1. YAZARLAR

  2. Kerem Anığı

  3. Değerlerimiz Anlamını Yitirmeden
Kerem Anığı

Kerem Anığı

Yazarın Tüm Yazıları >

Değerlerimiz Anlamını Yitirmeden

A+A-

     Sahi insan neden bir şeylerin değerini yitirmeden anlamaz?  Ve neden değerlerine sahip çıkmak, anmak ve anlamak için adeta kaybetme riskini göze almak zorunda kalır insan? Ne yazık ki, bu gün kimi duyarsızlıklarımız yüzünden toplumsal refah, huzur ve birlikteliğimiz için hayati öneme sahip olan birçok değerimizi/birikimimizi yitirme tehlikesi ile karşı karşıyayız. Bu yüzden 

 

     Umut Anlamını Yitirmeden… 

 

     Bizler yokluğu, yoksulluğu ve yoksunluğu çok görüp çok yaşayanlarız. Yıllarca uykularımız bölündü, kâbusa döndü rüyalarımız ansızın yaşanılan baskınlardan. Çoğu gece korkuyla başımızı koyduğumuz yastıklarımıza yaşadığımız ve şahit olduğumuz birçok acıyı gözlerimizden akan yaşlarla biriktirdik. Ancak umudu, sevgiyi ve kardeşliği hiç eksik etmedik kursağımızda. Her düşüşün bir kalkışı, her gecenin bir sabahı olduğu gibi en karamsar anların da bir sevince dönebileceği umudunu hep taşıdık yüreklerimizin bir yerlerinde.  O halde umutsuzluğu hissettiğimiz ve umutsuzluk veren sözleri fazlasıyla duyduğumuz şu günlerde,  bizlere düşen yaşadığımız topluma iyiliğe, güzelliğe ve huzura dair daha fazla umut vermek olmalıdır. Çünkü yaşadığımız şu yeryüzünde birbirini anlayabilecek ve yükünü hafifletebilecek olanlar, “insan insanın umududur” diyebilenlerdir. Öyleyse bu gün insanları birbirlerine karşı kamplaştıran, düşmanlıklar oluşturan ve duygusal kopuşlar yaşatıp halkların birlikte yaşama umutlarını kırmaya çalışanların kirli niyetlerini boşa çıkarabilecek en büyük potansiyel olan umut anlamını yitirmeden gelin hep beraber umuda sahip çıkalım… 

     
     Doğru
luk Anlamını Yitirmeden… 


     Bugün hemen hemen herkes(im) kendi tarafını veya kendine yakın tarafları yüceltme, yükseltme karşıtlarını ise zaaflı, sorunlu ve hatalı gösterebilme yarışı içerisinde. Başkasının eksikliği ve yanlışı üzerinden kendini var etme, haklı çıkarmak adına akıl almaz yalanlara ve iftiralara kolayca başvurulabiliyor. Eline geçirdiği her bilginin ve belgenin gerçekliğini sormadan, sorgulamadan hakikatini teyit etme gereği bile duymadan yaymaya, savunuculuğunu yapmaya kalkışabiliyor. Halbuki doğru tektir ve her birimizin doğruya/hakikate olan ihtiyacı hava ve su mesabesindedir. Fikri, düşüncesi ve tarafı ne olursa olsun doğru kişi(lik)lerin çok daha etkin ve söz sahibi olduğu, çok daha fazla konuş(turul)ması gerektiği hassabir süreçteyiz.  O yüzden iç dünyamızda, düşüncelerimizde ve yaşadığımız toplumda hakikate olan ihtiyacımız ve doğruluk bilincimiz anlamını yitirmeden gelin hep beraber doğrulara sahip çıkalım 

 

     Kardeşlik Anlamını Yitirmeden… 

     

     Tek bir kudret tarafından farklı özellikler ile yaratıldık. Yaratan farklılıklarımızın yeryüzünün doğal değerinin ve dengesinin bir sonucu olduğunu, hilkatte/yaratılışta insan denen canlının eşdeğer olduğunu beyan etmektedir. Ancak buna rağmen bizlerin tenden, irsiyetten, cinsiyetten ve etnisiteden kaynaklı farklılıkları referans alarak geliştirdiğimiz teoriler kan ve gözyaşına sebep olmuştur.  Aynı maya, ruh ve özden yaratılmış olan insanı kategorize etme çabasının bugün bizleri getirdiği vahim nokta; ne yazık ki, kardeşçe yaşama, eşit haklara sahip olma ve karşılıklı merhametle muamele etme imkanlarımızı tüketmektedir. O halde bu günlerde en çok ihtiyacımız olan acıları, kederleri ve sevinçleri ortaklaştıracak, gerçek manada ortak hissedebilmemiz sağlayacak olan kardeşlik bilincimiz anlamını yitirmeden gelin hep beraber kardeşliğe sahip çıkalım… 

 

      Adalet Anlamını Yitirmeden… 

   

     Her insan adalete muhtaç, her insan adalete mecbur ve her insanı ancak adalet/adil bir muamele memnun edebilir. Haddi zatında “adalet bir gün herkese lazım olur”  cümlesi bizlerin aslında kaçamayacağı bir gerçeğimizin de ifadesidir. Allah insanlara birbirleri ile olan ilişkilerinde, diyaloglarında ve hüküm verecekleri zamanlarında adaletle, hiçbir tarafa imtiyaz ve ayrıcalık tanımadan adil/doğru bir şekilde karar vermesini emretmektedir. Adaletin en pratik hali mazlumdan, hakları gasp edilenlerden yana olup zalime karşı durmaktır. Zira yaratıcı, zulmetmekte ısrar edenlerden yana olmayı bırakın, zalime meyil etmeyin, yakınlık hissetmeyi dahi cezaya uğramanın sebebi saymıştır. O halde hepimiz yaşadığımız çağa, insanlığa, tarihe ve elbette ki yaratıcıya karşı asli sorumluluklarımızın başında gelen adil davranma ve adaletle hükmetme inancımızı yitirmeden gelin hep beraber adalete sahip çıkalım… 

 

     Barış Anlamını Yitirmeden… 

 

     İnsanların birbirine düşman gözüyle baktığı ve düşmanca tavırlar/davranışlar sergilediği bir yaşamın sürdürülebilir olması uzun vadede imkânsızdır Dolayısıyla insan birlikte yaşamı, tahammül etmeyi, huzur vermeyi, huzur bulmayı… Güven vermeyi, güven duymayı inşa etmek ve yaşa(t)mak zorundadır. İnsanlığın hele de ne yazık ki bizim gibi gözünü savaş, işgal ve sürgünlere açan Ortadoğu/ Ortadünya halklarının yüzyıllardır yaşadığı acılarla dolu tarihinin artık barışı doğurması kaçınılmazdır. Bu coğrafyanın kadim milletleri olan Kürtlerin, Türklerin ve Arapların başta kendilerine merhamet ederek el ele, yürek yüreğe verip sorunlarını savaşarak değil, konuşarak halledebilme iradesini göstermesi artık büyük bir sorumluluk ve zorunluluktur.  Zira ertelenen diyalog, zaaf gösterilen birlikte yaşam ve inciten/ayrıştıran üslup, şiddet ve savaş çıkmazının güçlenmesine, barış ve kardeşlik dilinin zayıflamasına imkân sağlıyor. O yüzden, kahir ekseriyeti İslam ( anlam itibariyle; selamet, teslimiyet, esenlik, güven ve barış gibi birçok ahlaki ilkeler barındırandinine mensup olan bu halklara daha büyük bedeller ödetilmeden, tamiri imkânsız acılar yaşatılmadan ve yüreklerimizde barışa olan inancımız anlamını yitirmeden gelin hep beraber barışa sahip çıkalım…

 

 

 

 

 

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum