1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3.  DTP basın açıklaması: ‘Bu nasıl kardeşlik!’
 DTP basın açıklaması: ‘Bu nasıl kardeşlik!’

 DTP basın açıklaması: ‘Bu nasıl kardeşlik!’

A+A-

DTP Diyarbakır milletvekili Aysel Tuğluk, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DTP İl Başkan Vekili Ali Şimşek, Yenişehir Belediye Başkanı Fırat Anlı, Kayapınar Belediye Başkanı Zülküf Karatekin ve DTP Yenişehir belediye başkan adayı M. Selim Kurban, 15 Şubat’ta Diyarbakır’da yaşanan olaylarla ilgili olarak Sümerpark Resepsiyon Salonu’da bir açıklama yaptı. Olayların yaşandığı gün Gazze’de İsrail askerlerinin emniyet güçleriyle benzer bir şekilde bir eve gaz bombası atılmasına ilişkin bir televizyon haberini gazetecilere izletti. Daha sonra 15 Şubat’ta Diyarbakır’da olay çıkmaması için milletvekili ve belediye başkanları olarak yaptıkları girişimleri de içeren dehşet görüntülerle ilgili bir belgeseli gazetecilere izletildi. Belgesel gösterimi sırasında Baydemir, polis şiddetinin gösterildiği sıralarda “Burası Gazze değil, Diyarbakır” dedi. DTP İl binasına gaz bombası atıldığını gösteren görüntüler sırasında da Baydemir, “Burası Nazilerin gaz odası değil, DTP İl binası” diye konuştu.

‘ORANTISIZ GÜǒ

Ardından DTP Milletvekili Aysel Tuğluk, yaptığı açıklamada, Bölgede yaşanan olaylar karşısında büyük üzüntü duyduklarını belirtti. Diyarbakırlıların demokratik özgürlüklerini ve vatandaşlık haklarını kullanarak gerçekleştirmek istedikleri yürüyüşün, emniyet güçlerinin hiçbir demokratik ve barışçıl teamülle açıklanamayacak hoşgörüsüzlük ve sertlikteki şiddetli müdahalesiyle karşı karşıya kaldığını belirten Tuğluk, hükümeti ve orantısız güç kullanan emniyet güçlerini sert bir dille eleştirdi. 

Tuğluk, yürüyüşün olaysız geçmesi için Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü ile Valilik ve Ankara’da bulunan milletvekilleri aracılığıyla da İçişleri Bakanlığı’yla gerçekleştirdikleri görüşmelerin sonuçsuz kaldığına dikkat çekerek, “Eğer ki hükümet ve Valilik de huzuru ve yurttaşın güvenliğini sağlamayı isteseydi, hiçbir insan hakkı ihlali yaşanmadan, hiçbir vatandaşımız şiddete maruz kalmadan barışçıl bir şekilde bu etkinliği bitirebilirdik” dedi.

SORUMLULUK VE DUYARLILIK ÇAĞRISI

Sadece yapılmak istenen yürüyüşün değil, saldırıdan kaçan vatandaşların sığındıkları DTP il binasının da saldırıya maruz kaldığını hatırlatan Tuğluk, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

“Emniyet güçlerine verilen müdahale talimatı nasıl bir sertlikte ve insafsızlıktaydı ki, DTP İl Binasının içine sığınarak polisin şiddetinden korunmaya çalışan vatandaşlarımızın da şiddet mağduru olmasını garantilemek istercesine, emniyet güçleri DTP il binasının içine de gaz bombaları attı. Gaz bombasının atıldığı sırada bizler de il teşkilatının içindeydik. Vali’ye durumu anlatma çabalarımız yine sonuçsuz kaldı.” 

Tuğluk, emniyet güçlerinin protestocu kitleye karşı orantısız güç kullanımı karşısında tüm Türkiye kamuoyunu merkezi hükümetin sergilediği sert ve kışkırtıcı tutumu karşısında sorumlu ve duyarlı olmaya çağırdı. 

‘BÖLGE İNSANI KRİMİNALİZE EDİLİYOR’

Gösterilerin tek bir vatandaşın burnu kanamadan sona erdirilebileceğini ancak hükümet ve hükümete bağlı kolluk güçlerinin bunu istemediğini vurgulayan Tuğluk, “Buradaki hedef Türk ve Kürt halklarının kardeşliğidir. Buradaki hedef Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’sunda yaşayan vatandaşlarımızın demokratik hak ve özgürlüklerini barışçıl bir şekilde kullandığı bir etkinliği kanlı bir olaya dönüştürerek, DTP’yi ve DTP siyasetini, bölge insanını kriminalize etmektir. Olayların esas müsebbibi 2006 Mart olayları sırasında ‘Çocuk da kadın da olsa gereği yapılır’ deyip gereğini yapan Başbakandır.” 

Tuğluk, merkezi hükümetin DTP’nin tüm ısrarlı çabalarına karşın, Kürt Sorunun barışçıl çözümü için gereken barışçıl diyalogu tesis etmek için tek bir samimi ve sürdürülebilir adım atmadığını söyledi. 

‘ZORBALIK HERYERDE ZORBALIKTIR'

Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun olaylarla ilgili olarak sarf ettiği “Günü yaşayın günü. Düne takılmayın” sözlerine de sert tepki gösteren Tuğluk, Gazze’deki olayları da hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Herkes samimi olmalıdır. Zorbalık her yerde ve kimden kime yöneltilirse yöneltilsin zorbalıktır. İki gün önce Gazze’de bir binanın içine gaz bombası atıldı ve bir çocuk yaşamını kaybetti. İki gün önce içi yaşlı, genç ve çocuklarla dolu olan DTP İl Binasının içine gaz bombası atıldı ve yaralıların hastaneye götürülmesine dahi izin verilmedi. Buradaki zulmün, bu zorbalığın görülmesi için kim olmamız gerekir?”

Tuğluk, merkezi hükümetin bölgeye yönelik herhangi bir samimi kardeşlik politikası olmadığına dikkat çekerek, tüm saldırılara rağmen diyalogdan, istişareden, toplumu ortak çabalarda buluşturma çabasından vazgeçmeyeceklerini söyledi.

BAYDEMİR: VİCDANLARI VARSA TAVIR KOYARLAR

Görüntülü açıklamanın ardından basın mensuplarının soruları yanıtlayan Baydemir, olaylar sırasında kendisine müdahale edilip edilmediği sorusuna “Bu ülkede veya demokratikleşme sürecinde bedeller kadınlara, yaşlılara ve çocuklara ödettirilmemelidir. Zahmet yaşaması gereken varsa bu siyasetçiler olmalıdır. Bu itibarla biz kendimize yapılandan vazgeçtik, bunun hesabını yapmıyoruz ama halkımıza yapılanın hesabını soruyoruz. Şüphesiz sıkıntılar yaşadık ancak benim yaşadığım sıkıntı halkımın yaşadıklarının yanında hiç kalır” dedi. Saldırı görüntülerini Acele Posta Servisi ile Başbakana ve kabine üyelerine göndereceklerini ifade ederek “Eğer vicdanları varsa bir açıklama yapar, bir tavır koyarlar, insani duruş ortaya koyarlar” dedi. 

BAŞBAKAN'I MERAK ETMİYORUZ

Başbakan’ın 21 Şubat’ta Diyarbakır’a gelip miting yapacağının hatırlatılması üzerine Baydemir, Diyarbakırlılar olarak, demokrasiye, barışa, ortak paydada buluşma gereğine inanan insanlar olarak artık Başbakan’ın ne diyeceğini merak etmediklerini söyledi. Baydemir şöyle devam etti: 

“Çünkü ne diyeceğini biliyoruz. Yine tek devlet diyecek, yine tekleyecek, yine tekleyecek. Merak etmiyoruz. Hani belki Marmaray’dan bahsedebilir ama onu da merak etmiyoruz. Diyarbakır halkının artık Başbakan’ın ne söyleyeceğine itibar etmeyeceğine inanıyoruz. Bu görüntülerle artık çirkin yüzün açığa çıktığını görüyoruz. Bu bizim inancımızdır. Bir kez daha ifade etmek isterim ki; bu sorunu çözmeyen, halka tebaa gözüyle bakan ve böyle bir muameleyi kendisine reva gören her iktidar bu coğrafyada çözülmeye mahkumdur. AKP de çözülmeye başlamıştır. Benim ve tüm arkadaşlarımın boynunun borcudur. AK Parti bölgede tabela partisi haline gelecektir. Diyalogla, istişareyle bütün halkımıza ulaşacağız. Bu hükümetin çirkin yüzünü halka göstereceğiz. Bize oy vermeyen de bizdendir. Tek bir insanımızı dışarıda bırakmayacağız, halkımız başımızın tacıdır. İkna edip onlara gerçekleri göstereceğiz.”

HALK BAŞBAKANA İTİBAR ETMEYECEK

Erdoğan’ın Diyarbakır’a gelişiyle ilgili olarak “Keşke Başbakan buraya bir çözüm paketiyle gelseydi. Barış politikasını hayata geçirmeye gelseydi. Seçim sonrası sürecin nasıl evrileceğini bilmiyoruz. Bir çözüme mi yoksa çatışma ortamına mı evrilecek belli değil” diyen Tuğluk, AKP’nin siyaseten rezervinin kalmadığı söyledi. Tuğluk, Erdoğan’ın gelişine halkın itibar etmeyeceğini düşündüğünü belirtti. 

YÜRÜYÜŞE DAVET

DTP Diyarbakır İl Başkan Vekili Ali Şimşek de parti binalarına yapılan saldırının Türkiye siyaset tarihine en gaddar ve acımasız bir saldırı olarak geçeceğini söyledi. 2. Dünya Savaşı’ndaki Hitler’in gaz odalarını andırdığını söyleyen Şimşek biraz daha zorlansa neredeyse toplu ölümlerin yaşanacağını bildirdi. AKP hükümetinin Filistin için timsah gözyaşları döktüğünü ifade eden Şimşek “Bizim insanlarımıza karşı tutumları ibret vericidir” dedi. Saldırıyı kınamak ve lanetlemek amacıyla yarın yapılacak yürüyüşe herkesi davet eden Şimşek, partiye yönelik saldırıya karşı tüm yasal mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

ANF

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.