1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Dink cinayetinde adalet 7 yıldır kayıp!
Dink cinayetinde adalet 7 yıldır kayıp!

Dink cinayetinde adalet 7 yıldır kayıp!

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink\'in katledilmesinin üzerinden 7 yıl geçti. Hedef gösterildiği için son yazısında \"Kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim\" diyen Dink\'in katledilmesinin ardından ise hem toplumun hem de

A+A-
 
 
 
 

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Agos Gazetesi'nde yayınlanan "Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in yetimhaneden alınmış bir Ermeni kızı olduğuna" ilişkin haberi üzerine medyada çıkan nefret içerikli haberlerle hedef hale getirilmesi ve hakkında TCK'nın 301'inci maddesinden dava açılmasının ardından tetikçi Ogün Samast tarafından gazetesinin önünde katledilmesinin üzerinden 7 yıl geçti. Son yazısında "Kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim" diyen Dink'in katledilmesinin ardından ise hem toplumun hem de Dink ailesinin adalet talebi 7 yıldır hala karşılanamadı.
 
Hedef gösterildi 
 
Dink'in, Agos Gazetesi'nde yayınlanan "Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in yetimhaneden alınmış bir Ermeni kızı olduğuna" ilişkin haberi üzerine Genelkurmay Başkanlığı açıklama yaptı. Açıklamanın ardından Dink, İstanbul Valiliği'ne çağrılarak uyarıldı. TCK'nın 301. maddesi kapsamında "Türklüğü aşağılamak" suçu ile yazıları gerekçe gösterilerek yargılanan Dink, aldığı tehditleri "Neden hedef seçildim", "Ruh halimin güvercin tedirginliği" yazıları ile duyurdu. Dink, 19 Ocak 2007'de saat 15.00'da tetikçi Ogün Samast tarafından katledildi. Cinayetle ilgili ilk olarak Çiğdem Gökalp isimli yurttaşın görgü tanıklığının ortaya çıkmasıyla başlayan ve 3 ay süren soruşturma sürecinin ardından aralarında Yasin Hayal ve Erhan Tuncel'in bulunduğu 8'i tutuklu 19 sanık hakkında "terör örgütü yöneticiliğini yapmak, terör örgütü üyesi olmak, terör örgütüne yardım etmek, tasarlayarak adam öldürmek, patlayıcı madde imal etmek, patlayıcı madde atmak, kasten yaralamak, mala zarar vermek, tehdit, suçluyu gizlemek, ruhsatsız silah bulundurmak" suçları ile dava açıldı. Soruşturma evresinde ve 4 yıl süren mahkeme süresince Dink avukatlarının soruşturmanın derinleştirilmesi talepleri gerekçe gösterilmeksizin reddedilirken, soruşturma adalet talebini karşılamaktan yoksun bir şekilde yürütüldü.
 
'Soruşturmaya izin verilmedi'
 
Yasin Hayal'in Hrant Dink'i İstanbul'a gelerek öldürmeyi planlandığı, daha önce de Mc Donalds adlı işyerinin bombalanması eyleminin sanığı olduğu ve Hayal'in Hrant Dink'i öldürme eylemini gerçekleştirebilecek yapıda olduğunu bildirdiği dava sürecinde ortaya çıktı. Dava sürecinde ortaya çıkan bir diğer gerçek ise, cinayetin planlayıcılarından Yasin Hayal'in, cinayetin işlenmesi sırasında olay yerinde bulunduğuna dönük kuvvetli şüphe bulunan Osman Hayal ve Hrant Dink'in emniyet tarafından takip edilmekte olduğuydu. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında "Hrant Dink'in öldürülebileceği yönünde, Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından 17 Şubat 2006 tarih ve 027248 sayılı yazı ile ayrıntılı bilgi verildiği; Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden gelen bu yazının İstanbul Emniyet Müdürlüğünce ciddi olarak ele alınması gerekirken, yapılan işlemin yeterli olmadığı, koruma tedbirlerinin alınmadığı ve Hrant Dink'in 19 Ocak 2007 tarihinde öldürüldüğü" iddialarının incelenmesi için soruşturma başlatılmasına ise İstanbul Valiliği İl İdare Kurulu, izin vermedi. 4483 Sayılı Kanun uyarınca hazırlanan ön inceleme raporunda ve Valilik İl İdare Kurulu kararında ise, Trabzon Emniyet Müdürlüğü görevlileri kusursuz bulundu ve soruşturmalarına gerek görülmedi. Başbakanlık Teftiş Kurulu raporu ise, "Trabzon ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlileri görevlerini yapmadı" dedi. 
 
'Örgüt bulunamadı'
 
Tetikçi Ogün Samast ise, İstanbul Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı. "Tasarlayarak insan öldürmek" ve "ruhsatsız silah taşımaktan" 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cinayetin 5. yılına bir gün kala karara bağlanan davada, mahkeme, cinayetin işlenmesinde "örgüt bulamadı." İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 sanıklı davanın tutuklu sanıklarından Yasin Hayal'e "Hrant Dink'i tasarlayarak öldürmeye azmettirmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken bütün sanıkların "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan beraatına karar verdi. Mahkeme, tüm sanıklar hakkında bireysel eylemlerinden hüküm verdi. Davada, Ersin Yolcu ve Ahmet İskender ise Dink'in öldürmesi için yardım ettikleri gerekçesi ile ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. İndirim uygulayan mahkeme, Yolcu ve İskender'i 12'şer yıl 6 ay hapse çarptırdı. 
 
Dava yeniden görülmeye başlandı
 
Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise, kararı sanıkların "silahlı örgüt" değil "suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi oldukları gerekçesiyle bozdu. Dava 17 Eylül 2013'te İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülmeye başlandı. Dink ailesi ise, mahkemelerde "Yalanın su gibi içildiği, zorbalığın ekmek gibi yendiği; yaşam hakkı, insan hakkı, doğruluk, dürüstlük, hak ve hukukun ayaklar altına alındığını" söyleyerek mahkemeye katılmama kararı aldı. Yeniden görüşülmeye başlanan davanın ilk duruşmasında tutuksuz sanık Erhan Tuncel hakkında "yakalama kararı" çıkarıldı. 23 Eylül'de ise, Tuncel yakalandı. 2'nci duruşmada savunma yapan sanık Erhan Tuncel, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'i işaret ederken, AKP ve cemaatin cinayetle ilgisinin olmadığını savundu. Son Dosyada sanık olan Osman Hayal ve Zeynel Abidin Yavuz hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Tüm sanıkların beyanlarının alınmasının ardından ise mahkeme, Yargıtay kararına direnecek ya da uyanacak.

diha

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.