1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Devlet ‘Şeş’ti kaldı
Devlet ‘Şeş’ti kaldı

Devlet ‘Şeş’ti kaldı

A+A-

TRT 6 (Şeş), dün sade bir törenle açıldı. Arı stüdyolarında sade bir törenle yapılan açılışa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan mesaj gönderdi.
Erdoğan, yurtdışına çıktığı için törene katılmazken, gazetecilerin soruları üzerine "TRT Şeş bi xer be/TRT 6 hayırlı olsun" dileğini yeniledi. Esenboğa havaalanında konuşan Erdoğan, "Arkadaşlar ben dersime iyi çalıştım. 'TRT-6 Hayırlı Olsun' dedim. Bunun Kürtçe'sini bir daha söyleyeyim isterseniz" diyerek Kürtçe ifadesini tekrarladı.

Erdoğan: Dersimi çalıştım

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: Ben TRT-6'nın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Arkadaşlarımız gerçekten güzel bir çalışma yaptılar, önemli bir hazırlık dönemi geçirdiler. İnanıyorum ki ağırlıklı olarak Güneydoğu, Doğu, bu bölgede Türkiye'de olup bitenlerden, eğlencesinden sporuna, sanatına, birçok tartışma programlarına varıncaya kadar halkımız, devlet televizyonunu çok daha yakından takip etme imkanı bulacaktır. Zaman içerisinde bu çok daha farklı adımların atılmasına da vesile olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü bu işlerde biliyorsunuz devlet adım atmadıktan sonra özel sektör bu işlerin içerisine girmez. Ama her şey yavaş yavaş zaman içerisinde olacaktır. Biraz sabırlı olacağız.”
Açılışa davet edilen DTP'liler ise seçim yatırımı olarak kullanıldığı gerekçesiyle töreni boykot etti. AKP'li Kürt kökenli milletvekillerinin ilgi gösterdiği törende TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin yaptığı konuşmada yeni kanalın hedeflerini anlattı.
Diyarbakır Gün Tv Genel Yayın Koordinatörü Ahmet Birsen de TRT'nin elinde geniş imkanlar bulunmasına rağmen neden karasal yayın yerine Hotbird uydusunu tercih ettiğini sordu. Hükümetin Kürtçe yayını seçim yatırımı olarak gördüğünü ifade eden Birsin, özel kanallara tanınmayan Kürtçe yayın hakkının sadece TRT'de yapılmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu. Kürtçe sözcükler kullandıkları zaman kendilerine RTÜK tarafından verilen cezaları hatırlatan Birsin, "Belediye başkanları Kürtçe konuştukları için cezalar veriliyor. TBMM tutanaklarında bilinmeyen bir dil olarak geçiyor. TRT'nin Kürtçe yayın yapması Kürtçe'nin özgür olduğu anlamına gelmez" dedi.

Bu da F tipi kandırmaca
F tipi cezaevlerinde Kürtçe konuşma yasağıyla ilgili şikayetlerin artması üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nden Taraf'a yapılan "Yüzyüze görüşme sırasında Kürtçe konuşma yasağı yok, mevzuat sadece telefon görüşmeleriyle sınırlı" açıklamasının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. F tipi cezaevlerindeki mevcut uygulamaya göre zaten tutuklu ve hükümlüler ziyaretçileriyle arada ses geçirmez camların bulunduğu bir bölmede, telefon aracılığıyla görüşüyor. Kayıt altına alınan bu görüşmeler sırasında Kürtçe konuşulduğu anda önce yasak uyarısı yapılıyor, devam edildiği takdirde ses kapatılarak görüşme sonlandırılıyor.

Yetkililer yalanlamıştı ama
Van F tipi Kapalı Cezaevi'nde hükümlü Eyüp ve Reşit Nanto kardeşlerin görüşte anne ve babalarıyla Kürtçe konuştukları gerekçesiyle başka bir cezaevine 'sürgün' gönderildikleri iddiası üzerine Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü iddiaları yalanlamıştı. Genel Müdürlük, Taraf'a adı geçen kişilerin cezaevindeki kapasite aşımı nedeniyle başka cezaevine gönderildiğini açıklamıştı. F tipi cezaevlerinde Kürtçe konuşma yasağı uygulamasının sözkonusu olmadığını belirten genel müdürlük yetkilileri, ziyaretlerin yüzyüze gerçekleştirildiğini, telefonla yapılan konuşmalarda ise mevzuattan kaynaklanan engellerin olduğunu belirtmişti.

Normal ziyaretler telefonla
Ancak, Van F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu Eyüp ve Reşit Nanto kardeşlerin babası Gerevan Nanto, çocuklarıyla zaten normal görüşmeler sırasında da ses geçirmez camların bulunduğu bölmede telefonla görüşebildiğini söyledi. Nanto, çocuklarının başka bir cezaevine gönderilmesine neden olan görüşme gününü ses geçirmez camların bulunduğu kabinlerde telefonla yaptıklarını, çocuklarının kız kardeşlerinin sağlığını Kürtçe sorması üzerine telefonun kapatılarak görüşmenin sonlandırıldığını anlattı.
F tipi cezaevlerinin uygulamaya konulmasından günümüze kadar tutuklu ve hükümlülerle aileleri arasında yapılan haftalık ziyaretler arada ses geçirmez camların olduğu kabinlerde bulunan karşılıklı telefonlarla gerçekleştiriliyor.

İşte o tüzük maddesi

Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nün "mevzuattan kaynaklanan sıkıntılar"ın nedeni olan tüzük maddesi ise şöyle: "Telefon görüşmeleri Türkçe yapılır. Ancak, hükümlünün Türkçe bilmemesi veya görüşeceğini bildirdiği yakınının mahallinde yaptırılacak araştırma ile Türkçe bilmediğinin tespit edilmesi h‚linde, konuşmanın yapılmasına izin verilir ve konuşma kayda alınır. Kayıtların incelenmesi sonucu, konuşmanın suç teşkil etme ihtimali olan faaliyetler için kullanıldığının anlaşılması durumunda, bir daha hükümlünün aynı yakını ile Türkçeden başka bir dille konuşmasına izin verilmez."

Şahin değişlik için harekete geçti

Edinilen bilgiye göre Adalet Bakanlığı'nın, F tipi cezaevlerinde anadil yasağını mercek altına aldığı bildirildi. Bakan Şahin'in kısa süre önce, uygulamaya kaynaklık eden tüzük maddesinde değişikliğe esas olacak çalışma yapmaları için bakanlık bürokratlarını görevlendirdiği öğrenildi.

Yargıdan Kürtçe ilana yasak geldi
Ağrı Sulh Ceza Mahkemesi Hak ve Özgürlükler Partisi (HAKPAR) hakkında Taraf Gazetesi'nde yayımlanan ilanın dağıtılmasını Kürtçe olduğu için yasakladı.
Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) tarafından Ergenekon Örgütü ile ilgili olarak Taraf Gazetesi'nde 16 Aralık 2008 tarihinde ilan olarak yayımlanan "Canlarımızın hesabını istiyoruz, EM HESAB CAN N XWE DIXWAZ IN" başlıklı Türkçe ve Kürtçe bildirinin dağıtımını ve parti binasında bulunması yasaklandı. Yasaklama gerekçesi ise siyasi partilerin Türkçe'den başka dil kullanamayacakları yönündeki yasa maddesi.

Önce polis sonra mahkeme

HAK-PAR'ın ilanının Ağrı'da partililer tarafından bildiri olarak dağıtılması polis tarafından engellenmişti. İl Başkanı ve dört partilinin göz altına alındığı olaydan hemen sonra, yine aynı gün, Ağrı Sulh Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2008 Tarih ve 2008 / 1678 D. İş Sayılı kararı doğrultusunda, söz konusu bildirinin dağıtımı ve parti binasında  bulundurulması yasaklandı.
Mahkeme kararı, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası'nın 81.maddesinin "C" bendindeki "Tüzük ve programlarının yazımı ve yayınlanmasında, kongrelerinde, açık veya kapalı salon toplantılarında, mitinglerinde, propagandalarında Türkçe'den başka dil kullanamazlar; Türkçe'den başka dillerde yazılmış pankartlar, levhalar, plaklar, ses ve görüntü bantları, broşür ve beyannameler kullanamaz ve dağıtamazlar; bu eylem ve işlemlerin başkaları tarafından da yapılmasına kayıtsız kalamazlar. Ancak, tüzük ve programlarının kanunla yasaklanmış diller dışındaki yabancı bir dile çevrilmesi mümkündür" hükmüne dayanıyor. Ağrı'daki mahkemenin kararı 30.12.2008 salı günü Ankara Emniyet Müdürlüğü birimlerince HAK-PAR Genel Merkezi'ne bildirildi.

HAK-PAR itiraz edecek

Karara itiraz edeceklerini söyleyen HAK-PAR'ın avukatları kararın Türkiye'nin kabul ettiği uluslararası anlaşmalara da aykırı olduğunu ifade etti. HAK-PAR Genel Başkanı Bayram Bozyel ise Taraf'a yaptığı açıklamada yasakçı zihniyete karşı hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

Kaynak:
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.