1. YAZARLAR

  2. Zeki SAVAŞ

  3. Dinmeyen Kan: Afganistan
Zeki SAVAŞ

Zeki SAVAŞ

Zeki SAVAŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Dinmeyen Kan: Afganistan

A+A-

Afganistan, savaşlar ülkesine dönüşmüş durumdadır. Afganistan'da zengin petrol ve gaz yatakları yoktur. Afganistan, emperyalist güçleri cezb edecek yer altı kaynaklarına da sahip değildir. Afganistan'ı uluslararası ve bölgesel güçlerin yarış ve savaş alanına dönüştüren en temel etken, bu ülkenin jeo-stratejik konumu ve siyasi tarihidir.

İran İslam devriminden sonra Sovyetler Birliği Afganistan'ı jeo-stratejik nedenlerle 25 Aralık 1979 yılında işgal etti ve on yıllık bir savaş yaşandı. Sovyet işgali büyük göç dalgalarına ve geniş çaplı tahribata yol açtı ama bu sürede Afgan halkının Sovyetler'e karşı geliştirdiği gerilla savaşları, Afganistan'ı İslami uyanış sürecinde bir umuda ve cihad kavramı temelinde şekillenen destanların yazıldığı bir ülkeye dönüştürdü.

Afgan cihadıyla İran-Irak savaşının aynı zaman diliminde yaşanması, İran İslam devriminin yeni gerçekleşmiş olması şöyle bir siyasi ihtimali güçlü bir şekilde uluslar arası düzeyde gündemde tutuyordu:

Afganistan'da mücahitler galip gelebilir ve savaş, bir İslam devletiyle sonuçlanabilir. İran, Irak'a galip gelebilir ve Irak'ta da bir İslam devleti kurulabilir. Böylece Orta Asya'dan Ortadoğu'ya uzanan çizgide çok güçlü bir siyasal İslam dalgası şekillenir ve bütün Ortadoğu'yu etkisi altına alır. Bu ihtimaller, 1980 ila 1990 yılları arasında dünya devletlerinin ve Müslüman halkların gündeminde önemli bir yer tutuyordu. Bu gelişmeler ve ihtimaller, Müslüman halklara umut bahşediyor ve emperyalist güçlerde korku ve endişe uyandırıyordu.

Savaş yıllarında Hikmetyar ile yapılan bir röportajda, İran'dan daha güçlü ve sağlıklı bir model geliştireceklerini söylüyordu. Bu temenniler ve cihada ilişkin destanlar Afganistan'ı kanayan bir yara olmaktan ziyade geleceğe ilişkin ümitlerin yeşerdiği bir ülke olarak gönüllerde ve zihinlerde yer edinmesini sağlıyordu.

Sovyetler'in 15 Şubat 1989 yılında Afganistan'dan çekilmesinden sonra cihad gruplarının siyasi iktidarı paylaşma konusunda uzlaşamaması, İslam devletine ilişkin daha ileri bir modelin geliştirilmesine imkan vermediği gibi, cihadi grupların arasında yakıcı bir iç savaşa da neden oldu ki, bu iç çatışmalar Afganistan ile ilgili umudu umutsuzluğa dönüştürdü.

İç çatışmaların bitmemesi, Pakistan'ın desteğiyle şekillenen Taliban grubunu sahneye çıkardı ve Taliban 1995 yılında bütün grupları tasfiyeyi amaçlayan yeni bir iç savaşın fitilini ateşledi ve 1996 yılında Kabil'i ele geçirdi. 2011 yılına kadar süren korkunç iş çatışmalar sonucu Şah Mesud dışında tüm gruplar tasfiye edildi ve Şah Mesud da Afganistan'ın kuzeyine sıkıştırıldı ve burada bir suikast ile şehid edildi.

Ahmet şah Mesud'un öldürülmesinden sonra Amerika el-Kaide örgütünü 11 Eylül olayının sorumlusu görerek Afganistan'ı 16 Kasım 2011 tarihinde işgal etti. Ve bu ikinci işgalin üzerinden de on yıl geçti. On yıl işgal, on yıl iç savaş ve yine on yıl işgal ve iç savaş. Neredeyse otuz yıldır silahların susmadığı, kanın durmadığı, yaraların sarılamadığı bir ülke oldu Afganistan.

Otuz yıllık savaşın ilk on yılında acılarla beraber büyük umutlar vardı ama son yirmi yılda umutları tüketen fakat acıları arttıran savaşların cereyan ettiği bir Afganistan var. Ufukta savaşın biteceğine dair umutlar da çok zayıf.

Amerika, askerlerinin büyük bir kısmını çekeceğini söylüyor ama bu geri çekilme, savaşın biteceği anlamına gelmiyor. Çünkü Amerika profesyonel vurucu gücünü Afganistan'da bulundurmaya ve büyük bir askeri üs kurmaya hazırlanıyor. Amerika'nın askerlerini geri çekmesi tamamen gelecek seçimlerle ilgilidir ve seçimlerden sonra tersinden kararlar alınabilir. Amerika kendi topraklarının dışında sürekli savaş halinde olmayı daimi bir strateji haline getirmiş. Afganistan bunlardan biri olacak gibi.

Amerika işgalinin sonuçlarından bazıları:

Amerika'nın Afganistan'ı işgalinden bu yana 2600 yabancı asker ile 14 bin ila 34 bin arasında Afganlı sivil öldürüldü. Bu işgalin Amerika ve Batılı ülkelere maliyeti 500 milyar Dolar civarında.

Bu sürede Amerika açısından kazanım olarak görünen şey, Taliban'ın iktidarda olmaması ve Bin Laden'in öldürülmesidir. Buna bir de kadınlar açısından kız çocuklarının okula gidebilmesini ve 249 milletvekilinden 69 tanesinin bayan olmasını ekleyebiliriz. Ancak Taliban varlığını ve tehdit olma özelliğini koruyor. Kadınlar açısından gözüken kazanım aynı zamanda tehdit altında. Son altı ayda kızların okuduğu 20 okul ateşe verildi ve bayan öğretmenler tehdit ediliyor ve saldırıya uğruyor.

Afganistan ekonomisinin ne halde olduğunu anlamak için, geçen yıl devletin sadece bir milyar Dolar vergi toplayabildiğini bilmek yetiyor. Afganistan'ın gayri safi milli gelirinin yüzde 97'sini dış yardımlar oluşturuyor.

Amerika'nın işgali boyunca uyuşturucu üretiminde hiçbir azalma olmadı. Sadece geçen yıl kuraklıktan ötürü uyuşturucu madde üretiminde bir azalma yaşandı.

Afganistan'ı işgal eden güçler, Afganistan ile ilgili üstlendikleri sorumlulukları yerine getirmedi. İngilizler, uyuşturucu ile mücadeleyi; Amerika, Afgan ordusunun eğitimi ve donanımını; İtalya, hukuk sisteminin oluşturulmasını; Almanya, polis teşkilatının oluşturulması ve eğitimini; Japonya, silahlı grupların silahtan arındırılmasını üstlenmişti. Bu ülkelerin hiç biri üstlendikleri alanlarda hatırı sayılır bir çalışma yapmadı.

Son on yılda Afganistan'ın büyük kayıpları oldu. Bunun yanında işgalci güçler de önemli kayıplar verdi. İşgalci güçlerin kayıpları işgal yıllarına göre şu şekildedir:

Tarih           Amerika        İngiltere        Diğer              Toplam

 

2001               12                0             0                 12

 

2002               49                3            18                 70

 

2003               99                1            31                131

 

2004               52                1             7                 60

 

2005               99                1            31                131

 

2006               98               39            54                191

 

2007              117               42            73                232

 

2008              155               51            89                295

 

2009              317              108            96                521

 

2010              499              103           109                711

 

2011              188               26            48                 262

 

Toplam           1685              375           556                    2616

Amerika'nın Afganistan'ı işgalinden kim ne sonuç elde etti?

Amerika'nın, Bin Laden'in öldürmesinin dışında somut bir netice aldığını söylemek zor. Taliban'ı iktidardan uzaklaştırdı ama Taliban, gücünü ve tehdit unsuru olma özelliğini koruyor.

Afganistan'da ayakları yere basan bir iktidar oluşmadı. Dolayısıyla Amerika ve Kerzay hükümeti bu işgalden karlı çıkmış gözükmüyor.

Mevcut sistemi zorlayan ve işgal güçlerinin çekilmesi durumunda Kerzay iktidarına son verebilecek konuma sahip tek güç Taliban'dır. Taliban'ı Pakistansız düşünmemek gerekir. Pakistan bir yandan Amerika ile terör konusunda işbirliği yaparken öte yandan hiçbir zaman Taliban ile olan ilişkilerini kesmedi. Pakistan'ın Afganistan üzerindeki siyasi hesaplarında Taliban önemli bir koz olarak duruyor. Son dönemlerde Amerika ile Pakistan'ın ilişkileri gerilince, Taliban'ın etkisi daha bir hissedilir oldu. Kerzay'ın kardeşinin öldürülmesi, arkasından Kerzay'in danışmanının Kabil'de terör edilmesi,  Pakistan'ın Taliban'ı Amerika'ya karşı da bir koz olarak elinde tuttuğuna işaret ediyor.

Afganistan'ın Amerika tarafından on yıllık işgalinin ardından Pakistan ve Taliban'ın kazançlı tarafta yer aldığını ve Amerika, el-Kaide ve Afgan halkının ise zarar eden tarafta yer aldığını söylemek mümkün.

Bu sonuçlar, Afganistan'da işgalin ve iç çatışmaların kısa vadede sona ermeyeceğini gösteriyor. Amerika Afganistan'da kaldığı ve Taliban'ı dışladığı sürece çatışmalar devam edecektir. Amerika'nın Taliban ile anlaşıp onu iktidara getirmesi halinde işgalin başındaki koşullara dönülmüş olacaktır. Amerika'nın Afganistan'dan çekilmesi halinde de Taliban yine işgal öncesi konumuna en kısa sürede yükselebilecektir.

Bütün seçenekler, işgal öncesi koşullara dönmeye ve çatışmanın devamına çıkmaktadır. Her ne kadar Taliban geçmişteki bazı icraatlarının doğru olmadığı yönünde kısmi bazı öz eleştirilerde bulunuyor olsa da iktidara geldiğinde nasıl bir siyaset izleyeceği belirsizdir.

İşgaller, Afganistan'a iç çatışma ve yıkımdan başka bir şey sağlamadı ve sağlamayacaktır. İşgaller sonucu değişen iç dengelerin de tekrar rayına girmesi belirsiz bir zamana mahkûm.

 Görünen o ki, Afganistan kanayan bir yara olmaya devam edecek.

Kaynak:Fitrat.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.