1. YAZARLAR

  2. Ahmet Meroğlu

  3. Dindar Kürtler ve PKK-BDP
Ahmet Meroğlu

Ahmet Meroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Dindar Kürtler ve PKK-BDP

A+A-

     


     Malumunuz PKK yaklaşık 30 yıl devletle savaştı… PKK, 30 yıllık bu savaşta en çok arzulayıp da, gerçekleştirmediği şey, Kürtleri topyekûn ayaklandırmaktı.

     Ama Kürtler, PKK’nin büyük kışkırtmalarına ve çabalarına rağmen ayaklanmadı.

     Oysa devlet, Kürtlerin ayaklamaları için Kürtlere ziyadesiyle haksızlıklar ve zulümler yapmıştı. Zira PKK’yi doğuran ve ayakta tutan da devletin Kürtlere karşı zalimce insanlık dışı zulümleri ve işkenceleriydi.. Devlet, Kürtlere zulüm ettikçe ve temel hak ve hukuklarını çiğneyip esirgedikçe maalesef Kürt gençleri dağa çıktı. Ayrıca Kürtlerin büyük çoğunluğu PKK’nin seküler çizgisini benimsemediği halde devletin kendilerine uyguladığı zulmün öfkesini dindirmek için BDP’ ye oyunu verdi ya da intikam alma düşüncesiyle dağı vazgeçilmez çare olarak gördü.

     İşte esas PKK’yi bugüne taşıyan ve sürekli diri tutan da devletin bu zalim zihniyetidir. PKK’nin işini kolaylaştıran devletin bu zalimane tarzı, Kürtleri adeta PKK’ye mecbur bıraktı.

     Kısacası; devletin, Kürtlerin temel haklarını vermeye yanaşmaması ve bu alışkanlıklarını sistematik olarak sürdürmesi, Kürtlerin PKK ile “duygusal bir bağ” oluşturmasına zemin hazırladı.

     Peki, PKK neden Kürtleri ayaklandıramadı. Çünkü PKK Kürtlerin, özellikle dindar Kürtlerin benimsediği ve barışık oldukları bir yapılaşma değil.

     Hatta PKK geleneksel de olsa Kürtlerin inançlı olmalarını ve dinine bağlı realitesini görmezden gelen ve hiçe sayan bir yapılamadır.

     Yani zinhar PKK, ideolojik olarak Kürtlerin tamamını temsil eden bir örgüt değildir.

     Kısacası dindar Kürtlerle PKK ideoloji arasında ciddi bir “kan uyuşmazlığı” söz konusudur. Dahası; PKK, seküler bir hareket olarak kendini tanıtıp benimsetmeye çalışırken, öte yandan da Kürtlerin mazlumluğunu ve geri kalmışlığını da ısrarla “İslamiyet’e” mal eden bir yapılaşma.

     İşte PKK’nin bu kabul edilmez seküler anlayışı, devlet tarafından ezilen, hor görülen ve zulümler gören Kürtlere, ikinci bir sorun yaşamasına da sebebiyet verdi; zemin oluşturdu.

     Çünkü PKK/BDP, bütün enerjisini Kürtleri kendi ideolojisine göre şekillendirmek ve inşa etmek için kullandı. Bu durum tıpkı cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte kurucu felsefenin kendine göre vatandaş inşa etmesi metaforudur. Evet, Kürtler, PKK ile birlikte kısmi bazı kazanımlarını elde ettiler… Ama PKK, varolan “Kürt sorunu” ile birlikte ikinci bir sorun olarak  “inanç sorununa” neden oldu; zemin hazırladı.

     İşte bu soruyu hep sorarım: Kürt sorunu olunmamış olsaydı, Kürtler acaba sosyalist olurlarımıydı? İşte adeta bu ideolojiyi benimseyen ve bu ideoloji ile yola çıkan PKK, Kürt sorununu kullanarak Kürtleri sosyalistleştirmeye çalıştı. Ve maalesef özellikle Kürt gençlerini de dine karşı bir formatla yetiştirdiler.

     Dolayısıyla bütün ulusal haklarına kavuşmuş olan dindar Kürtlerin böylesi bir PKK/BDP ile aralarına mesafe koyacakları bilinmelidir. Zira Kürtler bütün kazanımlarını elde ettiklerinde PKK/BDP’nin Kürtlere vaat edeceği bişey kalmayacaktır. Dahası BDP ile Kürtler arasında var olan kan uyuşmazlığı, böylece tamamı ile deşifre olacağı gibi, oluşan duygusal bağ da kopacaktır.

     Nitekim HDP bu durumun en büyük emaresini teşkil etmektedir. BDP, dindar Kürtleri tercih etme yerine, HDP ile sosyalistleri tercih etmesi, kelimenin tam anlamıyla dindar Kürtlere sırtını dönmesi demektir.

     Evet, gelinen noktada, özellikle Kemalist anlayışa sempatik görünmek için her fırsatta Türkiye’nin Kürdistan’ında laikliğin teminatı biziz diye beyanatlar veren BDP, HDP ile Türkiye’nin batısında da laikliğin teminatı olma çabasında.

     Şu çok net anlaşıldı ki, BDP zihniyetinin karar vericileri, HDP ile Türkiye partisi olma iddiası ile yola çıkarken, yıllardır BDP, sırf Kürtler adına bedel ödediği için oy veren dindar, muhafazakâr ve BDP’li olmadıkları halde BDP’ye oy veren Kürtleri hiçe saymıştır.

     İşte böylesi bir BDP, devletin zulmü son bulduğu anda Türkiye’nin Kürdistan’ında erimeye başlanacağı bilinmelidir.

     Evet, tekrar şu çok iyi bilinmeli ki; bugün BDP’ye oy veren Kürtlerin büyük çoğunluğu bir şekilde devlet tarafından incitilmiş, haksızlığa uğramış insanlardır. Dolayısıyla bu kişiler özellikle devlete olan öfkelerini yatıştırmak için BDP’ ye oy vermişlerdir. Devletin zulmünün son bulduğu ve Kürtlerin ulusal haklarını elde ettiği bir Türkiye’de günümüzdeki durumuyla dindar Kürtlere yaklaşan bir BDP’ nin akıbeti CHP gibi olacaktır. CHP ile BDP arasındaki tek fark ise CHP’ nin yerli, BDP’ nin ithal malı sol parti olmasıdır.

     Kısacası, Kürtlerin acılarıyla, mağduriyetiyle ve mazlumiyetiyle kendini var etmiş BDP, maalesef HDP ile homoseksüelleri bile gözetirken, dindar Kürtleri görmezden gelmiştir.
 


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum