1. YAZARLAR

  2. Mehmet ALTAN

  3. Dursun Çiçek nasıl kurtulur?&nbsp
Mehmet ALTAN

Mehmet ALTAN

Mehmet ALTAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Dursun Çiçek nasıl kurtulur?&nbsp

A+A-

Önceki günkü dedikodu nasıldı?

“Albay Dursun Çiçek’i kurtaracaklar”... Nasıl? Çiçek ve avukatları, aynı suçtan aynı kişiye iki farklı davanın olamayacağını belirterek...

...görevli ve yetkili mahkemenin Genelkurmay Askeri Mahkemesi olduğunu iddia edecek...

Ve...

Uyuşmazlık Mahkemesi’ne giderek davanın askeri mahkemede görülmesi yönünde karar alınmasını isteyecekler...

Askeri Mahkeme talep edecek...

Uyuşmazlık ise “askeri mahkemeyi” adres gösterecek...

Böylece...

Albay Çiçek sivil mahkemeden kurtulmuş olmakla kalmayacak, beraata doğru da epeyce ilerlemiş olacaktı.

***

Neden böyle bir dedikodu vardı?

Daha önceki örneklerden hareketle...

Örneğin, Şemdinli’de gözlerimiz önünde cereyan eden bombalama ve kurşunlama olayları ertesinde tutuklanan zanlı Ali Kaya için dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt, “tanırım, iyi çocuktur” dedikten sonra bu tür bir iki kelam etmişti.

Askeriye ve askeri yargı, bu topraklarda pek de hukuk olmadığından, “iyi çocuktur” kısmını algılamıştı.

Astsubay Ali Kaya, sanık iken “takdirname” almış, daha sonra sivil mahkemede 39 yıl cezaya çarptırılmasına rağmen dava Yargıtay tarafından bozulmuş...

Dava oradan askeri mahkemeye pas edilmiş... Bir önceki mahkemenin ağır kararına rağmen askeri mahkeme iki astsubayı da ilk celsede tahliye etmiş...

Tahliye olur olmaz da silahları kendilerine teslim edilmiş ve Batı’ya tayinleri çıkmıştı.

Bu arada...

İddianameyi hazırlayan sivil mahkemenin savcısı da “görevden men” edilmişti.

Büyükanıt, bu sürece nasıl bizzat müdahil olduğunu 32. Gün programında anlatmıştı.

***

Birçok örnek yanında, en tazesi de Heron Davası değil mi?

Dosya üç yıldır top gibi Askeri Yargı içinde dönüp durmuyor mu?

İddialar bir Tuğamiral’e ulaşınca dosya çok uzun süre sümen altı edilmedi mi?

Tüm bu örnekler nedeniyle Dursun Çiçek’in Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nde açılan davasında da bu tür bir gelişme bekleniyordu...

Ama beklenen olmadı.

En azından şimdilik...

***

Çünkü...

Çiçek’in yargılandığı Askeri Mahkeme Başkanı Hâkim Albay Ali Rıza Bildik, önceki gün sanık Kurmay Albay Dursun Çiçek hakkında ıslak imzalı belgeyle ilgili davaların Genelkurmay’da birleştirilmesi, dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesi ve tahliye talepleriyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini açıkladı.

Askerî mahkeme, CMK’nın 223. maddesindeki, “aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir” hükmü uyarınca bu kararı verdiğini açıkladı.

Hâlbuki...

Çiçek’in avukatı iki iddianamede eylemin tek olduğunu, Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gidilerek davanın askeri mahkemede görülmesi yönünde karar alınmasını istiyordu.

***

Albay Dursun Çiçek’in son umudu Askeri Yargıtay’da...

Çünkü Çiçek’in avukatları gerekçeli kararın açıklanmasından sonra Askeri Yargıtay’da kararı temyiz edeceklerini bildirdi.

Oradan da beklenen karar çıkmaz ise “yandı gülüm keten helva”...

***

Dursun Çiçek Askeri Yargıtay’dan beklediğini bulamaz ise...

Kendinin feda edildiği kanaatine varacaktır...

Böylesi durumlarda “Asiye nasıl kurtulur” adlı müzikalde Asiye’nin söylediği bir üçlük vardır: “Her taraftan tıkadınız yolumu

Yoksullukla bağladınız kolumu

İstemeden seçtirdiniz sonumu”...

Önceki ve Sonraki Yazılar