1. YAZARLAR

  2. Hakan ALBAYRAK

  3. Deniz Feneri
Hakan ALBAYRAK

Hakan ALBAYRAK

Yazarın Tüm Yazıları >

Deniz Feneri

A+A-

Bir televizyon haberi:

"Kocatepe Camii avlusundaki Dini Yayınlar Fuarı'nın açılışında protokolün Deniz Feneri standından uzak durması dikkat çekti."

Gerçekten oldu mu öyle bir şey?

Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, fuardaki stantları sırayla gezdiler de, sıra Deniz Feneri'nin standına gelince tornistan mı ettiler?

Hiç sanmıyorum.

Almanya'da hakkında yolsuzluk davası açılan "Deniz Feneri e.V." ile hiçbir hukuki bağı olmadığı bilinen Deniz Feneri Derneği'ne niye tavır konulsun ki?

Tavır koyan varsa yanlış yapıyor.

Sözkonusu davayı kullanarak Türkiye'nin yüz akı olan bir yardım teşkilatını itibarsızlaştırmaya çalışanların oyununa gelmemeliyiz.

Almanya'daki "Deniz Feneri e.V." ile ilgili iddiaların asılsız çıkmasını diliyorum; fakat bu iddiaların doğruluğu kanıtlansa bile Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'nin itibarını özenle korumak lazım.

Zira bu güzide derneğimiz, aynı işi yapan başka güzide dernek ve vakıflarımız gibi, iyiliğin yükselmesine hizmet ediyor; yardımlaşmayı, dayanışmayı, paylaşmayı teşvik ederek vahşi kapitalizmin acımasız çarkına bir merhamet çomağı sokuyor.

* * *

Deniz Feneri Derneği milyonlarca hayırseverin bağışlarını Anadolu'nun en ücra köşelerine, Lübnan kırsalına, Keşmir dağlarına, Açe sahillerine ulaştırdı mı?

Ulaştırdı.

Türkiye'de ve dünyada yüzbinlerce yoksul insanın elinden tuttu mu?

Tuttu.

Bu işi yaparken 10 yılda 17 ayrı denetim geçirdi mi?

Geçirdi.

Denetimlerden temiz çıktı mı?

Çıktı.

İyilik hareketini başarıyla sürdürüyor mu?

Sürdürüyor.

Buna şahit miyiz?

Şahidiz.

Öyleyse, yaşasın Deniz Feneri Derneği!

* * *

Bir kısım okuyucu Almanya-Türkiye ayrımı yapmadan Deniz Feneri'nin söndürülmesi gereğine kani olup "Sen de Aydın Doğan'la uğraşmaya ara verip Deniz Feneri'ne yüklenmelisin" diye tazyikte buluna dursunlar, ben bu kirli oyuna alet olmayı aklımın ucundan bile geçirmiyorum.

Farzedelim ki "Deniz Feneri e.V." gerçekten yolsuzluklara sahne oldu ve farzedelim ki bu kuruluş gerçekten Türkiye'deki Deniz Feneri'nin uzantısı…

Hatta farzedelim ki Deniz Feneri Derneği'ne yahut diğer yardım kuruluşlarına da iyilik hareketine layık olmayan kimselerin sızdığı ortaya çıktı…

Tertemiz duygularla hareket eden binlerce –belki onbinlerce- gönüllü içinde birkaç çürük elma…

Onlar yüzünden bütün bir iyilik hareketini çöpe mi atmalıyız, yoksa yanlış yola sapanların cezalandırılmasını talep etmekle beraber iyilik hareketinin müesseselerine sahip mi çıkmalıyız?

Ben ikincisinden yanayım.

Önceki ve Sonraki Yazılar