1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Darbeci bir neslin tasfiyesi
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Darbeci bir neslin tasfiyesi

A+A-

Balyoz davasıyla ilgili 237 sanık hakkında mahkumiyet onama, 36 sanık hakkında beraat onama kararı çıktı. 25 sanığın cezası delil yetersizliğinden, 63 sanığın cezasını ise suç oluşmadığı için bozuldu.

Ülkenin en önemli ve en tartışmalı davalarından biriyle ilgili Yargıtay hükmü böyle.

Gerçekten de bu dava, yargılanan askerlerin niteliği ve niceliğiyle bu sürecin en önemli davalarından, hatta taşıyıcılarından birisi.

Askere sınır koyan, eski askeri zihniyeti suç alanı içine iten, yargının askeri gayri meşru eylem üzerindeki denetimini ve yaptırımını ifade eden bir dava.

Buna hiç şüphe yok...

Ancak aynı dava, ihlal, eksiklik, sahtecilik ve siyasallaşma iddialarını ve tartışmalarını barındıran da bir dava.

Balyoz seminerine katılmayan, görevlendirme belgelerinde isimleri iradeleri dışında yer alan pek çok kişinin ceza alması yanında, digital görevlendirme belgelerinin sahte olduğu, kimi tanıkların dinlenmediği, kovuşturmanın eksik yapıldığı iddiaları bu açıdan büyük bir tartışma konusuydu.

Yargıtay'ın kısa gerekçeli kararı bu konularda şunları söylüyor:

1. Açık bir darbe şuçu vardır.

TSK'nın yasal yapılanması dışında suçu işlemeye dönük ayrı yapılanmaya gidilmiştir. Bu çerçevede planlama, organizasyon, görevlendirme ve bunun gereklerine uygun çalışmalar yapılmıştır. Ve darbe teşebbüsünde son aşamaya gelinmiştir. Son aşamaya gelinmesi cebir ve şiddet unsuru içerir.

2. Sahtecilik ve eksik kovuşturma iddiaları yerinde değildir.

Gerekçeli karar 20 bin kişiye ait gerçek bilgilerin kurgulanmasının mümkün olmadığını, dijital delillerin elde edilişi hukuka ve usule uygun nitelik taşıdığını söylüyor. Ayrıca sanıkların süre sınırlaması olmadan delilleri tartışarak savunma yaptıklarını, Hilmi Özkök ve Org. Aytaç Yalman'ın tanık olarak dinlenilmesinin sonucu etkilemeyeceğini ifade ediyor.

3. Ancak kimi hükümler yetersiz ve delilsizdir. Birinci mahkeme toptan hüküm verilmiştir.

Yargıtayın 88 sanık hakkında 'suç oluşmamıştır ya da delil yeterli değildir' diyerek verdiği beraate işaret eden bozma kararı, madalyonun yukarıda çizdiğimiz ikinci yüzünün bir ölçüde teyidi ve tashihi olarak düşünülebilir.

Peki bunlara nasıl bakmalı?

Bu kararlara rağmen, özellikle dijital belgelerle ilgili tartışma ve itirazların, ayrıca bazı sanıklar açısından Balyoz seminerine pasif katılım iddialarının devam edeceğine şüphe yoktur.

Ve Balyoz davası, asıl niteliğiyle çelişkili olarak, sivilleşme döneminin kimi hukuk dışı unsurlarına ilişkin bir taşıyıcı olacaktır.

Ancak şunları unutmamak gerekir:

Balyoz semineri digital veriler olmaksızın da kendi başına bir darbe hazırlığı semineridir.

Balyoz davası da esas itibariyle 28 Şubat'ın devamı olmak isteyen bir askeri kalkışmanın kuyruğundan yakalanması, faillerinin gereken cezayı almasını ifade eder.

Kimi sanıklar hakkında hata yapılmış ve haksız hüküm verilmiş olma ihtimali vardır.

Ancak pek çok elebaşı hakkında verilen kararın yerinde olduğuna hiç şüphe yoktur.

Bu dava, Türkiye'de bir döneme son noktayı koymuştur.

Darbeci bir neslin tasfiyesini tamamlamıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum