1. YAZARLAR

  2. Mücahit Bilici

  3. Devrim ayakları ve demokrasi yorganı
Mücahit Bilici

Mücahit Bilici

Yazarın Tüm Yazıları >

Devrim ayakları ve demokrasi yorganı

A+A-

 Azınlık iktidarından çoğunluk iktidarına geçiş devrim özelliği taşır ve AK Parti deneyimi bundan başka bir şey değildi. Yalnız bu devrim olalı epey oldu. Her devrimin şakşakçıları değil ama tarihin doğru tarafını keşfedilmemiş bir kıta gibi bulan bazıları dindarların eşitliğine yeni uyanıyor. Bunu sonradan keşfedip hâlâ heyecanlananlardan değilim. Bunların değişimin lüzumuna ve istikametine dair haklı heyecanları geçmişten kopuşa dayanıyor. Ne var ki, geçmişten kopuş heyecanı geleceğe dair teyakkuz lüzumuna dair rehaveti mazur gördürmemeli. Bu safhayı veri alıp bir sonraki meydan okumayı dikkate alarak yazmak gerek. Dindarlık temelli bir otoriterliğin risk olarak farkında olmak, entelektüel ve demokratik teyakkuzu canlı tutarak vaki olanı mutlaklaştırmadan ve kaçınılmazlaştırmadan mümkün olanın en iyisi ve mevcudun daha iyisi için konuşmak gerekiyor. Sahip olduğu söz imkânını, değişim sürecine eleştirel bir refakatçi yapmayan kalemler başka mükâfatlara hak kazanabilirler ama saygıya değil.

Şimdiki sorun nedir? Çoğunluk iktidarının hâkimiyet paldır-kültür’ünden çıkıp demokratik süzgeçten geçerek rafine bir hukuk devletine evrilmesi sorunu.

Geçmişin berbat mirası ve ona dönüş korkusu, mevcut iktidara hak ettiğinden çok dahabüyük bir açık çek vermektedir. Bu çekin duyguları ile hareket eden kitlelerce verilmesi normaldir. Ancak aynı şey kitlelere bakarak kendilerine popülist bir onaycı seviyesini layık ve bu zilleti herkese reva gören entelektüel kesimler için söylenemez. Halkın meşru tercihine karşı saygısızlık ve demokratik irade hazımsızlığı değil kendini siyasetin keyfine değnekçi yapacak bir teslimiyet içine girmemekten bahsediyoruz. İktidarın “devrim ayakları”na kapananları bahis harici tutuyoruz ama o devrim ayaklarına kapılanlara yorgan hatırlatması yapmak demokratik bir sorumluluktur. İşte geçmişin kötü mirasının mevcut iktidara açtığı açık çekin mühim bir kısmının suiistimali ve israfı devrim ile demokrasi arasında açılmış farkı işaret ediyor. Belki veren memnun ve alan da israf ediyor memnunane ama bunu görenin (vicdan olarak) rahatsız olması gerekmez mi?

Bugün Türkiye’de bir kısmı görünen ve daha büyük bir kısmı henüz görünmeyen gerilim, işte bu devrim ile demokrasi arasındaki farkın yaptığı cereyandır. Bu fark bazı hadiselerde somut bir hâl alıyor.

İş devrimi ve büyüme şehvetindeki patlama ile o patlamanın altında mesela Soma’da 301 işçinin can güvenliğini sağlamadaki kesatlık arasındaki fark. Yahut düzinelerce katları olaninşaatlarla şehri doldurmak ile o inşaatlardan düşüp ölen işçilerin can güvenliğini sağlama zaafı arasındaki fark.

AK Parti’ye olan halk desteğinin büyüklüğü ile o desteğin açtığı iktidar makamlarına (google’dan ayet sallayıp tek meziyeti İngilizce konuşabilmek olan ve bulunduğu makamı ancak riyakarlıkla doldurabilen kimi) siyasetçilerin küçüklüğü arasındaki fark..

Şu hâlde devrim ayaklarını demokrasi yorganına göre uzatmak lazım derken, henüz kısa düşen demokrasi yorganına bakıp, ayakları kesin demiyoruz. Aksine yer yer tekmeye dönüşen bu ayakların üstünü demokrasi yorganıyla kapatmak için gerekli çabayı niye göstermiyorsunuz diyoruz. Demokratik teyakkuz devrim heyecanına eşlik etmedikçedevrimi demokrasinin kendisiymiş gibi sunma ihtiyacı, bir örtme ihtiyacı olarak bütün çıplaklığı ile ortada olacak. Televizyon ekranları ve gazete sayfaları bunu kapatamayacağı için de tıpkı Soma’daki maden ocağının kapısını kapatmak için dökülen beton gibi betonarme siyasetlere ihtiyaç duyulacak.

Geçmişe göre ilerideolduğumuz, ilerlediğimiz kesin. Ama geleceğe göre acaba yeterince ilerliyor muyuz? Bu pozisyon, imkânsızı isteme hayalciliği değil, mevcudu yegâne mümkün gören bir muhafazakâr dûnhimmetliğe kolunu veya aklını kaptırmamaktır.

İttihat Terakki’den Sultan Abdülhamid’e terfiacaba yeterli bir terakki midir?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.