1. YAZARLAR

  2. M. Şakirê Koçer

  3. Demokratik Modernite Mahrumlara Hizmet Etmez
M. Şakirê Koçer

M. Şakirê Koçer

Yazarın Tüm Yazıları >

Demokratik Modernite Mahrumlara Hizmet Etmez

A+A-

     Bir gün Hz Yusuf(s), firavun Amonhoteb in veziri Potivar la birlikte Amonhoteb in huzuruna çıkar. Amonhoteb, henüz küçük yaşta bir köle olan Hz Yusuf a bir soru sorar: ‘’Sen Mısır ın görkemli iktidarını ve gücünü nasıl görüyorsun? ‘’ der. Hz Yusuf ona şöyle cevap verir: ‘’ Eğer Mısır ın görkemli iktidar gücü mahrumların hizmetinde olursa güzel olur, aksi taktirde hiçbir mana ifade etmez.’’ der.

     Kadere bakın, aradan üç bin beş yüz küsur yıl geçti. Hala Mısırda mahrumlarla firavunların savaşı dünyanın gündemini işgal ediyor. Kadim Mısırdaki hak batıl savaşı günümüze taşınıyor. Ama bir farkla, kadim Mısır da hükmeden firavunlar kendi başlarına buyruk, belki de o günkü dünyanın sevk ve idaresinde merkezi bir role sahiptiler. Ama bu günküler için, yani dün Cemal Abdunnasır ve şimdi General Sisi için bunu diyemiyoruz. Olsa olsa bunlar ikinci kalite firavun olarak tarif edilebilir. Öyle anlaşılıyor ki kadim Mısır firavunlarının yani dünyanın harika olarak tescil olunan yapıtlarından olan piramitlerde mumyalanarak muhafazaya alınan Amonhoteblerin-Ramseslerin kötü ruh ve fikriyatlarını, iktidarlarının temsiliyetini, Newyork taki deniz ortasına dikilen dişi tanrıçanın özgürlük ve demokrasi heykelinde aramak gerekir. Dolarda aramak gerekir. Mısır askeriyesine öteden beri periyodik olarak ödenen dolarlarda ve Pentagon tarafından, Telaviv tarafından onlara verilen savaş programlarında ve silahlarında aramak gerekir. Avrupa Birliğini temsilen Mısır a gelen ve Mursi ile görüşüp Mursi ye serbest kalmasının şartını telkin eden ‘’ Eğer rehin kalmak istemiyorsan ve Adeviye Meydanı nın kan gölüne dönüşmesini istemiyorsan en erken vakitte meydanı boşaltmalarını söyle, halkı dağıt.’’ diyen o sevimsiz dişinin niyetinde, zihninde ve tutumunda aramak gerekir.

     Kadim Mısır firavunlarının birinci elden temsilcileri ve onların mahrumlara hizmet etmeyen görkemli iktidarlarının bu günkü müdavimleri ABD nin, AB nin, BM nin, NATO nun, batının ve doğunun müşrik ve zorba yönetimlerinin tahtında oturanlardır. General Sisi olsa olsa bunların paralı darbecisi ve baltacısıdır. Onların demokrasi ve sınırsız özgürlük elçisidir. Öyle bir demokrasi ve sınırsız özgürlüktür ki erkek erkekle evlenebilir. Kadın kadınla evlenebilir. Kadın köpekle nikahlanabilir. Erkek, cinsel organını kesip kadınlaşabilir, travesti olabilir. Kadın kendine bir erkek organı satın alıp, ameliyatla kendine takıp erkekleşebilir. Nasıl olsa organ mafyası hizmeti bunların ayağına getiriyor. Homoseksüellik, eşcinsellik, lezbiyenlik, ibnelik ve daha nice melanet bu demokrasi ve sınırsız özgürlük dünyasında mevcut.

     Yasak edilen ve hatta askeri darbelerle yasak edilen insanlık, onur, şeref ve haysiyetini içinde barındıran aziz İslam dini, onun yüce şeriatı ve kutlu adalet prensibidir. Bu kirli karanlık müdahaleleri ve baltacıları netice veren fikriyat dün ne ise bu gün de odur. Dün ‘’ Ben ateşim, Adem ise çamur.’’ Diyen ve çamurdan olan Adem in tüm isimleri bilen biri olmasına rağmen yüksek bilgisine değer vermeyen ve kendisine hürmet etmeyen, Allah’ın buyruğuna baş kaldıran ve kendi patolojik varlığını kutsayan şeytan, bu gün batılının, General Sisi nin ve Gezi Parkı çapulcularının niyetlerinde, zihinlerinde ve icraatlarında açık bir şekilde temsil olunmaktadır.

     İstanbul Gezi Parkında, Mısır da, belki bundan sonra Tunus ta ve daha başka ülkelerde devreye sokulmuş ve sokulacak olan bu demokratik darbe ve baltalarla doğrama programları olacak. Devamlı kendilerini dünyanın merkezine yerleştiren batılılar hiçbir zaman hukukun üstünlüğüne inanmadılar. Devamlı hukuku meşru ve makul olmayan güç odakları için kulandılar. Seçimi kendi iğrenç hırslarına alet ettiler. ‘’Bizim oyumuzla çobanların, rençberlerin oyu bir olmaz.’’ Dediler. İktidar imkanlarını mahrumlardan esirgediler. Halkın tercihine saygı göstermediler. Halka her zaman reaya muamelesi yaptılar.

     Batılının demokratik modernitesini azıcık anlamak istiyorsanız ABD nin, Avrupa nın yakın tarihini tekrar hatırlamak gerekmez mi? İt dalaşı gibi önce kendi halkları arasında savaş cehennemini tutuşturdular. Yıllarca süren savaşlarında milyonlarca insan öldü. Bir o kadar sakat kaldı. Şeytan aklından güç alarak, firavunların hünerlerinden güç alarak icat etmiş oldukları silahlarla adeta hayatın kimyasını bozdular. Hiroşima, Nagazaki, Petersburg savaş kıyameti bu melun batılının birkaç eseridir. Böyle bir canavarlıktan sonra dünyaya ağırlıklarını ilan eden çetebaşları BM’yi kurdular. BM Güvenlik Konseyini kurdular. NATO’yu kurdular. Varşova Paktını kurdular. Çift başlı bir canavar dünya yönetimini deklare ettiler. Topyekûn dünya halklarını, milletlerini, din ve medeniyetleri esaret altına aldılar.

     Halen haydutluk devam ediyor. Bu haydutlardan darbe almayan tek ülke yok gibidir. Halen Ortadoğu bunların savaş meydanıdır. Ülkeler bunların vücuda getirdiği savaşlarla cayır cayır yanmakta. Mazlum ulusların özellikle Müslüman halkların artık tutunacağı ve güveneceği bir vicdan yoktur yeryüzünde. Hele hele batıya ve kurumlarına asla ve asla güvenmemekte. Kimse mahrum kılınmak istenen Müslüman milleti, kendi öz düşmanı olan ve ecdat katili batılı kafirlerle şeytancı demokraside ortaklaşmaya, yardımlaşmaya, uzlaşmaya ve masaya çağırmasın. Sayın M. Fethullah Gülen ve Türkiye hükümeti ve devletinin en çok buna dikkat etmesi lazım. Aksi ise büyük bir vebaldir. Hz Yusuf un(s) firavun Amonhoteb e verdiği cevapta olduğu gibi mahrumlara, Müslümanlara hizmet edcek bir ve tek olan Allah a dayanacak görkemli iktidarların çağına yakın olduğumuz umuduyla…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum