1. YAZARLAR

  2. Yavuz Yılmaz

  3. DİNİ FANATİZM
Yavuz Yılmaz

Yavuz Yılmaz

Analiz
Yazarın Tüm Yazıları >

DİNİ FANATİZM

A+A-

 

Fanatizm, Türk Dil Kurumu sözlüğünde “Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, taassup, bağnazlık” şeklinde tanımlanmaktadır. Kuşku yok ki, dini fanatizm, fanatizm türleri arasında en sorunlu olan fanatizm türüdür. İnsanı fanatizme sürükleyen nedenlerin olduğu tartışmasızdır. Diğer yandan fanatizm, toplumsal barışın önündeki en büyük engellerden birisidir.

Tartışılmaz ve sorgulanamaz bir dini yorum içine hapsolma, fanatizmin en önemli kaynağıdır. Bu durum din dışı laik, liberal ve sosyalist hareketlerde de böyledir.

Dini tek bir kanaldan ve kaynaktan öğrenip, sadece onunla ilgili yorumların doğruluğuna inanmak ve bununla yetinmeyerek başka yorumları dışlamak ve ötekileştirmek dini fanatizmin kaynağıdır. Burada samimi olmak insanı kurtarmaya ve fanatizmi ortadan kaldırmaya yetmez; tam tersine çoğu kez fanatizmin artmasıyla sonuçlanır. Bu durumun tarih içinde çok sayıda örneğine rastlanmıştır.

İslam tarihinin ilk fanatikleri Hariciler diye bilinen gruptur. Nitekim Hariciler, ibadetlerine son derece bağlı samimi insanlardı. Ama bu onların Hz. Ali taraftarlarını küfürle itham edip öldürmelerini engellemiyordu. Harici tecrübesi, yanlış bir bilgiye ve öğretiye samimiyetle ve sadakatle bağlanmak insanı felakete bile sürükleyebileceğini bütün açıklığı ile göstermiştir.

Bir dini yorum veya ideolojiye tek doğru diye bağlanan fanatik aslında başka görüşlere saygısı olmayan bir militandır. Militan ister sosyalist, ister Kemalist, ister İslamcı olsun fark etmez. Kendi dışında olanlara karşı nefret doludur. Mücadelesi zihinsel ve entelektüel değil, şiddet doludur. Şiddet aslında bir ideolojiye özgü değil, her ideoloji içine sinmiş bir yöntemdir.

Militan hakikatin kendi tekelinde olduğuna inanır. Doğru, mensup olduğu örgütün, cemaatin, grubun, partinin tekelindedir. İslam’ın tek ve en doğru yorumu ise kendi cemaatinin yorumudur. Sosyalist, milliyetçi, dini hangi değerlerin içinden konuşuyor, hangi gelenekten geliyorsa, sosyalizmin, milliyetçiliğin, dinin en doğru yorumunu kendi örgütü veya cemaati yapmıştır. Zihinsel olarak bütün militanlar, hakikati kendi cemaati içinden algıladığı için zorunlu olarak otoriterdir, elitisttir, çoğulculuğa kapalıdır. Diğer yandan militan ölmeye ve öldürmeye koşullanmış kimsedir. Kendini inandığı öğreti uğruna feda etmekten çekinmez. Samimiyet ve adanmışlık iyi birer meziyettir. Ancak samimiyet ve adanmışlık insanı felakete de sürükleyebilir. Samimiyet ve adanmışlığın hangi değerler etrafında yağıldığı da çok belirleyicidir. Bir İŞİD,PKK,DHKP-C ve FETÖ militanlarının önemli bir kısmı davalarında samimi ve adanmıştır. Hatta canlı bomba olacak,lider ve ideoloji için canını feda edecek derecede samimi ve adanmışlardır.Samimi ve adanmışlığın anlam kazanabilmesi için hangi değerler etrafında olduğu da önemlidir. Ebu Cehil küfründe samimi bir adanmışlık içinde idi. Samimiyet ve adanmışlık tek başına insanı iyi bir insan yapmaz.

Militan indirgemecidir. Bu yüzden karşısına çıkan olayları hiçbir zaman gerçek boyutlarıyla anlamlandıramaz. Olayı değerlendirdiği tek boyutun dışına çıkmaz. Zar-ten içinde bulunduğu yapı ona ne düşünmesi gerektiğini öğretmiştir.

Militanın düşüncesinden farklı düşünen herkes düşmandır. Düşmanla oturup müzakere edilemez. Onunla bulunacağı, karşılaşacağı tek düzlem çatışma halidir. Militan ölmeye ve öldürmeye koşullandığı için, en pratik çözüm kendine karşıt olanı yok etmektir.

Militanın en büyük arzusu zamanı geldiğinde önderinin ya da şeyhinin arzusunu yerine getirmektir. Bu eylemin onu cennete götüreceği ya da devrim şehidi yapacağına inancı tamdır.

Militan, dünyayı gözüne takılan gözlüklerin ışığında değerlendirir. Gözlüğü değiştirmek aklına bile gelmez. İster PKK, ister İŞİD, ister FETÖ, ister İslamcı, İster Türk veya Kürt milliyetçisi olsun fark etmez. Hakikatin kendi grubu içinde anlam bulduğuna inanır.

Militan'ın sarsılmaz olarak inandığı ve asla bilgisinden ve doğruluğundan şüphe etmediği önderleri vardır. Bu önder şeyh, lider, şef veya önderdir. Kuşku yok ki, onlar kanalıyla gelen bilginin tartışmaya açık bir yönü yoktur.

Militan'a göre okumak, düşünmek, tefekkür etme zamanı geçmiştir. Zaman, düşmanları ortadan kaldırmak için eylem zamanıdır. Bundan dolayı militan kendi grubunun vereceği görevi sorgusuz sualsiz uygulamak üzere adanmış bir kişiliğe sahiptir.

Militan eleştirel düşünceye en uzak kişidir. Çünkü, eleştiri sorgulamayı, soruları peşinden getirir. Eleştirel bir zihnin militan olmasına imkan yoktur; çünkü o, önüne çıkan her bilgi ve davranış biçimini sorgulayacaktır. Bunun için bütün radikal yapılarda itaat etmek zorunlu bir davranış biçimi olarak öne çıkar.

Militan kesin inançlıdır, asla tartışmayacağı doğruları vardır. Hakikatin bilgisine ulaşmış militan için sorgulanacak bir şey yoktur. Kesin kararların altında ölmeye ve öldürmeye yatkın kesin inançlılar bulunur. Ölen ve öldüren kesin inançlılar, ideolojiye sahip kişiler tarafından kahraman olarak kutsallaştırılır. Burada din ideolojilerle karşılaştırılmakta, dahası yarıştırılmaktadır. Her ideoloji bir şekilde kavgasını din üzerinden vermektedir. Her ideolojik tutuma göre dini en kötü anlayan karşı taraf en iyi anlayan da kendi tarafıdır. Buradaki temel ayırım dini ahlaki ve manevi kökleriyle öğrenmek değil, kendi davasını onaylayacak bir söylem içinde yeniden inşa etmektir.

Hiç kuşku yok ki, günümüz İslam ve Batı dünyası için en birincil sorun fanatik zihin yapısıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.