1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Diyarbakır, Kürtler ve 12 Eylül
Diyarbakır, Kürtler ve 12 Eylül

Diyarbakır, Kürtler ve 12 Eylül

A+A-

Yirmi sekiz yıl önceki askerî müdahaleyi anlatanlar söze istatistik verileriyle giriyor.

Peşi peşine sıralanan sayılar:

1 683 000 (fişlenen kişi), 9 400 (1402'lik olan kamu görevlisi), 650 (gözaltı vakası), 14 000 (vatandaşlıktan çıkarma), 210 000 (dava), 49 (infaz edilen idam cezası)...

Böyle gidiyor.

Çözüm arayışında hâlâ asker ağırlıklı tedbirlere önem verilmesini isteyenlerin, durup yeniden düşünmesine yardımcı olabilir, diye aktarıyoruz.

Düğümleşmiş meselelerde, iyi niyet ve sağduyuyla çözüm arayanların, geçmiş hataları bilmesinde fayda yoktur, denemez.

Kürdistan'da, baskı, işkence, infazlar ve tutuklamalar, PKK'nın geri çekilme taktiği, darbecilerin kısa dönemde, her alanda hakimiyet kurması ve herhangi bir muhalefetle karşılanmamasına yol açmıştı.

Dışarıda bir bütün olarak hakimiyet kuran darbeciler, en büyük muhalefet gücü olarak gördükleri ve Kürtlük adına bir daha bir çıkışın olmaması, cesaret edilmemesi için, bütün güçleriyle cezaevine yöneldiler.

Bu cezaevi stratejik bir konum atfedilen Diyarbakır Askeri (5 nolu) Cezaevi'ydi.

Çünkü PKK'nin yüzde doksan kadro ve sempatizanının toplandığı bir cezaeviydi.???!!!...

Diyarbakır devlet ve devleti güvenceye almaya çalışan darbeciler için önemli bir merkezdi.

Burada alınacak sonuç devletin geleceğini belirleyecekti.

İnkarcı ve imhacı siyasetin devamı mı, yoksa iflası mı?

Buradaki sonuçlar ortaya koyacaktı. Bundan dolayı Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı'na özel harpçi Kemal Yamak getirilmiş, onun ekibinden cezaevi yönetimi oluşturulmuş ve özel politikalarla belirlenen uygulamalar devreye sokulmuştu.

Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde uygulanan işkenceler, günlük yaşamda yaşananlar insanın aklına-hayaline gelmeyecek uygulamalardı.

Esat Oktay'ın 'Sizi öyle bir hale getireceğim ki, sizi dışarı bıraksak dahi, siz dışarı çıkmak istemeyeceksiniz' sözleri, uygulamaların hangi politikanın sonuçları olduğunu ortaya koymaktadır.

Buna karşı Kürt tutsakların, onurlarını ve ait oldukları ulusal kimliklerini korumak için geliştirdikleri direnişler vardı.

Kürt halkı tarihinde ilk kez, oligarşik sistemle bütün olumsuz koşullara rağmen, kendisini, geleceğini savunmuş, geleceğini belirleyen direnişler geliştirmişti. 

12 Eylül Darbesi, sistemin inkarcı ve imhacı politikası Kürdistan'da boşa çıkarıldı, ama uygulamalar boyutunda halen varlığını tüm alanlarda sürdürüyor.

Sonuç olarak, 12 Eylül Darbesi, bugünkü Türkiye'nin sorumlusudur.

Çünkü geçerli olan yasalar o dönemin anayasasından besleniyor.

HABER DİYARBAKIR-EDİTÖRYAL

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.