1. YAZARLAR

  2. Yavuz Yılmaz

  3. DEMOKRASİ, ÇOĞUNLUK, HAKİKAT VE İSLAM
Yavuz Yılmaz

Yavuz Yılmaz

Analiz
Yazarın Tüm Yazıları >

DEMOKRASİ, ÇOĞUNLUK, HAKİKAT VE İSLAM

A+A-

 

 

Demokrasinin nereden bakılırsa bakılsın modernleşme ile yaşıt bir geçmişi var. Bilindiği gibi demokrasi yönetimin belirlenmesinde halkın çoğunluğunu ölçüt olarak belirler. Demokrasi tartışmaları yeni soruların tartışılmasını gerekli kılmıştır.

 

Acaba çoğunluk yöntemi ile seçim İslam’a uygun mudur, çoğunluk ile hakikat arasında bir bağlantı var mıdır, İslam’ın sınırları kesin olarak belirlenmiş bir siyasal modeli var mıdır, İslam’da yönetici nasıl seçilir, gibi sorular özellikle son yüzyılda yoğunlukla tartışılmaya başlandı. Tartışmanın bir ucu demokrasinin İslami olmadığına iddiasına dayanırken, diğer ucu seçim yönetimin belirlenmesinde bir yöntem olduğunu, dolayısıyla İslam’ın temel değerlerine aykırı olmadığı noktasındadır.

Tartışmanın en temel noktalarından biri demokratik yönetimlerdeki çoğunluk ilkesinin dinlerdeki hakikat ilkesine aykırı olup olmadığı düşüncesidir. Şunu açıkça belirtmek gerekir ki, demokrasi teorisindeki çoğunluk ile dindeki hükümlerin niteliği arasında kurulan hakikat tartışması anlamlı değildir. Demokrasi teorisi çoğunluğu hakikatin kaynağı olarak değil, yönetimin belirlenmesinde teknik olarak görür. Bu yüzden seçim bize uyulması gereken evrensel ahlak ilkeleri vermez. Din ilahi, evrensel ve değişmez ahlak ilkelerinin kaynağıdır. Dinin temel evrensel ilkeleri seçime dayanmaz, seçimle değiştirilemez. Çoğunluğun yönetimine dayalı seçim yöntemi ise halkın çoğunluğunun rızasına dayandığı için diğer yöntemlerden daha ahlakidir. Kaldı ki, İslam’ın ilk halifeleri birbirinden farklı yöntemlerle seçilmiştir. Hz. Ebubekir ümmeti icması, Hz. Ömer, Hz. Ebubekir’in önerisi ve ümmetin biatı ile, Hz. Osman ise seçici bir kurulun çoğunluğu ile seçilmiştir. Burada değişik yöntemlerin kullanılmış olması, bu konuda sınırları belirlenmiş değişmez bir kuralın olmadığını göstermektedir. Öyle görülüyor ki, yöneticinin seçimi, içtihat alanına bırakılmış bir konudur.

Bir toplumda çoğunluğun desteğini alan iktidar herkes tarafından beğenilmese bile önemsenmesi gerekir. İktidarın çoğunluğun desteğini alması, seçilecek iktidarların belirli periyotlarla tekrar seçime gitmesi anlamına gelir. Bu yöntem seçilen iktidarı halkın istekleri yönünde kararlar almaya zorlar. Seçim, iktidarın sürekli denetlenmesidir. Bunun dışında iktidarı belirleme biçimleri çoğunluğun belirlemesinden çok daha sorunlu ve kötüdür. Çoğunluğun üzerinde anlaştığı iktidar azınlığın üzerinde anlaştığı iktidardan her zaman tercih edilen bir seçenektir. Bosna direnişinin efsane lideri Aliya İzzetbegoviç, başkan olmak için seçime ihtiyaç duymasa bile, her göreve seçimle gelmesi gerektiğini

savunmuştur. Çoğunluğun görüşü ile doğruluk arasında bağlantı kurmaya çalışanlar-aslında hiçbir bağlantı yoktur,demokrasi de onu belirlemez zaten- içlerindeki elitizme ve tabi ki, sürekli muhalif olduklarından dolayı doğru düşündüklerini zannetme kibri içindedirler. Kendilerini muhalif İslamcı olarak tanımlayan ve mütemadiyen çoğunluğun görüşünü önemsizleştirmeye çalışanların bu tutumlarının gerisinde, kendi azınlık görüşlerini dayatma elitizmi vardır.

Hakikat ve doğruluk nedir tartışması önemlidir. Kuşkusuz hakikat sayısal olanla ifade edilemez. Eğer öyleyse, sayısal olanın ötesinde ve üstünde temel hakikat vardır anlamına gelir. Peki, bu hakikati kim temsil ediyor? Hakikat, insanüstü yanılmaz bir kaynaktan gelir. Gerçek şu ki, çoğunluğun anlaştığı bilgi hakikatin ölçüsü olmadığı kadar azınlığın görüşü de hakikatin belirleyicisi olmaz. Demokrasinin temeli olan halk oylamalarında hakikat ve doğruluk oylanmıyor. Toplumu kimin yöneteceği konusunda alınacak bir kararın sorumluluğu dağıtılıyor. Sorumluluğun dağıtılmasında, alınan karar yanlış da olsa, çoğunluk her zaman belirleyicidir. Demokrasinin temel ilkesi de budur. İngiltere'de Avrupa Birliği konusunda bir referandum yapıldı. Sonuç Avrupa Birliğinden çıkmak şeklinde sonuçlandı. Şimdi bir kez daha yapılsa tersi bir karar çıkacağı gün gibi açık. Ama onlar konuyu çoğunluk ve doğruluk ekseninde tartışmıyorlar. Hatta bir kez daha referandum yapmak akıllarına bile gelmiyor. Alınan karar doğru değil belki, ama demokrasiye uygundur.

Bir düşüncenin doğru ya da yanlışlığı çoğunluk ya da azınlık tarafından belirlenir diyemeyiz. Doğru, çoğunluk tarafından da azınlık tarafından da dillendirilebilir. Demokrasi doğrunun bir anlamda olmadığı tezinden hareket eder. Bundan dolayı seçimler sürekli yinelenir. Doğruluğun ölçütü nedir o halde: akıl, vicdan, olgu, deney, bilim, fenomen, sezgi doğrunun ölçütü olabilir mi? İslam hakikatin ölçüsünü, hakiki değişmez değerlerin kaynağını, ölçüsünü vahiy olarak belirler. Eğer insan hakikatin kaynağı olabilirse vahye gerek kalmazdı kuşkusuz. Hakikati insan kaynaklı gören her düşünce eninde sonunda vahyi inkar etmek zorundadır.

Demokrasi çoğunluğun haklı olduğu değil, yönetimi belirlemede geçerli bir ölçüt olduğu parametresinden hareket eder. Bu çoğunluk haklıdır düşüncesini gündem dışına iter. Seçim doğruluğun ölçütü olmadığından, insanların düşüncelerini değiştireceğinden belirli periyotlarla tekrar edilir.

Hakikatin kim tarafından temsil edileceği ve dillendirileceğine gelince, bu konuda insan özelinde ortak bir sonuca ulaşılamaz. Doğruyu kim temsil ediyor, sorusuna insan kaynaklı hiçbir değeri göstererek cevap veremeyiz. İnsan doğası gereği eksik, tarihsel ve yanılgıya açıktır. İnsan kaynaklı evrensel bir doğruya ulaşmak değerler alanında neredeyse imkansızdır. Evrensel değerler konusunda insanüstü, aşkın ve metafizik bir kaynak mutlaka gereklidir. İnsanlara gelince dileyen kabul eder. Bu değerin evrensel ve değişmediğini ortadan kaldırmaz. Evrensel ve değişmez değerler için mutlak ve değişmez bilgi kaynağına ihtiyaç var.

Çoğunluk tartışması, hakikat tartışması olarak değil, yöneticinin seçiminde bir ölçüt olarak ele alınmalıdır.

 

 

                            

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.