1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Diyarbakır'da "Kemalizm" Tartışıldı
Diyarbakır'da "Kemalizm" Tartışıldı

Diyarbakır'da "Kemalizm" Tartışıldı

A+A-

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi'nin on beş günde bir dernek binasında "Alternatif Eğitim Dersleri" kapsamında gerçekleştirdiği seminerler dizisinde bu hafta “Kemalist İnkılâpların Anlamları ve Amaçları” konusu tartışıldı.

Müzakereli seminer şeklinde yapılan programda İshak Şimşek, Kemalist inkılâpların oluşum, gelişim, anlam ve amaçları üzerinde dururken, İkram Filiz de sunumu yapılan konuyu müzakere ederek katkılarını sundu.

Kemalizm'in fikir yapısı üzerinde durarak konuşmasına başlayan İshak Şimşek, bu fikrin ana temasının Mustafa Kemal'in “Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayatın kendisinden alırız” sözünde gizli olduğunu burada; vahyin inkâr edildiğini yerine, “aklın ve ilmin halledemeyeceği şey yoktur” ilkesinin konduğunu; vahiy yerine Batı aklının konduğunu ifade etti.

Sözlerini Kemalizm'in şekillenmesinde etkili olan başlıca fikir akımları üzerinde durarak sürdüren Şimşek bunları; Ziya Gökalp, Abdullah Cevdet, Tevfik Fikret ve Namık Kemal olarak sıraladı. Bu fikir akımlarının fikirlerini ve Kemalizm üzerindeki etkisini tek tek ele aldı. Bunların ortak özelliklerini Batı hayranı ve İslam karşıtı olarak özetledi. M. Kemal'in sosyal hayattan İslam'ın izlerini silme ve yerine seküler anlayışı yerleştirme temelinde bunlardan faydalandığını ileri sürdü.

Kemalizmin Aşamaları

Şimşek, Atatürk inkılâplarını iki başlıkta ele alarak şunları kaydetti: “Atatürk inkılâplarını iki kategoride ele almak uygun olur. 1- 1924–30 yeni rejimin kurulması. 2- 1930–1945 yeni millet inşa etme süreci.”

Kemalist ideolojinin aşama aşama uygulandığını ifade eden Şimşek bu aşamaları; öncekini yıkma yerine yeni bir devlet kurma, kanunlar oluşturma, yeni bir halk oluşturma, dini devre dışı bırakma ve yeni bir ideoloji oluşturma olarak özetledi.

Şimşek bu yeni ideolojinin oluşumunda kullanılan araçların da özenle seçildiğine dikkat çekerek, “Kemalist ideolojinin oluşumunda milli tarih ve dil teorisi önemli yer edinir. Milliyetçilik ve laiklikten beslenir. M. Kemal'in kadın özerinden toplumu dönüştürmeyi hedeflediği görülmektedir. Bu amaçla güzellik yarışması tertip edilmiş ve hiçte güzel olmayan bir Türk kızı dünya güzeli seçilmiştir. Müzik ve halk evleri de sıklıkla kullanılan araçlar arasında göze çarpmakta.” şeklinde konuştu.

Kemalizmin halka rağmen halk için anlayışı temelinde oluştuğuna dikkat çeken Şimşek, istiklal mahkemeleri döneminde ölen insan sayısının neredeyse “kurtuluş savaşı”ında ölen insan sayısını geçtiğini söyledi.

"Akidevi Mesele"

Müzakereci olarak söz alan İkram Filiz ise, müzakeresinde Kemalizm'e karşı yaklaşımları ve Müslümanlar olarak yaklaşımın nasıl olması gerektiği özerinde kısaca durdu.

Kemalizm'e karşı yaklaşımları “Kemalizm”i masum gösterenler, kabul edenler ve ret edenler” olmak özere üçe ayıran Filiz, Kemalist ilke ve inkılâpların genel olarak Müslümanlara ve Kürtlere karşı yapıldığına işaret ederek bundan dolayı bu iki kesimin büyük zararlar gördüğünün altını çizdi.

Filiz, Müslümanların Kemalizm'e nasıl yaklaşması gerektiği ile ilgili olarak şunları kaydetti; “inkılâplar neye karşı yapılmıştır? Bu sorunun tek bir cevabı vardır. M. Kemal başından beri İslam'a-halkın İslami değerlerine savaş açmıştır. Dolayısıyla, Müslümanlar için Kemalizm'e yaklaşım akidevi bir meseledir. Bizler, hakaret etmeden Kemalist ideolojiyi ret etmek ve onu sevmemekle mükellefiz.”

Islah-Haber

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.