1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Davutoğlu: Aç bırakırız söylemi hepimizi rencide etti
Davutoğlu: Aç bırakırız söylemi hepimizi rencide etti

Davutoğlu: Aç bırakırız söylemi hepimizi rencide etti

A+A-

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, "En büyük Kürt şehri İstanbul demem üzerine, Sayın Bahçeli sert sözlerle saldırdı. Evet, şu an nüfus bağlamında Kürtlerin en yoğun yaşadığı şehir İstanbul'dur. Diyarbakır, Erbil ya da Van değil. Ankara'da oturup Kürt sorunu bitmiştir demek doğru değil. Bizim temel programımızda hak ve özgürlükler var "dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, Van'daki programının üçüncü gününde, kent merkezindeki bir otelde düzenlenen 'Van'da Demokratik geleceğin inşası Kürt meselesi' toplantısına katıldı.

Bölgedeki sivil toplum kuruluşu(STK) temsilcileri, akademisyen, gazeteci- yazarların katıldığı basına açık bölümdeki toplantıda konuşan Davutoğlu, partisinin temel programında insan hak ve özgürlüklerin yer aldığını söyledi.

“KCK üzerinden seçilmiş belediye başkanlarını yönetimi doğru değil”

Bölgedeki birçok il ve ilçeyi gezerek vatandaşların sorun ve taleplerini dinlediğini anlatan Davutoğlu, "Bu kapsamda Van'ın 6 ilçesini gezdim. Bizim alternatif paradigmamız insan hak ve özgürlüklere dayalı kapsayıcı ve özgürlükçü bir demokrasiyi inşa etmek. Onun için 'Demokratik geleceğimizin inşası' toplantıları yapıyoruz. Bugün iktidarın yaptığı gibi çöken paradigmalara geri mi döneceğiz, yoksa yeni bir geleceği mi inşa edeceğiz? Evet, AK Parti'den ayrılırken önemli ihtilaf noktalarımızdan biri de özgürlükler ve yolsuzluklar alanındaki farklı yaklaşımlarımızdı. Ben KCK üzerinden seçilmiş belediye başkanlarını yönetmenin doğru olmadığını ve buna izin verilmemesi gerektiğine o zaman da söylüyordum. Çünkü bu demokrasiyi yok eder. Bir belediye başkanını seçeceksiniz ama yanında Kandil'den atanan birisi onu yönetecek. Buna karşı olmak seçilmiş belediye başkanlarını hukuki bir süreç tamamlanmadan görevden alınıp, yerine kayyum atamak da doğru değildir. Ona da karşı çıktım. Benim demokrasi anlayışımda bu ikisinin de yeri olmaz" dedi.

“Türkiye'nin her yerinde Kürtler vardır”

Kürt sorununu, kendi parti programında açık ve net bir şekilde ifade ettiklerini söyleyen Davutoğlu şöyle konuştu:

"Ankara'da Kürt sorunu bitmiştir demek, Ankara'da oturup hayat pahalılığı yoktur, herkes mutlu demek' diyen birisinin anlayışı ne kadar doğru. Ankara'da oturup bölgeye gelmeden sorunlarını bittiğini iddia etmek mümkün değil. Bu sorun geniş halk kitleleri 'benim sorunum çözüldü' dediği andan itibaren biter. Dikte edilerek bu sorun çözülemez. Biz, üç boyutlu olarak Kürt meselesine bakıyoruz. Ben son Diyarbakır ziyaretimde söylediğimde Sayın Bahçeli bana çok ağır sözlerle saldırdı. En büyük Kürt şehri İstanbul demem üzerine, Sayın Bahçeli sert sözlerle saldırdı. Evet, şu an nüfus bağlamında Kürtlerin en yoğun yaşadığı şehir İstanbul'dur. Diyarbakır'da değil, Erbil'de değil, Van da değil. Türkiye'deki Kürt meselesi Irak'tan farklıdır. Irak'ı yakından biliyorum. Bağdat'da çok az Kürt vardır. Ama Türkiye'nin her yerinde Kürtler vardır."

“Sizi aç bırakırız söylemi Kürt vatandaşlarımızı ne kadar derinden rencide ettiyse hepimizi rencide etti” diyen Davutoğlu şöyle devam etti:

“Sınır ötesindeki vatandaşımız olmamakla birlikte kaderdaşımız olan Kürtlerle olan ilişkilerimiz, Irak’taki Suriye’deki Kürtler özellikle tabi İran ve diğer ülkelerdekilerle de. Bu konudaki yaklaşımımız geçmişte benimsediğim yaklaşım da açık ve net şudur; ne yaşamış olursak olalım Irak ve Suriye sınırları Saykis Pikot tarafından çizilen ve doğal olmayan sınırlardır. Bu doğal olmayan sınırların ötesindeki Kürtler, Araplar, Türkmenlerle olan ilişkilerimiz barışçıl yollarla ekonomik ve kültürel araçlarla geliştirilmelidir. Benim siyasete girmeme sebep olan olaylardan birisi Dağlıca terör saldırısında Kürtlerle Türkleri çatıştırmaya çalışan Kuzey Irak bağlamında bazı provakasyon olaylarının olması dolayısıyladır. O zaman Bağdat’a gerek Erbil’e giderek daha sonraki dönemde yakın zamana kadar devam eden iyi ilişkiler kurmak sebeplerden biri oldu siyasette kalmamın. Bugün de bu ilişkilerin en iyi şekilde sürmesi lazım. Sınırlara saygı göstereceğiz başka ülkelerin topraklarına yayılımcı bir politika ile bakmayacağız bir egemenlik kurmaya kalkmayacağız ama Irak Suriye sınırındaki dağların üzerinden Suriye-Türkiye şehirlerin ortasından geçen sınırların da kalıcı ve bir duvar şekline dönüşmesine engellemek için ekonomik ve kültürel anlamda her türlü ilişkiyi geliştirmeye gayret sarf edeceğiz.

“Neçirvan Barzani ile valilerin ortak toplantılarını yapmıştık”

Erbil çarşısına girdiğimde Konya çarşısına girmiş kadar rahat bir ortak kültür ikliminde bulundum geçmişte defalarca gittiğimde bunu herkes bilir. Van’da Neçirvan Barzani, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanıyken Zaho, Duhok, Erbil ve Süleymaniye valileri ile Mardin, Şırnak, Van ve Hakkâri valilerinin ortak toplantılarını yapmıştık. Bu bizim perspektifimizdi. Türkiye ile Irak arasındaki bütün ilişkilerin ana omurgası Kuzey Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ilişkilerden geçer ve bu ilişkileri tahkim edeceğiz. Onun için siyasi ihtilaflar olmuş olsa da biz sizi aç bırakırız söylemi Kürt vatandaşlarımızı ne kadar derinden rencide ettiyse hepimizi rencide etti. Biz insanları aç bırakmak için bir politika yürütemeyiz. İşte ayrım noktalarının geldiği yerler buralar.”

Erdoğan ne demişti?

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 26 Eylül 2017’de Ankara'da 2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni nedeniyle yaptığı bir konuşmada, "Şimdi biz yaptırımlarımızı uygulamaya başladığımız andan itibaren zaten ortada kalacaksın. Bir vanayı kapadığımız anda iş bitti. Bütün geliri meliri hepsi ortadan kalkıyor. TIR'lar Kuzey Irak'a çalışmadığı anda bunlar yiyecek, giyecek bulamayacaklar. Öyle bir duruma gelecekler. Niye? Mecburuz, yaptırım" demişti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.