1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. DEVLET PKK ARŞİVİNDEN KAÇIYOR
DEVLET PKK ARŞİVİNDEN KAÇIYOR

DEVLET PKK ARŞİVİNDEN KAÇIYOR

A+A-

DEVLET PKK ARŞİVİNDEN NEDEN KAÇIYOR?

PKK arşivi Ergenekon’un elinde…

PKK’nın arşivi bulunduğunda her şey ortaya çıkacak ama ne hikmetse devlet arşivden kaçıyor.

Ergenekon&PKK ilişkisi ile ilgili her gün yeni bilgiler ortaya çıkarken, PKK’nın kayıp arşivleri hala bulunabilmiş değil. Neden acaba?

Öcalan yakalandı, fakat arşivlerden ses seda yok. Örgütün arşivleri bulunduğunda her şey tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacak ama terörist başını yakalayan devlet, ne hikmetse terörü bitirecek olan bu arşivlere ulaşamıyor ya da ulaşmak istemiyor?

Öcalan arşivleri getireyim demişti fakat arşivleri isteyen olmadı…

28 Şubat sürecinde sıcak darbeyi deşifre eden, yine o karanlık dönemde asker(Ergenekon)&Öcalan ilişkisini tespit eden eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu’na, terör örgütü PKK’nın bu kayıp arşivlerini sorduk..

 

EROL METİN/AKTİFHABER

 

*** ***

Röportajın Üçüncü Bölümü

PKK’nın kayıp arşivleri üzerinde çokça duruyorsunuz. Öcalan yakalandı, bu arşivler neden bulunamıyor? Arşivler ortaya çıktığında neleri öğrenebileceğiz?

 PKK’nın veya illegal bir örgütün arşivini ele geçirdiğinizde örgütün nasıl kurulduğunu, örgüt elemanları ile ilgili bilgileri, örgüte destek veren devlet içindeki yandaşlarını, örgütün parasal kaynaklarını iç ve dış desteği açıkça görürsünüz.

PKK’nın arşivinin ele geçirilmesi ile bu örgütün hangi devletler tarafından hangi amaçlarla kurulduğunu görebileceğiz.  Öcalan DGM’de verdiği ifadede örgütün arşivlerinin Suriye’de olduğu, istenirse bu arşivi getirtebileceğini ifade etmişti. Ancak bu güne kadar bu arşiv ile ilgili, arşivin ele geçirildiğine dair yetkililerden bir açıklama gelmedi. PKK’yı kuran ve kullanan iç ve dış güçler, ilişkilerinin ortaya çıkmaması adına bu arşivi çıkarma niyetinde değiller anlaşılan. Kanaatime göre örgütün arşivi CIA veya Ergenekon’un elinde olabilir.  Arşivin PKK’da olması ihtimali çok zayıf. Aslında Türkiye PKK terörünü bitirmek istiyorsa bu arşivi bulmalıdır.

CIA O Üç Sayfayı Neden Karartarak Sansürledi…

İhanet Çemberi isimli kitabımda açıkladığım gibi PKK terör örgütü derin Pentagon tarafından kurdurulmuş bir örgüttür. Örgütün lideri bölücü başı Öcalan 1960’lı yıllarda Türkiye’de kurulmuş Ergenekon örgütünün üyesidir .

 ABD’de bundan 20 yıl önce CIA tarafından hazırlanan Irak, Suriye, Türkiye ve İran’da Kürt Ayaklanmaları başlıklı rapor, Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde geçmiş yıllarda kamuoyuna açıklandı. Bu raporda İran, Suriye ve Irak’ta PKK’nın kuruluşu ve gelişimi anlatılırken; Türkiye’de PKK’nın kuruluşu ve gelişimi ile ilgili üç sayfanın karartılarak sansürlenmesi,  PKK’yı kuran irade hakkında gerekli ipuçlarını veriyor.

TBMM’de PKK Ve Öcalan Soruşturma Komisyonu Kurulsun…

 Kuruluşundan günümüze kadar on binlerce cana mal olan, Türkiye’yi istikrarsızlık ve kaos ortamlarına sürüklemek ve ülkede bir etnik savaş çıkarma amacı güden bu örgüt ile Türkiye yüzleşmelidir. Bu da ancak TBMM’de kurulacak PKK ve Öcalan soruşturma komisyonu ile mümkün olabilecektir. Bu komisyon,  örgütün arşivi ve CIA’nın karartarak kamuoyuna açıkladığı PKK’nın Türkiye’deki kuruluş ve gelişimi ile ilgili bölümleri ortaya çıkarabilirse, bu örgüt üzerinden Türkiye üzerine oynanan oyunları ortaya çıkaracak ve Güneydoğu’da alınacak sosyal ekonomik paketlerle bu sorunun çözülebilme şansı artacaktır.   

 Ergenekon’da PKK ile ilgili ortaya çıkan bilgiler sonucu Kürt vatandaşların bu örgüte bakışı giderek değişti. Örgütün içinde de bölünmeler oldu. PKK, yaklaşan Ergenekon davası sonucunda ağır bir darbe alacağından mı korkuyor?   

PKK terör örgütünün kuruluşundan itibaren bu örgütte ajan fobi psikolojisinin ağır bastığını, bu nedenle örgütte iç infazların yapıldığı konusunda zaman zaman medyada haberler yer aldı. Öcalan’ın kendisi bile yazdığı kitaplarda yakınından hiç ayrılmayan Pilot Necati kod adlı şahsın, MİT tarafından kendisini kontrol amacıyla görevlendirildiğini, PKK terör örgütünü devlete kurdurduğunu ancak 12 Eylül öncesi Suriye’ye geçerek MİT ile bağlarını koparacağını açıkça ifade ediyordu. PKK terör örgütü 12 Eylül öncesi Pilot Necati’nin parasal desteği ile kuruldu. 12 Eylül öncesi Öcalan ve yaklaşık 60 adamı Suriye’ye kaçırıldı. Lübnan’da CIA’nin kontrolündeki Filistin kamplarına örgüt elemanları ile birlikte yerleştirildi.

PKK’nın kuruluşunu finanse eden Pilot Necati’nin Mahir Çayan’ı da finanse ettiği 12 Mart’ın ünlü savcısı Baki Tuğ tarafından açıklandı. Üstelik bu şahsın asıl isminin İlyas Aydın olduğu ve halen İsrail merkezli  bir ofiste çalışmalarına devam ettiği de belirtildi.

 PKK ve Ergenekon ilişkisi ile ilgili olarak iki gizli tanığın Ergenekon davasında ifade verdiği   düşünülürse, mahkeme sürecinde bu karanlık ilişkilerin arka perdesinin ortaya çıkma ihtimali yüksek. Ergenekon örgütünün, Türk-Kürt çatışması yaratmak amacıyla PKK terör örgütünü Türkiye ve Ortadoğu’da kullanması iddiaları örgüt içinde kırılmalar yaratmış örgütten kaçış sürecini de hızlandırmıştır.

Avukatları aracılığıyla Ergenekon’la ilgili savcı Öz’e konuşmak istediğini duyuran Öcalan, Tansu Çiller’in öldürülmesi için kendisine teklif yapıldığını söyledi…

Muhakkak ki bu örgütün geçmişi, kuruluşu çok karanlık bunu söyleyebiliriz. Çiller’le ilgili şöyle diye biliriz; savcılar bunu dinlesin, dinlemesin bir şey diyemeyiz. Zaten savcılar,  şu anda Türkiye’nin geçmiş tarihindeki PKK dahil olmak üzere, bu örgütün kullandığı naylon örgütleri en iyi bilen insanlar. Yaptıkları soruşturma nedeniyle. Ama bir gerçeklik payı veyahutta bu operasyonu daha ileriye götürme gibi, yani bu PKK ile Ergenekon arasındaki ilişkiyi daha ileriye götürme veya başka örgütlerle Ergenekon arasındaki ilişkileri ileriye götürme gibi bir şey varsa zaten savcılar bunu dinler. Ama burada dezenformasyon yapılacaksa, bu açıklamanın arkasında başka bir şey varsa, olayı saptırma veya değişik bir takım Ergenekon’la ilgili bir dezenformasyon varsa dinlemez. Burada diyeceğim bir şey yok. Savcılara bunu dinle veya dinleme dememiz yanlış olur. Çünkü en iyi şu anda bu soruşturmaları Ergenekon savcıları yapıyor.

 

Ergenekon’un İsim Babası Pentagon’dur

 

Ergenekon’la ilgili neler söyleyebiliriz?

Öncelikle Ergenekon’un ne tür bir illegal yapılanma  olduğunu, kimlere hangi amaç için hizmet ettiğini anlamamız lazım. İtalya’da 90’lı yıllarda yapılan Temiz Eller Operasyonu’nda  ‘ Özel Savaş Örgütü ‘ Gladio  yapılanması ortaya çıkarılmıştı. İtalya’da ortaya çıkarılan Gladio tipi örgütlenmelerin NATO’ya bağlı 16 ülkede de değişik isimler altında, NATO’nun gizli ve gölge orduları olarak ABD ve İngiltere’nin gözetiminde kurulduğu anlaşılmıştır.  NATO’nun gizli ve gölge ordularının görünürde hedeflerinin komünizm tehlikesini bertaraf etmek gibi gözükse de bu durumun bir maskeleme olduğu;  asıl amaçlarının ABD ve koalisyon güçlerinin menfaatleri ve çıkarlarını korumak olduğu ve dünya konjonktürüne bağlı olarak gerekirse NATO üyesi ülkeleri dahi hedef alınabildiği bugün ortaya çıkmış bulunmaktadır. Ne gariptir ki bu gizli ve gölge orduların görünür hedefi komünizm olduğu halde Varşova Paktı ülkeleri yerine, NATO’ya bağlı ülkelerde bu faaliyetleri sürdürmekte, hedef alınan NATO ülkelerin iç istikrar ve huzurunun bozulması adına faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Türkiye’deki Ergenekon ulusalcı, Türkçü bir yapıdan oluşuyor…

Türkiye’de Ergenekon terör örgütü ile ilgili yapılan operasyonlarda, bu operasyona Ergenekon isminin operasyonu yürüten polis veya savcılar tarafından konulup konulmadığı hususunda tartışmalar ve eleştiriler var. MHP Milletvekili Tuğrul Türkeş de bu konuyu bir soru önergesi ile TBMM’ye taşıdı. Toplumun birçok kesiminde de  Ergenekon’un  Türk milletinin geçmişinde önemli ve milli bir destana konu olması ve bu ismin bir terör örgütüne verilerek yıpratılması,  terör ile eşdeğer hale getirilmesi kaygısı çeşitli platformlarda ortaya kondu.

İtalya’da  yapılan Temiz Eller Operasyonu ile ortaya çıkarılan Gladio tipi yapılanmaların, NATO ülkesi olan Türkiye’de de 1960 ihtilalinin hemen akabinde  kurulduğu anlaşıldı. NATO’nun gizli ve gölge ordularının, Avrupa Müttefik Kuvvetler Baş Karargahı’nın, Gizli Koordinasyon Komitesi’nin şemsiyesi altında illegal faaliyetlerini sürdürdüğü; hedef ülkelerde illegal faaliyetlerinin ortaya çıkması durumunda kendilerini koruyacak bazı stratejileri de titizlikle uyguladığı artık biliniyor.

NATO üyesi ülkelerde kurulan bu gizli ve gölge ordular, kurulduğu ülkelerde o ülkelerin milli isimlerini aldılar. Örneğin Fransa’daki ismi Rüzgar Gülü’ydü, Almanya’da Anti Komünist Saldırı Birliği, İsviçre’de Gizli Müdafaa Örgüt, Hollanda’da Operasyon ve Keşif Örgütü, Yunanistan’da Şheepskin, Türkiye’de Ergenekon, İtalya’da Gladio.

İtalyan Yetkili Türkiye’de Üst Düzey Bir Görevliye Ergenekon’u Fısıldadı…

Türkiye’deki NATO’nun gizli ve gölge ordularının oluşturduğu illegal yapılanmaya Ergenekon ismi verilmesi, NATO’nun Gizli Koordinasyon Komitesi’nin şemsiyesi altında illegal faaliyetlerini sürdüren ABD ve İngiliz derin devletlerinin ve bunlarla irtibatlı Türkiye derin devletinin müşterek kararı ile olmuştur. Bu durum bir strateji olarak benimsenmiş, bu yapıların illegal faaliyetlerinin ortaya çıkması durumunda yıpranan asla NATO veya gizli ve gölge orduları olmamış; bu gizli ve gölge orduların faaliyet gösterdiği ülkelerde,  NATO ile yapılan anlaşmalar kullanılarak yıpranan ülkelerin sızılan kurumları olmuştur.

NATO’nun Türkiye’deki gizli ve gölge ordusunun adının ERGENEKON olduğu konusunda, İtalya’da yapılan Gladio operasyonlarında bir İtalyan devlet yetkilisi ,Türkiye’de üst düzey bir görevlinin kulağına Türkiye yapılanmasının adını fısıldamıştı.

İşkenceci Paşa: Ergenekon Herkesin Üstünde Bir Örgüttür…

Ziverbey Köşkü’nün işkenceci paşası olarak anılan Memduh Ünlütürk de Erol Mütercimlere “Bu örgütün adı ERGENEKON’dur. Ben de üyeyim, içinde yer aldım. Genelkurmay’ın da hükümetlerin de bürokrasinin de herkesin üstünde bir  örgüttür. Yasa ile filan kurulmuş bir örgüt değildir. 27 Mayıs darbesinden sonra CIA, Pentagon tarafından kurdurulmuştur. Bunun içinde bulunan insanlar,  vatana ihanet olsun diye hizmet etmezler. Biz vatanı kurtarıyoruz düşüncesiyle bu örgütün içinde yer alırlar.  Özellikle ABD’de kontrgerilla eğitimi görmüş olan özel eğitimden geçen generallerin bir bölümü yeri geldiğinde bu kontgerilla içinde yer alırlar. Bunun içinde subaylar, gazeteciler,emniyetçiler, profesörler, yargıçlar, siyasiler,  sıradan insanlar var . Bugün çeteler dediğimiz küçük birimler var ya, işte bu birimler Ergenekon içinde birer bölüm, birer parça” demiştir.

Görüldüğü gibi Ergenekon yapılanmasının isim babası Pentagon’dur.  Ergenekon yapılanması hedef aldığı ülkelerde Gerilim stratejilerini de başarı ile uygulamıştır. Hedef alınan ülkelerde sağ ve sol unsurlar birbirlerine karşı kışkırtılarak aynı merkezden desteklenerek kullanılmış ve şiddet ortamlarının yaratılması suretiyle toplumda bezginlik, yılgınlık yaratarak devlete olan güvenin sarsılmasına çalışılmıştır. Türkiye’yi kan gölüne çeviren ve 1980 ihtilaline götüren süreçte, ülkedeki kaos ve istikrarsızlığın baş mimarı da Ergenekon’dur.

 

Dr. Ganser: Yalnızca Türkiye’deki Sis Perdesini Kaldıramadım

 

Aslında şu yeni Ergenekon 60’lardaki Ergenekon’dan tamamen farklı deniliyor…

 Ergenekon terör örgütünün, devletin yeniden yapılanması için bir master planı uygulamak amacıyla;  paramiliter örgütler şeklinde, ordu içinde oluşmuş illegal gizli bir çeteleşme şeklinde yapılandığı anlaşılmaktadır. Örgüt yapılanmasında yer alan kişilerin,Türkiye’deki mevcut rejimin gerçek hamisi olduklarına yürekten inandıkları; iç düşmanları pasifize etmek, hatta ortadan kaldırmak için her yolu mübah gördükleri,Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya çalışanlara karşı savaştıklarına inandıkları, bu amaçla suikastları kaçınılmaz gördükleri anlaşılmaktadır. Bu illegal yapılanmada medyayı ve STK’ları kullanmanın önemi vurgulanarak naylon terör örgütler ve naylon şirketler kurulmasının, ayrıca devlete bağlı taşeron mafya yapılanmalarının da örgütün içine alındığı anlaşılmaktadır. 

Ergenekon’un Gücünü Besleyen İki Önemli Ayak…

ABD güdümlü Ergenekon ile Maocu,Türkçü, Milliyetçi, ve Ulusalcı ideolojilerin oluşturduğu iddia edilen yeni Ergenekon terör örgütü yapılanması eski Ergenekon’un bir devamı mıdır? ABD güdümlü Ergenekon’a karşı bir yapılanma mıdır?   

 Ergenekon terör örgütü devleti ele geçirmek amacıyla devletin çeşitli kurumlarına sızmaya çalışan illegal bir yapılanmadır. Bu illegal yapılanmanın gücünü besleyen iki önemli ayağı vardır: Birincisi T.C’nin çeşitli kurumlarına sızmış ancak deşifre edilememiş, devletin yetkilerini bu örgüt lehine kullanan alt ve üst düzey yöneticiler. İkincisi ise örgütsel propagandalarına alet ettikleri milli argümanlar vatan, bayrak, millet gibi, Türk milletinin  milli değerlerini savunduklarına dair psikolojik harekatlara kanan bazı toplum kesiminin,  bu örgütle organik bir bağı olmamasına rağmen  örgüte sağladıkları destek. Örgüt bu iki avantajını da kullanarak emperyalist güçlerle mücadele ettiğini Türkiye’nin ikinci bir Kurtuluş Savaşı süreci yaşadığını ortaya atarak ve bu iddiayı da çeşitli platformlarda dile getirerek, ülke içinde yarattıkları istikrarsızlık ve kaos politikalarına meşruiyet yaratma çabası içindedir.

Ancak kanımca Ergenekon terör örgütü 1960’lı yıllarda Türkiye’de kurulan Ergenekon örgütünün devamı niteliğindedir. 1960’lı yıllarda kurulan Ergenekon’un üst düzey yöneticilerinin kimler olduğu ve bu örgütün tasfiye edilip edilmediği konusunda yetkililerce yapılan resmi bir açıklama yoktur. Üstelik Pentagon’un iradesi ile kurulan bu illegal yapılanmaya karşı Türkiye’de çeşitli kurumlarda  yeni ve daha milli yapıların kurulmasını isteyen kişilerin de çıkabileceği  hesap edilerek bu kişilerin de kontrol altına alınması konusunda çalışmalar yapılabileceği asla göz ardı edilmemelidir. Esasen İtalya’da yapılan Gladio operasyonundan sonra birçok NATO ülkesi bu tür yapıların kendi ülkelerinde de var olduğunu itiraf ederek bu yapıları gizlice ortadan kaldırdılar veya operasyonlar yaparak bu yapıların faaliyetlerine son verdiklerini açıkladılar.

Türkiye’yi idare eden karar verici mekanizmaların, bu güne kadar böyle bir örgütlenmenin varlığı ile ilgili bir açıklama yapmamaları, Ergenekon terör örgütünün kullandığı mafyatik ilişkilerdeki bazı şahıslarla irtibatlarını devam ettirmeleri, NATO’nun gizli ve gölge ordularını araştıran Dr Ganser’in 18 ülke ile ilgili yaptığı araştırmada yalnızca Türkiye ile ilgili sis perdesini kaldıramadığını açıklaması, Ergenekon terör örgütünün 60’lı yıllarda kurulan Ergenekon’un devamı ve tasfiyesi arzu edilen bir parçası olduğu tarafımdan düşünülmektedir.

Amerika’ya Karşı Gözüküyorlar Ama…

Bu insanlar tabi evet milli olalım dediler ama baktığınız zaman hiç milli olamadılar. Mesela dediler ki biz Amerika’yla Amerikan gizli servisleriyle irtibat kurmayız veya İngiltere gizli servisleriyle irtibat kurmayız ama bir yerde Alman gizli servisiyle irtibat kurdular.  

Yani bunlar Amerika’ya karşı koyarken Alman istihbaratı ile yakınlaşıp tekrar bunların kontrolü altına girdiler.  Bu yeni Ergenekon yapılanması içerisinde bulunanlar Amerika’ya karşılar, öyle gözüküyorlar falan ama bu örgütlenmenin içerisinde yer alan insanlara baktığınız zaman bunların çoğunun yabancı ülkelerle irtibatlı olduğunu görüyorsunuz. Şimdi bir ceza almadılar ama şu bir gerçek, bunların içerisinde mesela birisinin İngiltere’ye yakın olduğu…

Doğu Perinçek yani…

Yani şimdi isim vermeyeyim.

Kitapta yazdınız…

Evet kitapta yazdım da o zaman bunlar yargılanmıyordu. O zaman cezaevinde değildi, dışarıdaydı. Mertçe savaşmayı seven bir insanım. Çünkü cezaevindeyken bana çok aksilik yapmak istediler. Cezaevinden cevap veremiyorsunuz, bir şey yapamıyorsunuz. Gerçi Perinçek öyle değil de Perinçek’in bir sürü ekibi dışarıda. Şimdi bir kısmı gitti Pentagon’un özel savaş eğitmenliğinin verildiği yerlerde eğitim aldılar.

Türkiye’ye ayrı  bir önem atfedildi. Bütün dünyada Gladio tipi yapılanmalar İtalya’dan sonra bitirildi. Ama lafta bitirildi… Her ülke açıkça dedi ki tamam bizde böyle bir yapılanma kuruldu ama biz bunları bitirdik dedi. Kimisi İtalya gibi operasyonlar yaparak bitirdi. Türkiye ve Almanya haricinde bütün ülkeler bunu kabul etti. Almanya ve Türkiye böyle bir örgütlenmeyi kabul etmedi.  

Farklı Görüşteki Örgütleri Kullanan Derin Yapı…

Türkiye’de daha farklı karmaşık bir yapı zaten ortaya çıktı ve netice itibariyle Türkiye’de bakın esas Gladio yapılanması milliyetçi kesimi açık bir strateji olarak örgütledi. Ama gizli olarak… Ayrılıkçı Kürt unsurları, aşırı solu ve muhafazakar kesimleri ayrı ayrı bu yapılanmanın içerisine aldı. Yani bu Ergenekon yapılanmasının içerisine aldı. Şimdi bizim Ergenekon’la yeni Ergenekon’u ayırmamız gerekiyor. Ergenekon derken bu Gladio tipi yapılanmalar ve Türkiye’ye uzun yıllar öncesinden gelen birtakım yapılanmaların buluşmasını anlıyoruz. Ama biraz önce bahsettiğim gibi çok kısa süre içerisinde bu derin yapılar yeni Ergenekon dediğimiz yapılanmayı da kendi içerisine aldı.

Eski Gladio veya Ergenekon dediğimiz zaman bu derin devletlerin Ergenekon’u anlaşılması gerekir.  Yeni Ergenekon dediğimiz zaman bakın mesela Panzehir adlı bir belge bulunduğu iddia ediliyor. Öyle söyleyelim şimdi. Çünkü daha resmi bir açıklama yok. Panzehir adlı belgede bunların esas ana Ergenekon’u taklit ettikleri veya onların izinden gittikleri çok açık bu belgede gözüküyor. Bunun Veli Küçük’ün evinde bulunduğu iddiası var. Panzehir adlı belgede ne va?; PKK’yla irtibat, PKK’nın kullanılması, aşırı solun yani DHKPC Dev-Sol gibi örgütlerin kullanılması, muhafazakârların kullanılması var. Yeni Ergenekon terör örgütüne baktığımız zaman bu eski Ergenekon’un izinden gittiği çok ciddi bir biçimde gözüküyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.