorunu var. Çoğu Şii siyasetçi Kürtlerin Irak’ta ulusal soruna sahip olduğunu kabul etmiyor.

Kürdistan Bölgesi Diyanet İşleri Bakanı Piştiwan Sadık: Ne yazık ki şimdiye kadar kurulan Irak’taki hükümetler temel görevlerini hayata geçirememiştir.

Erbil Valisi Fırsat Sofi: Barışçıl gösteriler Anayasal bir haktır. Irak’taki protestolarda göstericilerin öldürülmesinden üzüntü duyuyoruz

Irak Parlamentosu eski Parlamenteri Mesud Haydari: Irak’taki sorunların çözümünde dış ülkelere değil, kendimize güvenmemiz gerekiyor. Ne yazık ki Irak’taki siyasi partiler vatandaşlık ilkesi temelinde bir devlet kurulması konusunda yenildiler.

Kürt siyasetçi Abdulselam Berwari: Şii temsilciler büyük bir yenilgiye uğradı. Kendi tabanlarına dahi güven vermiyorlar. Kürtleri Irak’taki yolsuzluklara ortak etmek isteyenler de şovenistlerdir.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.