1. YAZARLAR

  2. Murat BELGE

  3. 'Dakka bir...'
Murat BELGE

Murat BELGE

Taraf Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

'Dakka bir...'

A+A-

Bir “örüntü” oluştu: Tayyip Erdoğan bir seçim başarısı kazanıyor. Ardından “balkon”a çıkıyor! Balkondan “Ben herkesin Erdoğan’ıyım” mealinde bir konuşma yapıyor. Derken bir olay oluyor... Herhangi bir olay. Tayyip Erdoğan bir boksör ya da bir matador “tarafsızlığı” ile dalıyor olayın içine...

 

Dolayısıyla bu “balkon konuşması” ritüeli epey uzun bir zamandır inandırıcı olmaktan çıkmıştı. Tayyip Erdoğan başarı dizisine Cumhurbaşkanlığı’nı da ekledi, balkonuna da çıktı, herkesi de kucakladı.

 

Balkonda, yüksekte, kucaklamak kolay görünüyor, anlaşılan; ama yere inince, ne oluyorsa, yumruklar sıkılıyor. Şimdi de Yargıtay kavgası başladı. “O gelirse ben gelmem” diyen bir Cumhurbaşkanı!

 

Bu tavra yol açan olay olduğu zaman bazılarımız gibi ben de Feyzioğlu’nun davranışının yakışık almadığını, ama buna Başbakan Erdoğan’ın gösterdiği tepkinin hiç mi hiç yakışık almadığını yazdığımı hatırlıyorum.

 

Yargıtay gibi bir kurumda “açılış töreni” yapılacaksa, Barolar Birliği Başkanı’nın oraya konuşmak üzere çağırılması “normal” değil, “zorunlu” bir iştir. Aramızda birçokları bunun gerçekten böyle olduğuna inanmayabilir ya da böyle olmasını istemeyebilir ama “savunma”sız bir yargı, bir adalet düşünülemez. “Cumhurbaşkanı’nın gül hatırı için bu yılki törene çağırmayıverelim” denemez.

 

Türkiye Barolar Birliği diye bir kurum var. Bunun Başkanı, Yönetimi nasıl seçilir, bu da belli. Metin Feyzioğlu bu kurallar çerçevesinde seçilmiş, sözkonusu kuruluşun yasal, meşru başkanı. Törene çağrılacak kişi de o (“çaycı”yı filan çağıracak değiller).

 

Tayyip Erdoğan bildiğimiz nedenlerle bu Barolar Birliği Başkanı’ndan hazzetmiyor. Olabilir. Kendisinden hazzetmeyen milyonlarca insan var memlekette --“Cumhurbaşkanı” seçilmesinden hiç mutlu olmayan. Ama onlardan birkaç milyon fazla sayıda yurttaş Tayyip Erdoğan’dan “hazzediyor” ki oylarını verdiler, onu Cumhurbaşkanı seçtiler. Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Metin Feyzioğlu’nun Türkiye Barolar Birliği Başkanı seçilmesi arasında, usul bakımından, hiçbir fark yok. Tayyip Erdoğan nasıl bu ülkenin meşru Cumhurbaşkanı ise Metin Feyzioğlu da bu kuruluşun (TBB) meşru başkanı.

 

Metin Feyzioğlu bir başka resmî törende hükümeti ve Başbakan’ı eleştirerek Tayyip Erdoğan’ı kızdırmış olabilir. “Hükümet eleştirmek” diye, “tanımlanmış” bir suç yok. “Yüz kızartıcı” diye nitelenen suçlar vardır. Feyzioğlu’nun böyle bir davranışı olsa kuruluşunun yetkili kurulları toplanıp onu ihraç edebilir, birçok şey yapabilir. Ama böyle bir durum yok. Ne TBB’nin yetkili kurulları toplanıp Metin Feyzioğlu’nun başkanlığını --“hükümeti eleştirdi” gerekçesiyle sona erdirebilir, ne de Yargıtay, aynı “hükümeti eleştirmek” suçlamasıyla, TBB Başkanı’nı Yargıtay törenine çağırmamaya karar verebilir.

 

Metin Feyzioğlu konuşuyor; Tayyip Erdoğan bir şeylere sinirleniyor, bakanlarını toplayıp oturumu terkediyor: söylediklerine sinirlendi, aldığı süreye sinirlendi, her neyse. Doğru bulmadığı şey neyse onu bir iki nükteli, incelikli sözle cevaplayabilir ve aynı zamanda eleştirebilir, gülünç düşürebilir, bir saygısızlık yapıldığını sergileyebilir.

 

Ama Cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan’ın tarzı bu değil. Daha köşke çıkmadan, Erdoğan, bundan böyle beş yıl köşkte oturacak kişiden ne tür davranışlar beklememizin gerçekçi olacağını gösterdi.

 

Bundan sonra da her fırsatta göstermeye devam edeceğinden şüphemiz olmasın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.