1. YAZARLAR

  2. Ahmet AY

  3. Ensest Kürtler! Size prim vermiyor
Ahmet AY

Ahmet AY

Ahmet AY
Yazarın Tüm Yazıları >

Ensest Kürtler! Size prim vermiyor

A+A-

Diyarbakır’da Çözüm süreci çalıştayı başladı, dolu dolu geçen çalıştay yeni bir başlangıç. Çözüm sürecinin geldiği yeri, bundan sonraki olası gelişmeleri masaya yatıran Ak Parti AR-GE Başkanlığının bu çalışmasını bir sonraki yazımızda yazacağız.

xxx

Türkiye’nin çözüm sürecinde aldığı mesafe, geldiği aşama umut verici,

Çocukların dağa kaçırılması-götürülmesinin ardından annelerin çocuklarını istemek için düzenledikleri yeryüzünün en masum ve yerinde eylemi,

Bir yandan Lice kırsalında yol kesme, küçük de olsa çatışma haberleri,

İmralı’nın çözüm süreciyle ilgili “yeni bir aşama” vurgusu…

Bütün bunlar olurken Çözüm sürecinin daha sağlıklı yürümesi için gösterilen takdire şayan çalışmalar ümitvar olmamız için yeterli.

Peki,

Başbakan Erdoğan ve Ak Parti bu olumlu havayı estirirken CHP ve periferisi ne yapıyor?

Cumhurbaşkanlığı seçimi süreciyle beraber çözüm sürecinin de baltalanması en vazgeçilmezidir bunların.

Bunların ar damarı yoksa dilediğini söyler, dilediğini yapar. İftiradan tutun provokasyona kadar her türlü rezalete başvururlar.

Biliyorum, neden bu kadar sert olduğumu merak ediyorsunuz.

Hatırlar mısınız, Tolga Işık adında bir köşeci “çanak anten kullandıkları için Kürt ailelerde ensest ilişki yaygın” demişti. Bu densizliğe cevap yazmıştık. Sonra da Mustafa Mutlu adındaki kafatasçı ile CHP’li Canan Arıtman ensest uzmanlığına soyunmuşlardı.

Geçenlerde Mustafa Mutlu Tolga Işık’tan devşirdiği “Kürt ailelerin ensestliği” yazısında aynı alçaklığı sergilemişti.

İşte, bu kafanın sebep olduğu 30 yıllık şiddet ortamının devam etmesini yine bu kafa körüklüyor. “Kürtler silah bırakmamalıdır, bu onların sigortasıdır” diyenler CHP’li olmasa da aynı amaca hizmette birleşiyorlar.

Bunların inanç, haysiyet ve insanlık sorunu var biliyoruz. Yoksa hiçbir geçerli veri olmadan bir halkı, hem de bu faşistlere rağmen Türklerle kardeşliği esas alan Kürtler hakkında yeryüzünün en ağır ve en haysiyetsiz iftirasında bulunurlar mıydı?

Bir yandan silaha teşvik, bir yandan da esnet iftiralar, bunlar tek bir şeye hizmet ediyor:

Kürtler barışa, huzura umut bağlamasın.

Yoksa Kürtlerin olmayan ensestliği! Arıtmanları neden bu kadar ilgilendiriyor?

Eğer “sorun!” çanak antenden kaynaklı ise bu kafatasçıların ayıbıdır. Yıllarca Kürtlerin dili yok dediniz ve “olmayan bu dili” üstelik bir de yasakladınız. Kürtler de radyo antenlerini sadece kendi anadillerinden şarkı-türkü dinlemek için Irak, Erivan radyolarına çeviriyorlardı. Tolga Işık, Mustafa Mutlu kafalıların ırkçılığından dolayı Kürtler sonunda Kürt milliyetçiliğini keşfettiler. Zaman değişti, radyolar yerini televizyonlara bıraktı ve tabi Kürtler de bu kez televizyon antenlerini Kürtçe yayın yapan yöne çevirdiler. Bunun için çanak anten lazımdı aldılar. Mustafa Mutlu bu ayıba yol açanların müdafii olmasından dolayı utanmalı, kendi payına özür dilemeliyken kalkmış “çanak anten Kürtlerde ensest ilişkiyi arttırmış” diye haysiyetsizce yalan yazılar yazabiliyor. Bu haysiyetsizlik bunlara yakışır der geçelim. Ama bir bu mu?

CHP’li Canan Arıtman “…Ben bilim insanıyım. Bir çocuğun başını bağlamak onu çocuk olarak görmemektir. Onu kişi olarak görmektir, onu kadın olarak görmektir. O nedenledir ki bu ülkede çocuk tecavüzleri artmaktadır" derken bilimin içine etmiştir.

Bunun adı bilim değil, kindir, nefrettir, alçaklıktır.

CHP kafalıların, Tolgaların, Mustafa Mutluların birbirinden bir farkı yok, biri din düşmanı diğeri Kürt düşmanı farkları yok. Biri ille de laikçilik, diğeri ille de Türkçülük diyor. Hayır desinler, ama dindarları da Kürtleri de böyle hastalıklı hallerine malzeme etmesinler. Bunlara batan şey dindarların da laiklerin de Türklerle Kürtlerin de Tayyip Erdoğan liderliğindeki Ak Parti iktidarıyla yakaladıkları kardeşliktir, beraberlik arzusudur.

Densizlikte sınır yokmuş, Birgül Ayman Güler Hamfendi de her bir şeyi biliyor da biliyor!

Dinde ne var ne yok o biliyor!

Kimler millet, kimler milliyet, kimler ulus (ne demekse) bir Birgül Hamfendi biliyor bir de Birgül Hamfendi biliyor.

Bakın dinde başörtüsü de yokmuş, “Sünni-Hanefi olarak söylüyorum” diyor, “dinde başörtüsü yoktur” diye fetva veriyor.

Kürt de yoktur demişti.

Ve:

“Türk ulusuyla Kürt milliyeti eşit olamaz'diyen aynı kafa yapısı.

Eskiden olsa bu tür provokatif açıklamaların bir karşılığı olurdu, ama şimdi amaç sorunlarımızın yeniden kör düğüme dönüşmesi olduğu anlaşıldığı için kim ürürse ürüsün kervan yola devam ediyor.

Her şeye rağmen umutlu olalım,

Kardeşliğe, beraberliğe, yeni medeniyet inşasına duamızı eksik etmeyelim.

@ahmetay_

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.