1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Dev-Yol davasında karar
Dev-Yol davasında karar

Dev-Yol davasında karar

A+A-

Yargıtay 27 yıllık Dev-Yol davasında kararını açıklandı.

Yargıtay kararında "Savunma haklarının kısıtlanması yasaya aykırı" dendi ve yargıtay mahkumiyet kararını bozdu.

27 YILLIK DAVANIN GEÇMİŞİ

İddianamesi 1982 yılı Şubat ayında açıklanan, 18 Ekim 1982 tarihinde Ankara 1 No"lu Sıkıyönetim Mahkemesi"nde 574 sanıklı olarak başlayıp daha sonra düzenlenen ek iddianemelerle sanık sayısının 723'e yükseldiği Ana Devrimci Yol davası 19 Temmuz 1989 tarihinde sıkıyönetim mahkemesince karara bağlandı ve sanıklardan 7'sine idam, 39'una ömür boyu hapis cezası verildi. 27 Aralık 1995 tarihinde Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanıklardan 23"ü hakkında verilen cezayı az bularak ölüm cezası verilmesi doğrultusunda karar verdi.

DAVA SÜRECİ

Bu kararın ardından dava, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nde 06 Mayıs 1996 tarihinde yeniden görülmeye başladı. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay"ın isteği doğrultusunda 16 Temmuz 2002 tarihinde, sanıklardan 22"si hakkında TCK"nın 146/1 maddesi gereğince ölüm cezası verdi, sonra da “iyi hal” ve “yaş küçüklüğü” gibi nedenlerle bu karar 20 sanık için müebbet hapse, 2 sanık için de 16 yıl 8 ay hapis cezasına çevrildi. Bu karardan sadece 17 gün sonra 3 Ağustos 2002 tarihinde idam cezası kaldırıldı.

Davanın Yargıtay"da yeniden görüşüleceği dönemde sanıklar ve avukatlarınca dosya üzerinde yapılan incelemede, onlarca klasörün eksik olduğu, mevcut klasörlerin bir çoğunda da içindeki belgelerin tamamının kaybolduğu tespit edildi ve tutanağa bağlandı.

Bu sürecin ardından yeniden Yargıtay 11. Ceza Dairesi"ne gelen dava, 28 Mayıs 2004 günü duruşmalı olarak görüldü ve İdam cezasının kaldırılmış olması nedeniyle yeniden bozularak yerel mahkemeye gönderildi. Yargıtay aşamasında klasör ve belge eksikliği tespit eden sanık avukatları bu tür hukuka aykırılıklar nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı"na suç duyurusunda bulundu.

SORUŞTURMAYA GEREK YOK KARARI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bu suç duyurusunu yerinde bulmayarak soruşturmaya gerek olmadığına kararı verdi. 2005 yılında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nde davanın yeniden görüşülmeye başlandığı aşamada sanıkların ve avukatlarının duruşma salonunda çuvallar içinde durmakta olan tüm dosyaların birlikte sayılarak hem sayılarının hem de içinde yer alan belgelerin tutanağa bağlanması yolundaki talepleri mahkemece mekân ve zaman yetersizliği gerekçesiyle reddedildi.

Yine sanıklar ve avukatların, soruşturmanın genişletilmesi yönündeki tüm talepleri de mahkemece ciddi hiç bir gerekçe gösterilmeden reddedildi. Bunun üzerine sanıklar, mahkeme heyetinin “kendilerine karşı düşmanca ve önyargılı bir tutum içinde bulunduğunu ve bu nedenle de adil bir karar verebileceğine inanmadıklarını” öne sürerek davadan çekilmesini talep ettiler.

Bu talep de 7.Ağır Ceza Mahkemesi"nce reddedildi. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi bütün bu eksiklik ve hukuksuzluklara karşın 3 Ekim 2006 gün ve Esas: 2006/388 No"lu kararıyla 20 sanık hakkında “Anayasal düzeni zorla değiştirmek” suçunu sabit görerek ağırlaştırlmış müebbed hapis, 2 sanığa ise yaş küçüklüğü nedeniyle 16 yıl 8 ay ceza verilmesini hükme bağladı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Eylül 2007 tarihli tebiğnamesi ile yapılan temyiz isteklerini reddederek bu cezaların onanmasını talep etti.

Eğer karar Yargıtayca aynen onaylanacak olursa, en son 1989 yılında tahliye olmuş olan ve yaş ortalamaları 55"i bulan 21 sanıktan 14"ü 3 aydan 3 yıla kadar sürelerle yatacak şekilde yeniden cezaevine girecek. Ayrıca 30 yıldır süren dava Yargıtay"da iken 22 sanıktan biri olan Osman Nuri Ramazanoğlu 2008 yılı Şubat ayında vefat etti.

Ayrıntılar gelecek...

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.