Muhammed Taha Uğurlu

Muhammed Taha Uğurlu

Yazarın Tüm Yazıları >

DÜNYA HAZIR MI?

A+A-

 

 

Televizyonda bir son dakika gelişmesi olarak gördüm. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin “ Her yeri vurabileceğimiz bir nükleer füze yaptık.” şeklinde açıklama yapmış. ABD’den buna karşılık olarak “ Amerikan halkı buna hazır” şeklinde cevap geldi.

 

Evet ABD ve ABD halkı savaşa her zaman hazır. Rusya da hiç şüphesiz buna çok önceden beri hazırlıklıydı. Peki dünya buna hazır mı? Masum insanlar buna hazır mı? Ya çocuklar? Onlar da hazır mıdır acaba? Bunun cevabı kocaman bir “hayır!” olacaktır elbette!

Dünya, son zamanlarda bir bataklığın içine sürükleniyor. Amacın ne olduğu hususuna gelince ise gerçekten tatmin edici bir neden bulmak zor. Özellikle büyük devletlerin sürekli olarak politika değiştirmeleri ve kafa karıştırıcı açıklmalarda bulunmaları kafalarda soru işaretlerine neden oluyor. Amaç eğer sadece toprak genişletmek ve maddiyat ise sürekli medeniyetleriyle övünen bu devletlere 1600 önce indirilmiş bir kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum: ”İşte bu nedenle İsrâiloğulları'na şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaya karşılık olmaksızın, haksız yere bir cana kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir can kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur. Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırıya gitmektedirler. Mâide-32” Evet Kur’an’da buyurulduğu gibi gerçekten masum bir insanın ölümü tüm insanların öldürülmesine eş değer olarak görülüyor. İnsanı bu kadar merkeze alan bir sistemden yüz çevirenler her gün yüzlerce insanın ölmesine neden oluyorlar. Bunun altında tamamen ırkçı, egoist ve emperyalist nedenler yatmaktadır. İnsanlar olarak yaşadığımız şu yeryüzünü gerçekten amacından saptırdık. Oysa ki bizler bu dünyaya burayı imar etmek, burada her canlıyı sahiplenmek, toplum olmak ve birlikte yaşayabilmek için gönderildik! Yıkıcı olmak için değil, yapıcı olmak için gönderildik! Üstad Cahit Zarifoğlu’nun da dediği gibi “Burası dünya ne çok kıymetlendirdik, oysa bir tarla idi ekip biçip gidecektik.”

Savaş bir çıkış yolu değildir. Savaş her zaman en son çare olmalıdır. Eğer savaşılacaksa bu insanların yaşam özgürlüğünü almak için değil, insanları zor durumdan kurtarmak için yapılmalıdır. Bugün dünya çapında oluşacak bir savaş, önüne geçilmez sonuçlar doğurur. Birinci Dünya Savaşında 17 milyon, İkinci Dünya savaşında ise 60-65 milyon arası insanın öldüğünü varsayarsak, bugün

teknolojinin getirdiği imkanlar ve silahlarla yaşanacak olası bir üçüncü dünya savaşında ölecek insan sayısını kestirmek oldukça zordur. Yapılan bu savaşlarda devletler, halkları için daha yaşanabilir bir dünya ortamını ve dünyada daha fazla söz sahibi olmayı amaçlıyorlar. Fakat bakıldığında yine ülkeleri için savaşan askerler olsun seferber olan halk olsun, en çok zararı yine bu insanlar görüyor. Burada bir “saçma” bulmak mümkün. Savaşların bir kazananı yoktur. Savaş yıkımdır.

 

“Zafer kazanmak barut kokusu almayanlara

herhalde çok kolay geliyordur.”

Lev Tolstoy- Savaş ve Barış

 

 

                    

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.