1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Doğru sefer eğri gemi…
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Doğru sefer eğri gemi…

A+A-

 

Dün olan ile bugünü, bugün yaşanan ile dünü kavramaya kalkmak, topyekün bakış, hem kolaydır, hem yanlıştır.
 
Ve bu, en sık yaptığımız iştir. Kimi politikalarını eleştirdiğiniz bir siyasi partinin, örneğin siyasi iktidarın bu kez doğru yaptığını söylemek veya tersi, siyasi iktidarın doğrularının azalıp hatalarının arttığını ifade etmek, tartışmalar da sıkça 'doğruyu bulmak' ya da 'pusulayı şaşırmak' gibi keskin tanımlarla karşılık bulur.
 
Örneğin Ergenekon ve Balyoz adli süreçleri, hem doğruyu hem yanlışı aynı anda barındıramaz keskin inançlılar için. Bu Kürt meselesinde de laiklik tartışmalarında da böyledir… Keskin siyasi pozisyonlar, pozisyonlara ilişkin tanımlar düşünme zahmetini elinizden alır, size doğruyu ve doğruya giden akıl yürütme biçimini tarif ederler. İhanet, hain, bizden, satılmış, iliştirilmiş kelimelerinin bu denli revaçta olduğu kaç demokrasi vardır acaba? Bu notu düşüp devam edelim…
 
Türkiye son 10 yılda çok önemli hamleler yaptı. Demokratikleşme, devlet dokusunda sivilleşme, İslami kesimde ve laik kesimde karşılıklı olarak demokratik derinleşme, ekonomik istikrar, kamu hizmeti kalitesindeki artış bu durumun açık sonuçları. Hatta sisteme ve ülkeye en çok sorun çıkaran Kürt meselesinde bile gelişme bu yönde. Kürt sorununda kimlik vurgusu, hak kullanımı, siyasi ifade imkanı açısından Türkiye'nin 2000 sonrası ile 2000 öncesi arasında dağlar gibi fark bulunuyor. 2000'li yıllar sorunu salt asayiş nesnesi olarak algıyan inkarcı politikaların geride bırakılması olarak tanımlanabilir bir yönüyle. Altını özellikle çizmek gerekir: Bu hamleler içinde sivilleşme sürecinin MGK'dan Emasya'ya mevzuatın önemli bir kısmını elden geçiren yasal boyutu, darbe ve darbeci mantıkla hesaplaşarak temizlenmeyi öne alan adli yaptırım boyutu, siyasi iradenin kendi alanına sahip çıkmasıyla özellikle YAŞ açısından başgösteren idari boyutu son 200 yılın vesayet düzenine yönelik en büyük dönüşüm girişimidir. Ne var ki, tüm bunlar demokratik düzen tesisi için yeterli değildir, yeterli olmamıştır. İki nedenle ya da iki anlamda… İlki ortada: Önce 12 Eylül kalıntısı anayasal düzen başta olmak üzere, çözüm bekleyen, beklerken can alan, otoriterlik dalgaları üreten Kürt meselesi, polis devleti görüntüleri, yargı-siyaset ilişkisinde boğucu durumlar, seçim sistemi, partiler yasası ve ataerkil siyasi yapılanma, askeri sistem içindeki denetimine ilişkin eksiklerin süregitmesi, ulusal ve yerel siyasi kararlarda katılım, uzlaşma ve mutabakat eksiklikleri ciddi 'demokrasi sorunları' olmayı sürdürüyor.
 
İkincisi ise malum… Bunları değişim sürecinde yaşanan hoyratlıklar, iktidar kavgalarından, yeni adli refleksin siyasi özgüveninden doğan hak ve hukuk ihlalleri olarak tanımlayabiliriz. Kaldı ki, değişim sürecinin ürettiği sorun ve sıkıntılar içinde sadece bunlar, yani sadece hukuksuz durumlar yok. Aynı zamanda yönetim krizlerine, iç siyasi dokuya değen boyutlar da var. MİT krizinde olduğu gibi devlet içi gerginlikler üreten ya da tasfiye merkezli adli süreçlerde olduğu gibi asker-sivil ilişkilerini 'sürekli yaptırım hali'ne dönüştüren ve bu ilişkilerin yapılanmasını engelleyen yönleri var. Özetle, siyasi iktidar açısından hem iyiye giden hem kötüye giden işler var. Genel olarak hakim tek parti sistemi ve bu sistem içindeki hakim lider görüntüsü, katılım, mutababakat, uzlaşma gibi konularda yeni meseleler üretiyor, şüphe yok.
 
Ancak aynı iktidar, özellikle lideri zaman zaman 'büyük adımlar' atıyor. Saygun'a yaptığı siyasi ve sembolik anlamı güçlü hastane ziyareti bunlardan birisidir. 'İktidarımın gideceğini de bilsem Kürt sorununu çözmeye çalışacağım' sözleri bunlardan bir başkasıdır. Dönelim keskin akıl sahiplerine… Siyasette normalleşme istiyorlarsa, önce zihniyetlerini normelleştirmeye çalışmaları gerekir. Birleştirerek değil, ayrıştırarak anlamayı denesinler, tedavi için faydalı olur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.