1. YAZARLAR

  2. Ahmet AY

  3. EFKAN ÂLÂ ve PARALEL HASSASİYET
Ahmet AY

Ahmet AY

Ahmet AY
Yazarın Tüm Yazıları >

EFKAN ÂLÂ ve PARALEL HASSASİYET

A+A-

Bugüne kadar açık/tan hiç yazmak istemedim,

Samimiyetini, dürüstlüğünü, içtenliğini, mütevazılığını, müthiş zekâsını, entelektüel kişiliğini ve teoloji bilgisini bilen bilir.

Belki de onu bu konularda en iyi tanıyanlardan biri de benim. Ya da en azından dinine olan bağlılığı, Resul-i Ekrem SAV’e olan yangın gibi muhabbetini en iyi bilenlerden biriyim.

Evet, bu konularda onu en iyi tanıyanlardan biriyim.

Efkan Âlâ’dan söz ediyorum.

İstanbul’da Siyasal öğrencisi iken bir dostum tarafından tanıştırılmıştık, yıl 1985 Aralık ayı. Kıt kanaat geçinen arkadaşlarının kaldıkları evde sohbet ediyorduk. Benim o yıllarda genç yaşımda yasaklı olmamdan çok etkilenmişti. Zira 1980 12 Eylül darbesi biz dindarları da çok mağdur etmiş, ben de görevden alınmış ve 1402’lik olarak 6,5 yasaklı ilan edilmiştim. Bu 6,5 yılın büyük bölümünde bir bakkal dükkânında dahi çalışmama izin vermeyenler yine bu darbecilerdi. Adeta açlıkla imtihan ediliyordum.

Öğrenci Efkan Âlâ bu durumumdan dolayı beni ayet ve hadislerle teselli etmeye çalışıyordu.  O sırada bendeki “teslimiyet” dikkatini çekmiş olmalı ki “hocam bunları aşmış, çok şükür durumunu iftihar vesilesi sayıyor” demişti. Daha sonra Diyarbakır Valisi olan Âlâ ile zaman zaman farklı konularda sohbetlerimiz oluyordu.

Efkan Âlâ dinine bağlı, Muhammed Mustafa’ya iman ve hürmeti tartışılmaz bir şahsiyet. Sayın bakan aynı zamanda engin dini bilgiye sahip ve sahih kaynaklardan beslendiği için de inancı/itikadı sağlam biri. Bunu paralel DUBAİ’ciler de, paralel Zaman da çok iyi biliyor.

Nereden mi biliyorlar?

Bunlar geçmişte Efkan Bey hakkında bir kamyon fiş toplamışlar, Efkan Beyin bu yönünü bilmezler mi?

Başbakan Erdoğan’ın dava arkadaşı Efkan Bey, girdikleri bütün seçimlerde ezici zaferle çıkan Ak Partili gençleri zafer sarhoşluğuna kapılmamaları için motive ediyor, hem de İslam tarihinin en zirve insanı ve en zirve Fethi ve Huneyn Günüyle.

İnsani çaba ve başarının Allah'tan bigâneliğe sevk etmemesi gerektiğini anlatan Âlâ, kimi tefsir ve siyer âlimine göre Resul-i Ekrem'le savaşa katılan sahabenin düştüğü 'biz başardık' duygu ve düşüncesini Allah’ın cc terbiye ettiğini anlatıyor gençlere. Sayın bakan bu örnekle Allah'ın yardımının, güç ve kudretinin hakkıyla takdir edilmesine yönelik nasihatte bulunuyor.

Kâinat İmamı belledikleri zatın kaset, cd ve kitaplarından fırsat bulup az biraz tefsir okuyan herkes biliyor ki müfessirlerden çok saygıdeğer olan bazıları, Huneyn günü sahabeden pek çoğunun sayıca çokluğun kendilerinde “üstünlük” düşüncesi oluşturduğunu anlatıyor.

Bu anlayışı Allah Teâlâ Tevbe Suresi 25. Ayeti celilede “siz sayıca çokluğunuza güvenince dünya bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti” diye eleştiriyor. Bunun hata olduğunu Allah cc ifade buyuruyor.

İşte, İç İşleri Bakanı da “tevfiki/başarıyı sadece Allah’tan bilmek gerek” diyerek Ak Parti gençliğini canlı tutmaya çalışmıştı o konuşmasında. Bakan Âlâ, ola ki “Resul-i Ekrem’de de zafer ile ilgili bir düşünce peydah olmuş” diyor. Bu ihtimali –biz-siz katılmasak da- dile getiren halef-selef âlimler yok değil. Söz konusu Allah ise ve Allah’ın azamet ve kudretinin takdir edilmesi ise bütün varlık bunun karşısında acz içinde olup (ontolojilerinden dolayı)  yaratılmışların Allah ile mukayesesi ya da yaratılmışların -velev ki peygamber de olsa- Allah’ın uyarısından azade olmaları mümkün değildir.

Anlayacağımız, Efkan Beyin mevzubahis sözlerini pek çok İslam âlimi asırlar önce ihtimal dâhilinde görmüşler.

Bu işin bir yönü…

Bir de,

Sayın Bakanın sözlerine tepki gösterenler, Fetullah Gülen'in genellikle itikadımıza ters düşen vaazlarında anlattığı saçma sapan sözlerine ne demişler?

Resulullah sav’i “devre dışı bırakan” Cibril’i Emin as’a –hâşâ- “naş naş” çeken edep ve izan dışı ifadelerine bunlar ne demişlerdi? Paralel hassasiyet sadece kendilerinden olmayanların sözleri için mi devreye giriyor?

Fetullah Gülen vaazlarında kâinatın efendisi -canım yoluna feda- Muhammed Mustafa as’a –hâşâ ve kella- had bildirme küstahlığında bulunurken ne yapmışlardı Efkan Âlâ’nın sözlerine kafa üstü atlayanlar?

Mesela Fetullah Gülen’in:

"Şimdi şu kapıdan Hz. Muhammed gelse ve dese ki Fetullah sen yanlış söylüyorsun, ben de ona derim ki ya Resulallah sen orada dur, senin zamanın geçti diyeceğim" saçmalığına, hezeyanına, ne tepki gösterdi bu paralelci “Güney’deki ülkeyi sevenler”?

Tepkileri "tabi, artık 'kâinatın yüzü suyu hürmetine durduğu! bir cihan imamımız var.Hz. Muhammed orada dursun, artık devir bizim" mi dediler?

Eğer bu soruya hayır diyorlarsa gerçekten de merak ediyorum, Fetullah Gülen'in kâinatın efendisi olan Peygamberimiz Muhammed Mustafa SAV’e yaptığı bu saygısızlığına, bu hadsizliğine ne demişler anlatsınlar da merakımızı gidersinler.

Bu entrika ile yapmak istedikleri çok net;

Efkan Âlâ başbakan Tayyip Erdoğan’ın yanında dik duran birkaç şahsiyetten, bakandan biri. Hem de paralel şantajlarla, tehditlerle diz üstüne çöken üst düzey pek çok partilinin olduğu bir dönemde. Bu tezviratlarla Sayın Âlâ gibilerini de saf dışı bırakmaktır amaçları. Efkan Âlâ’nın nasıl bir kaynaktan beslendiğini bilselerdi enerjilerini bu yönde harcamayacaktı paralelciler.

İsterlerse gelsinler, onlara Efkan Beyin başka meziyetlerini de anlatayım ki dudakları uçuklasın, başları ellerinin arasında kalakalsın.

Son olarak;

Cumhurbaşkanlığı seçimine daha bir ay var. Büyük bir oyunla karşı karşıyayız ve bu oyunda henüz göremediğimiz unsur ve aktörler var. Dış güçler, iş dünyası, medya, paralel yapı ve sonradan eklemlenenleri… Bu oyunun aktörlerinden öte senaristleri ve büyük aklı seçim gününe kadar çalışacaklar. SİSİ’nin Türkiye sürümü Ekmeleddin İhsanoğlu ile Erdoğan’ı sandıktan çıkarmamaya gayret ediyor olabilirler. Bunun için oynayacakları çok oyun var ve Efkan Âlâ üzerinden yapılan saldırı da bu oyunun bir parçası.

Ama yemezler.

Hadi, Efkan Âlâ’dan size ekmek çıkmaz, KK’nıza tıpış tıpış

@ahmetay_

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.