Altan TAN

Altan TAN

Altan TAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrat

A+A-

18–19 Aralık 2010 tarihinde Demokratik Toplum Kongresi Diyarbakır’da Demokratik Özerklik Çalıştayı düzenledi.

Aralarında Doğu Ergil, Mehmet Altan, Ali Bayramoğlu, Binnaz Toprak, Nuray Mert, Cengiz Çandar, Yasin Aktay, Ahmet İnsel ve Cevat Öneş’in de bulunduğu çok sayıda yazar, siyasetçi ve akademisyen katıldı.

Kürt siyasetçiler Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Selahattin Demirtaş ve Osman Baydemir de katılımcılar arasındaydı.

İki gün süren çalıştayda 20’ye yakın tebliğ sunuldu.

Ancak fırtına PKK’nin, daha doğrusu Abdullah Öcalan’ın görüşleri doğrultusunda hazırlandığı iddia edilen bir taslak üzerinde koptu.

Katılımcılardan biri, ‘Öcalan’ın avukat görüşmelerini koyayım, noktası virgülüne dokunmadan bilgisayarda kes yapıştır yöntemiyle bu taslağın aynısını yazarım’ diyerek genel algıyı ortaya koydu.

Televizyonlarda ve gazetelerde günlerdir bu taslak tartışılıyor.

Sovyetler birliği’nin 1930’lardaki katı Marksist paradigmasının izlerini taşıyan taslağın, dili ve üslubundan, öz yönetim, bayrak ve vergi toplama maddelerine kadar metnin tamamı neredeyse satır, satır, cümle cümle eleştirildi.

Şahsım adına ben, toplantıyı oldukça yararlı buldum.

Yurt içinde ve dışında yüzlerce toplantıya katılmış biri olarak açık yüreklilikle ifade etmem gerekirse bugüne kadar katıldığım en seviyeli çalıştaylardan biri oldu.

Her şey açık seçik bir şekilde, yüz yüze; kızmadan bağırmadan ve en ağır bir şekilde eleştirilerek ortaya konuldu.

Bazı çevrelerin ısrarla çarpıtmaya çalıştırdığı gibi üzerinde ittifak edilen bir sonuç bildirgesi de yoktu;

Kimse ‘Bağımsız Birleşik Kürdistan’da ilan etmedi.

Bu nedenlerledir ki toplantıya katılan fikirleri ve siyasi duruşları birbirinden farklı kişilerden hiç biri bu toplantıdan sonra karşı bir söylem içine girmedi, yazılarında ve TV programlarında çalıştayı sahiplendi.

Çalıştayın bir sonuç bildirgesi olmadı, zaten böyle bir şey de hedeflenmemişti;

Ancak, genel bir ortak tasavvur ortaya çıktı.

1.Kürt sorunu Türkiye içinde ve Türkiye dışındaki Kürtleri de ve Ortadoğu’da ki diğer halkları ve dengeleri de gözetecek bir şekilde konuşulmalı ve çözüm bu doğrultuda aranmalı.

2.Türkiye’nin mevcut sınırları ve birliği korunarak Kürtlerin bir statüleri olmalı.

Özerklik, Eyalet sistemi, Federasyon ve Demokratik Cumhuriyet’te Eşit Yurttaşlık önerileri bu doğrultuda tartışılmalı.

Kürtlerin elde edecekleri statü ayrışma ve çatışmaya değil, Türkiye içinde kalıcı bir barışa, Ortadoğu’da ise daha büyük bir entegrasyona zemin hazırlamalı.

3.Türkiye’nin sinir uçlarına dikkat edilmeli, Türkiye’nin ‘Bölünme Endişesi’ izale edilmeli.

4.Çözümün yöntemi Türkiye’nin Demokratikleştirilmesi ekseninde olmalı ve dili barışın dili olmalı.

5.Ortadoğu’daki ve Türkiye’dekilerin yanında dünyadaki siyasi dengeler de göz önünde bulundurulmalı.

Bunların hepsi olumlu şeyler…

Derin Statüko’da, PKK’de bu değerlendirmeleri dikkate almalı.

Silahlar susmadan çözüm konuşulmaz diyenler bu seferde çözümü konuşmaktan şikayet ediyorlar.

Çözüm önerileri sizin istediğiniz gibi olmayabilir, ancak dinlemek ve usulünce tartışmak zorundasınız.

Neyin makul, neyin yanlış olduğuna kamuoyu karar verir;

Su akar yolunu bulur.

Konuşmaktan korkmamak lazım…

a.tan@ozgundurus.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.