1. YAZARLAR

  2. Davut Hoca

  3. EMANETİ EHLİNE VERMEK
Davut Hoca

Davut Hoca

Yazarın Tüm Yazıları >

EMANETİ EHLİNE VERMEK

A+A-

                                     

 

Yeryüzünde işler iyiye gitmiyor. Bunun sebeplerinden bir tanesi ve en önemlisi de emanetin ehline verilmemesidir.  Emanet, insana verilen tüm nimet ve lütufların yanında görev ve sorumlulukları da kapsar. Mesela insana verilen sağlık bir emanetse, herhangi bir makamda verilen sorumluluk da bir emanettir.  Burada önemli olan verilen nimet veya sorumluluğun gereği gibi korunması, kollanması ya da bununla ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesidir. Verilen emanetlerin gereğinin yerine getirilmemesi ise çok ağır bir karşılık buluyor: İHANET. Bu konuda Resulullah(sav); “İki özellik vardır ki bunlar müminde huy haline gelmez. Bunlar, hıyanet ve yalandır.” buyurmuşlardır.

Rabbimiz, emanetin ehline verilmesi ile adaleti birlikte zikretmektedir. Emanetin ehline verilmesi, adalettir. Emanetin ehline verilmemesi ise haliyle adaletsizlik oluyor ki bunun sonucu da kargaşa, huzursuzluk ve kaostur. “Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size ne kadar öğüt veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi bilen ve görendir.” (Nisa/58) Adalet ve emanetin ehline verilmesi, bir toplumu ayakta tutan en önemli emniyet sübaplarıdır. Bunların zedelendiği toplumlarda birçok şey anlamını yitirmekte, güvendiriciliği ve inandırıcılığı ortadan kalkmakta, haliyle toplumu birbirine kenetleyen harç bozulduğundan ayrışma ve kopmalar yaşanmaktadır. Eğer ki mevcut sorumluluklar ehil kişilere teslim edilmezse o zaman toplumun havası bozulmakta, insanlarda bir gönül kırgınlığı, gönül yorgunluğu meydana gelmekte ve geleceğe dair iyi yönde beslenen duygular yerini karamsarlığa bırakmaktadır. Toplumda bu yönde uyanan olumsuzluklar toplumun geleceğini de tehlikeye atmakta, istikrar yerini yavaş yavaş izmihlale bırakmaktadır.

Bir aracı kullanabilmek için ehliyet alırız. Ancak, Ehliyet sadece bir aracı kullanmak için alınan belge değildir. Ehliyet, herhangi bir hususta, kabiliyetli olmak, söz sahibi olmak, yetkin olmak, kısacası ehil olmak demektir. Bir konuda verilecek görev ve sorumluluk ehliyeti olana yani ehil olana verilmelidir. Doğrusu ve doğal olanı da budur. Ancak tam tersi bir durumda gerçekleşebilecek bir karar, o konuda verilen sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesinde sıkıntılar meydana getirecek ve aynı zamanda ehil olan insanların da küskünlüğüne sebep olacaktır. Bir toplumda küskünlerin sayısının artması demek, o toplumun artık vicdan ve gönül erozyonuna uğramaya başladığının göstergesidir. 

Bir adam Peygamber (SAV)’e gelerek sorar: “Ey Allah’ın Resulü! Kıyamet ne zaman kopacak?” Peygamberimiz (SAV): “Emanet zayi olduğu zaman kıyameti bekle.” buyurur. Adam tam anlayamamış olacak ki, tekrar sorar: “Emanetin zayi olması nasıl olur?” Bunun üzerine Peygamberimiz (SAV): “İşler ehil olmayan kimselere verildiği zaman kıyameti bekle.” buyurur. Dikkat edilirse Peygamberimiz (SAV), kıyametin ne zaman kopacağını öğrenmek isteyen kimseye daha önemli bir konuyu işaret ederek cevap veriyor. Toplumda emanetin ehline verilmemesi, o toplumun kıyametinin kopması demektir. Emanet ehline verilmeyince işler aksar, toplumda huzursuzluk başlar, şikâyet ve kavga artar. Toplum fertlerinin birbirlerine olan güvenleri ortadan kalkar. İşte bu Peygamberimiz (SAV)’in ifadeleri ile o toplumun kıyametinin kopması demektir.

Dünya ahir zamanını yaşıyor. Hak batıl mücadelesi gün geçtikçe daha bir kızışıyor. Yeryüzü bir yangın yerine dönmüş durumda. Yeryüzü adeta yeniden parsellere ayrılmış, yeryüzünün aç kurtları gözler doymak bilmez hırslarıyla ortalığı talan etmekte, bunu de kendilerinin en doğal hakkı olduklarını savunmaktalar. Özellikle dünyanın belli bölgelerinde bir tarafta kan akıtmakta, bir taraftan da oranın yerüstü ve yeraltı zenginliklerini iç etmekteler. Bunun en güncel örneklerinden biri Etiyopya(Habeşistan)’dır.  Etiyopya’da Kamashi ve Mankush bölgelerinde 900 ton altın, Güney Milletleri-Milliyetleri ve Halkları Eyaleti'nde 360 milyon ton kömür, Tigray eyaleti ve Dire Dawa şehrinde ise kıymetli taş ve demir bulunduğu açıklandı. Şimdi sıkı durun, yeryüzünün leş kargaları, bu zenginliği gasp etmek için buldukları bahanelerle bakın nasıl söylemlere girişmeye başladılar: Fransa; Etiyopya’da diktatörlüğe izin vermeyeceğiz. İngiltere; Etiyopya komşu ülkelere tehdit unsuru. Almanya; Etiyopya’nın insan hakları ihlalleri kabul edilemez. ABD; Etiyopya’ya demokrasi ve özgürlüğü götüreceğiz. İsrail; Etiyopya Hamas’a silah gönderiyor. Şimdi bunları neden anlattık; Yeryüzünü sömüren kan emiciler, Ümmetin başında böyle hazır kıt’a duruyorken, Ümmetin her işinde, rehavet ve başıboşluğa düşme gibi lüksü yoktur. Şimdi yaşadığımız zaman bunun kanıtıdır. Bizler ülkelerimizde, bunlara yem olmamak için her işimizde sağlam durmak, sağlam çalışmak, sağlam kararlar vermek zorundayız. Hayatımızın tüm alanlarında canla, başla, gayretle, imanla mesai harcamak durumundayız. Tüm bunları yaparken, çalışmalarımızdan en azami verimliliği elde etmek, toplum ve ümmet olarak her daim diri ve güçlü kalabilmek için her işi de ehline vererek emanetleri heba etmemek zorundayız. Bunun tersini yapmak gibi bir lüksümüz asla yoktur. Yeryüzünün katil çeteleri ağızlarını açmış, pençelerini kaldırmış, bizim en küçük bir zaafımızı, en basit bir hatamızı beklemekteler. Bizi bize kırdırmakta, aramıza ırk, mezhep vs. ayrılık fitnelerini sokarak işini çok zahmetsiz ve masrafsız bir şekilde halletmekte.  Şimdi, haydi gel de işini ehline verme, emanetleri zayi et, ehil insanları küstürerek güç kaybet, vicdanları yaralayarak kan kaybet, ehil olmayanların basiretsizlikleri, becerisizlikleri, kabiliyetsizlikleri yüzünden tüm toplumun, kamunun kaynaklarını zayi et! Toplumun yönlendirme ve yönetiminde, ehil olmayanların ortaya çıkaracakları memnuniyetsizlik, mutsuzluk, kargaşa, toplum binasını sarsarak çatırdatacak ve Allah muhafaza en küçük bir sarsıntı ve badirede yerlere serilecek ve leş kargalarına yem edecektir. O halde, toplum ve ümmet olarak soracağımız, sorgulayacağımız en önemli husus, Ehliyettir. Ehliyet ve ruhsat LÜTFEN!!!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.