1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Doğu'da Rütbeliler Köşe Oldu
Doğu'da Rütbeliler Köşe Oldu

Doğu'da Rütbeliler Köşe Oldu

A+A-

Doğu ve Güneydoğu"da süren savaşın aynı zamanda ekenomik rant alalanına dönüştüğü Ergenekon iddianamesinin ek klasörlerinde de belgeleniyor. 1981 ile 1990 yılları arasında Diyarbakır, Van, Şırnak gibi en çatışmalı bölgelerde görev yapan rütbeli askerler korucularla birlikte silah ve uyuşturucu ticareti yapmış. Binlerce silah ve tonlarca uyuşturucuyu Irak"a kaçıran ve asker ve korucular bu ticaretten yüklü miktarda paralar kazanmış.

Ergenekon iddianamesinde, askerlerin JİTEM örgütlenmesi içinde yaptıkları kirli işlere dikkat çekiliyor. İnsan tacirliği, silah ve uyuşturucu satıcılığı yaptıkları, mülteci kadınlara tecavüz ettikleri iddia edilen askerlerin, suç üstü yakalandıları halde MİT tarafından korundukları belirtiliyor.

Ergenekon iddianamesinin eklerinde, Doğu ve Güneydoğu"da görev yapan askerlerin JİTEM adı altında yaptıkları faaliyetleri tek tek anlatılıyor. 208 numaralı klasörün 43 ile 53 sayfaları arasında bulunan “Jandarma Genel Komutanlığı"na verilecek JİTEM dosyasına ek bilgiler yazan Astsubay"ın yazdıkları” isimli belgede, 1981 yılından 1990 yıllarına kadar özellikle Şırnak, Diyarbakır, Van ile sınır boylarında görev yapan ve belgenin yazıldığı dönemde binbaşı rütbesinde olan askerlerin içinde yer aldığı bir isim listesi ile yaptıkları işler detaylarıyla anlatılıyor. Binbaşı Kamber Oğur, Albay Reşit Demir, Binbaşı İsmail Ayhan, Üsteğmen Cihan Büyük, Üsteğmen Kemal Şahintürk, Astsubay İbrahim Karakuş, Diyarbakır JİTEM Grup Komutanı Nurettin Binbaşı adlı askerlerin korucuların da içinde bulunduğu bir ekip kurduklarının anlatıldığı belgede, bu kişilerin JİTEM adı altında insan tacirliği, silah kaçakçılığı, uyuşturucu satıcılığı yaptıkları belirtiliyor. Bu askerlerin mülteciler için kurulan kamplara gönderilen gıdaları sattıkları, mültecilerden para ve ziynet eşyası aldıkları, mülteci kadınların ırzına geçtiklerinin de yer aldığı belgede, şahısların mültecilerden topladığı silahları satmak isterken MİT"e ihbar edilmesiyle yakalandığı ancak sadece bir korucunun görevine son verildiği bilgisi de yer alıyor.

KÖYLÜLERİN MALLARINI SATTI

Kim tarafından ve hangi tarihte yazıldığı belli olmayan ve daktilo olarak yazılan belgede dönemin askeri görevliler ve yaptıkları faaliyetler şöyle sıralandı:

"Dönemin Van Çaldıran Jandarma Sınır Tabur Komutanı Binbaşı Kamer Oğur: 1981-83 yıllarında Şırnak 23. Jandarma Sınır Tugayı"na bağlı Şenoba 3. Sınır Taburu Ortabağ 4. Jandarma Sınır Tabur Komutanıydı. Oğur binbaşı Uludere köyleri Ortabağ, Ballı, Taşdelen, Işıkveren, Gülyazı, Yekmal, Tarlaşabaşı, Ortasu köylülerinden zorla silah aldı. Silahları olmayanlar evini, öküzünü, tarlasını satarak kalaşnikof alıp o zaman yüzbaşı rütbesinde olan Oğur"a teslim ediyordu. Oğur yaklaşık beş ünimog (askeri araç) dolusu kalaşkinof ve cephaneyi Ortabay"daki bir adam aracılığıyla İran"a terörist kamplarına göndererek sattı."

ANKARA"DA APARTMAN ALDI

"Çanakkale Jandarma Er Eğitim Tugayı Eğitim Tabur Komutanı binbaşı İsmail Ayhan: Şenova 3. Jandarma Sınır Tabur Komutanıydı. Köyündeki korucularla özellikle de Babatlar"la çok karanlık ilişkileri vardı. İsimlerini bilmediğim iki adamı daha vardı. Bu iki adamını istihbarat toplamak için Irak"a gönderiyordu. Gerçekte ise bu adamlar uyuşturucu getiriyordu. Bu iki adamı JİTEM arabaları bekliyorlar, JİTEM arabaları geri dönerken kendi arabalarıyla konvoy halinde JİTEM arabası öncülüğüyle Cizre"ye gelip orada hiç arama olmadığından direkt Diyarbakır"a gidiyorlardı. Ayhan bu yolla çok büyük paralar kazandı. O sıralar Ankara"da apartmanlar aldığını duyduk."

MİT SİLAHLARI BULDU

Mayıs 1992"de Ayhan ile adamı korucu Şehmus Babat gayri meşru yollarla topladıkları silahları yüklüyorlar. Üzerini kavaklarla örtüyorlar. Bu kamyon arama noktalarından aranmadan geçiriliyor. Fakat bu olaydan haberi olan birisi tarafından Diyarbakır MİT Müdürlüğüne kamyon plakası, içinde silah gizli olduğu, üstünün kavakla örtülü olduğu ve kamyondaki silahların Ayhan ile Babat"a ait olduğu ihbar ediliyor. MİT yetkililerince kamyon Bilecik civarlarında durduruluyor. Yapılan aramalarda silahlar bulunuyor. MİT raporuyla korucu Babat"ın koruculuğu elinden alınıyor ancak Ayhan hakkında hiçbir işlem yapılmıyor.

MÜLTECİ KADINLARA TECAVÜZ

Astsubay İbrahim Karakuş: Şenoba Taburu"nda İstihbarat Kısım Amiriydi. Tabur Komutanı İsmail Ayhan"ın sağ kolu ve muhbiriydi. Savaş sırasında Türkiye"ye getirilen mültecilerden para ve ziynet eşyası alarak tabur komutanıyla bölüşüyordu. Kendisi Urfalı olup iyi Arapça biliyordu. Mülteci kadınları zorla ilişkiye zorluyordu.

KOYUN VE UN SATTILAR

İzmir Foça Jandarma Komando Okulu ve Eğitim Alay Komutanlığı üsteğmen Cihan Büyük: Şenoba Sınır Taburuna bağlı Ortabağ 4. Sınır Bölük Komutanıydı. Köyün korucuları arasında adamları vardı. Bu adamlarını zaman zaman Irak"a gönderip televizyon, video, teyp, atari vb.. elektronik eşyalar getirirdi. Bunları da Diyarbakır"daki Japon pasajında satardı. Körfez savaşı sırasında birçok Iraklıyı para karşılığında Türkiye"ye kaçırıyordu. Yaklaşık 300 bin mülteci vardı. 150 bin civarında silah topladı.

Ballı 3. Sınır Bölüm Komutanı üsteğmen Kemal Şahintürk: Körfez savaşı sırasında Irak"ta mal kalmadığından Şahintürk koyun sürülerini, tonlarca un gönderdi. Bu satıştan milyarlar kazandı.

"TURGUT ÖZAL"A YAKINDI"

Diyarbakır JİTEM Grup Komutanı Nurettin Binbaşı: Daha önce Silopi JİTEM TİM komutanıydı. Duyumların, ihbarların çoğu Botan bölgesi sebebiyle bu bölgeden alınır. İstihbarat toplama adı altında uyuşturucu ve silah kaçakçılığında aktif rol oynadı. Kendisi Malatyalı olup Özal ile yakınlığıyla biliniyordu. Bu işin çok yağlı olduğunu anlayınca Cumhurbaşkanı vasıtasıyla kendini Diyarbakır JİTEM Grup Komutanlığı"na atadı. Bu faaliyetlerini daha geniş bir ortamda ve büyük yetkilerle yönetti.

Birgün

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.