1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Davutoğlu: Erdoğan vesayet altında
Davutoğlu: Erdoğan vesayet altında

Davutoğlu: Erdoğan vesayet altında

Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, AK Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın silahlı ve sopalı saldırıya uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ'la telefon görüşmesinde “Geçmiş olsun” demediğini söyledi.

A+A-

 

Ahmet Davutoğlu, Selçuk Özdağ’a saldırıya ilişkin, “Niye Gelecek Partisi’ne saldırıyorlar? Çünkü biliyorlar ki oyunun akışı Gelecek Partisi’nin doğuşuyla değişti” dedi.

Davutoğlu, Erdoğan'ın Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelecek tepkiden çekindiğini belirtti.

Erdoğan'ın "28 Şubat artıklarının vesayeti altında" olduğunu kaydeden Davutoğlu,  “Uyarıyorum, yakında Sayın Erdoğan da tasfiye edilecek” dedi.

“Erdoğan geçmiş olsun demedi”

Karar Tv'de Taha Akyol ve Elif Çakır'ın sunduğu programda konuşan Davutoğlu, “Sayın Erdoğan telefon görüşmesinde ‘Geçmiş olsun’ demiyor, ikincisi failleri bulacağız da demiyor. Olayı ciddiye almamaktadır bu” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, “Selçuk Bey dün bir ameliyat geçirdi. Bu öldürme kastıyla yapılan bir eylemdir. Fiilen içinde silahlı vardır. Beş kişiden ikisi silahlı. Selçuk Bey, geçmişte tecrübelerinden hareketle tedbirli davranmasaydı, ‘Kıymetli bir siyasetçiydi, çok üzüldük’ diye cenazesinde konuşuyor olacaklardı” diye konuştu.

“Bahçeli kutuplaştırıcı dili körüklüyor”

Bahçeli’ye yaptığı 4 koalisyon teklifinin de reddedildiğini belirten Davutoğlu, “Bakan istedik, onu da vermedi. Tuğrul Türkeş, o zaman Bakanlık teklifimi kabul ederek Bahçeli'nin oyununu bozdu. MHP Genel Başkan Yardımcısı çok tehlikeli mesajlar veriyor. Bahçeli de kutuplaşma dilini körüklüyor. Türkiye'yi şiddet sarmalına dönüştürmeye çalışıyorlar. Bu gidişat, çok endişe verici” dedi.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

Hayal kırıklığı içindeyim. 8 saat sonra AK Partililerden açıklama geldi Selçuk Bey’le ilgili. Allah aşkına “selam verdiğiniz birine böyle bir şey olsa 8 saat bekler misiniz? Niye hepsi yeşil ışık bekliyor. Niye Gelecek Partisi’ne saldırıyorlar? Çünkü biliyorlar ki oyunun akışı Gelecek Partisi’nin doğuşuyla değişti.

‘Erdoğan da tasfiye edilecek’

Erdoğan, şu an vesayet altında. 28 Şubat artıklarının vesayeti altında. Uyarıyorum, yakında Sayın Erdoğan da tasfiye edilecek.

Sayın Erdoğan bir yol ayrımında. Cumhur İttifakı’yla seçim kazanması çok zor. Reformlar diyor. ‘Sakın reformlardan bahsetme, sen bizim eserimizsin’ diyor. Erdoğan’a uyarı niteliği taşıması burada. Türkiye’de siyasi denklemi Gelecek Partisi değiştirmiştir. Erdoğan'ın ilkesel bir siyaset anlayışı yok. Konjonktürel olarak hareket ediyor. Gelecek Partisi'nin önünü diğer aktörlerle birlikte engellemeye çalışıyorlar. Diğer partilerin önünde bir engel yok ama Gelecek Partisi engelleniyor.

Sayın Erdoğan’a benzer bir darbe teşebbüsü olsa yarın yanındaki herkes terk eder, ben orada olacağım, arkadaşlarım da orada olacak. 15 Temmuz’da Selçuk Özdağ Başbakanlık’taki Çankaya’daydı. Ama bugün yanında görünenlerin çoğu ertesi gün kuracakları dikta rejiminin hayalini kuracaklar. Sayın Erdoğan’ı uyarıyorum.

Bahçeli Sayın Akşener’e ikide bir de ‘Evine dön’ diyor. Evine dönse sayın Erdoğan’a karşı eline güçlü olacak. Sayın Erdoğan da yaptığı temaslarla, ‘Ben alternatif oluşturabilirim’ diye Bahçeli’ye mesaj veriyor. Yarın seçim geldiğinde halk fakirleşme için kimi suçlayacak? Bahçeli, ‘Ben değilim’ diyecek. Bir adam her gün ‘Cumhur İttifakı devam edecek’ diyorsa önce kendini inandırmaya çalışıyordur.

‘Bir Mardinli, ‘İŞKUR’da iş bulabilmek için zorla üye yaptılar’ diyor’

Şu an erken seçim şartları var ama hukuksal olarak zor. Her şey Cumhurbaşkanı'na endekslendiği için. AK Parti tabanından büyük kopuşlar var. AK Parti’nin üye sayısı artmış. Niye artıyor biliyor musunuz? Bir Mardinli, ‘İŞKUR’da iş bulabilmek için zorla üye yaptılar’ diyor. Bu mudur siyaset anlayışı?  Bu sadece Mardin’e has değil. Türkiye’de siyasetin bir seviyesinin olması gerek. ‘Bu hareketin delisi çoktur’ demek ülkücü harekete hakaret.

Sağlık Bakanlığı’ndan aşı için telefon gelmedi. Gelseydi de aynı cevabı verirdim, olmazdım. Çünkü Coronavirus’ü yakın zamanda geçirdim, antikor var. 83 milyon vatandaşımız aşı bekliyor. Aşı olmam, bir vatandaşımızın sağlığıyla oynamam. Aşıya karşı olduğumuzdan değil. Eğer Koronavirüs geçirmeseydim sıramı beklerdim.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın TV karşısında bir kişi olarak aşı olması doğru, aslında çok da doğru değil. Hadi diyelim teşvik için, teşvik ettiniz yeteri kadar aşı var mı?

Elinizdeki aşı stoku bitti neredeyse. BionTech aşısının belli çevrelerde yapıldığı söylentisi siyasi ahlaksızlıktır. İsim isim geliyor bize de. Sağlık Bakanı, Çin’le 50 milyon doz anlaşmasının kendisini göster varsa, yok.

Ortada vahim bir tablo var. Onların derdi o sırada aşıyla uğraşmak değil, Türkiye’yi ayrıştıracak meseleyle uğraşmak. Bir hafta başörtüsü, bir hafta darbe tartışması konuşuldu, aynı hafta aşı konuşulmadı. Sadece seçkinler aşı oluyorsa bu olmaz. Türkiye’de bir kesim sırça saraylarda lüks bir hayat sürüyor, halkın geniş kesimi hem fakirlik çekiyor hem de aşı soruyor.

Sayın Erdoğan, kendisini ‘Aptal olma’ diyen Trump’a bağladı, ne yapacaklarını bilemiyorlar. Macron’un yazdığı mektupla teselli bulmasınlar.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.